Türkiye başbakanından Barzani'ye tekrar uyarı!
-
Binali Yıldırım
Türkiye başbakanı Binali Yıldırım, Irak'ın kürt bölgesinin Irak'tan ayrılmasıyla ilgili 25 Eylül tarihinde düzenlenmesi kararlaştırılan referandum konusunda Mesut Barzani'yi tekrar uyardı.
Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin (IKBY), 8 Haziran itibarıyla 25 Eylül'de referanduma gitme kararı aldığını, bu kararın dünya kamuoyuna açıklanmasından itibaren Türkiye'nin, bunun çok yanlış bir karar olacağını defalarca ifade ettiğini vurguladı. Yıldırım, şunları kaydetti: "Hükümet Sözcümüz, biz, Cumhurbaşkanımız, bunu çeşitli vesilelerle ifade ettik ve kendilerine de bu yanlış karardan vazgeçmelerini defalarca telkin ettik. Geldiğimiz noktada baktığımızda, bu karara uluslararası alanda hiçbir destek yok. Ülkelerin hemen hemen tamamı bunun yanlış bir karar olduğunu ve bu referandumun yapılmaması gerektiğini ifade ettiler. Ayrıca Türkiye, Irak, İran komşu üç devlet de bu konuda doğabilecek, telafisi imkansız sonuçların olacağını yine Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'ne defaatle anlattık ancak şu ana kadar burada herhangi bir değişiklik yok.''
Referandum kararı ve referandumun gerçekleşmesinin, Türkiye'nin ulusal güvenlik meselesi olduğuna dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye, ulusal güvenlik meselesi konusunda, uluslararası ulusal anlaşmalardan, ikili anlaşmalardan doğan haklarını kullanmakta kararlıdır, tereddüt göstermez. Nedir bu anlaşmalar? Lozan Anlaşması, Madde 3, Madde 16. 1926 Ankara Anlaşması, 1946 Türkiye ile Irak Arasında Dostluk, İyi Komşuluk Anlaşması ve 1983 Türkiye-Irak Sınır Güvenliği ve İşbirliği Anlaşması. Kısacası işin özü şudur: Gerek Suriye'de gerekse Irak'ta mevcut statülerde, bu devletlerin statülerinde değişikliğe gidecek herhangi bir girişim, anlaşmalardan doğan haklarımız çerçevesinde Türkiye'nin hiçbir zaman kabul etmeyeceği bir sonuçtur. Bunun gereği de yapılacaktır. Ben buradan bir çağrı daha yapmak istiyorum: Henüz zaman bitmiş değil. Kuzey Irak Yönetimi, Barzani bu inattan, bu sevdadan vazgeçmelidir. Bütün dünyanın karşı çıktığı ve açık olarak ikili ve uluslararası hukuka aykırı olarak inatla yapmaya çalıştığı bu referandum bölgedeki Kürt kardeşlerimizi için de hayırlar getirmez, bölge için hiç hayırlı olmaz. Bölgede zaten sorunlar var. PKK, DEAŞ terör örgütü var, Suriye'de PYD/YPG, DEAŞ örgütleriyle mücadele var. Sorunlara yeni sorunlar ilave etmekten kaçınmaları gerek."
Bu arada BM Güvenlik Konseyi gibi uluslararası kuruluşların ve devletlerin referanduma karşı muhalefetleri devam ediyor.