CHP Genel Başkanından Erdoğan'a ağır suçlama
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakınlarının vergi indirimi sağlayan ülkelere para çıkardığını iddia eden belgeleri kamuoyuna açıkladı. Erdoğan'ın avukatı "Belgeler sahte" dedi.
AKP’nin “sahte” olarak nitelediği belgeler, Ankara’da siyasetin gündemine oturdu. Muhalefet, belgelerin hükümet tarafından kamuoyuna açıklamasının yapılmasını istiyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Yurtdışında bir kuruşumun bulunduğu ispat edilsin, cumhurbaşkanlığını bırakırım” çıkışına CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, belgeyle yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, partisinin meclisteki grup toplantısında önce Erdoğan’a 17 Kasım’da “Çocuklarının, dünürünün, eniştenin, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün vergi cennetlerindeki bir şirkete milyonlarca dolar gönderdiklerini biliyor musun?” dediğini hatırlattı ve sonra meclise kutuyla getirdiği belgeler üzerinden açıklamalar yaptı.
Kılıçdaroğlu, paraların yurtdışına gönderildiğini gösteren swift mesajlarının ve bankaların dekontlarının da ellerinde olduğuna vurgu yaptı. Kılıçdaroğlu, ellerindeki kayıtların tamamının bankaların resmi kayıtları olduğunu söylerken, “İspatlasınlar, istifa ederim” diyen Erdoğan’a “Haysiyetli bir adamsan gereğini yapacaksın” çağrısı yaptı.
Türkiyenin mevcut şartlarını açıklayan Kılıçdaroğlu, şu anda ülkenin tek bir kişinin hakimiyeti altında olduğunu ama 2019 seçimlerinde şartların tamamen değişeceğini bildirdi.
Şimdi Kılıçdaroğlunun bu iddialarının isbatı gerekir ve böyle bir durumda kendini Türkiye'nin karizmatik lideri olarak tanımlayan bir cumhurbaşkanının zararına tamamlanacak.
Kılıçdaroğlunun kendi bu iddialarını isbat etmesi durumunda cumhurbaşkanlığı görevini bırakacağını söyleyen Erdoğan ve başında bulunduğu iktidar aslında hükümetin elindeki mevcut tüm araç ve imkanları, ülkede var olan siyasi, sosyal ve iktisadi gerçekleri saptırma yönünde kullandığı belirtilmektedir. Bu arada Kılıçdaroğlunun Türkiye'nin ABD tarafından dinlendiğini ve Erdoğan'ın tüm para transferinden Amerika'nın da haberinin olduğunu söylemisiyle su yüzüne çıkan Amerika'nın Türkiye'Deki dinlemeleri aynı zamanda iki tarafı keskin olan bir bıçağa benzer ve bu mesele aslında Amerikanın Türkiye'de iktidardaki hükümetleri ne kadar kendi hedefleri doğrultusunda kullanmak istediğini ve bunun için de devlet adamlarını zora sokacak şantaj materyalleri elde etmeye çalıştığını ve ülkeyi bir casusluk yumağı haline getirdiğini gösteriyor. Bu mesele Türkiye'de güvenlik ve istihbarat birimlerinin içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermekte.
Ankara'nın Suriye'de bir dönem terör örgütlerine yönelik silah yardımlarının bizzat türkiye'de jandarma güçlerince deşifre edilmesi aslında Türkiye için büyük bir skandal'a dönüşmüş ve Erdoğan bu olayla irtibatlı olarak FETÖ'yü suçlamıştır ama işin arkasında daha büyük ellerin ve muhtemelen Amerika gibi büyük devletlerin gizli istihbarat örgütlerinin bulunduğunu göstermekte. Türkiye kamu oyu Erdoğan ve ailesiyle ilgili suçlamalarla çalkalanırken bu kez de Erdoğan ve yakınlarının yabancı ülkelerde bankalara para transferi yaptığı meselesi gündeme getirtilmiş bulunuyor.
Keza bundan önce de Türkiye başbakanı Binali Yıldırım'ın oğullarının da çok uluslurlu şirketlerde yatırım yaptıkları ortaya çıkmıştı.
Tüm bu suçlamalar karşısında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tepkisi dikkatlerden uzak kalmamıştır.
Erdoğan, kendisi hakkında ağır suçlamalarda bulunan Kemal Kılıçdarğlu'na sert tepki göstererek, "Kendine bir yerlerden bir şey gönderiliyor. Benim yurt dışına milyonlarca dolarlık paralar gönderdiğimi söylüyor. Belgesi var mı? Kendisine ya iddialarını ispat etmesi ya da özür dilemesi çağrısı yaptım. İspat ederse benim siyaseti bırakacağımı ve Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrılacağımı, ispatlayamazsa da kendisinden siyaseti bırakmasını söyledim" dedi.
Tüm bunların yanı sıra ABD'nin türkiye devletini ve yetkililerini dinlemesi ve yakından takip etmesi çok önemli bir mesele olup, isbatlanması durumunda Erdoğan'ın gerçekten cumhurbaşkanlık koltuğunda oturmasını zorlaştırmaktadır. Bu madalyonun bir yüzü Ankara'nın Washington'un talepleri karşısında teslimiyetini göstermekte ve Amerika'nın kendi hedeflerini tahakkuk ettirme karşılığında Türkiye'de yaşanan tüm olumsuzluklar ve yolsuzlukları şimdiye kadar gizli tutmaya çalışması meselesidir ve bu madalyonun diğer yüzü ise Türkiye güvenlik ve istihbarat birimlerinin ülkede baş gösteren krizleri kontrol ve idare etmedeki başarısızlıklarıdır