Bölgede oynanmak istenen yeni komploya Türkiye Makamlarının tepkisi sert oldu
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i91423-bölgede_oynanmak_istenen_yeni_komploya_türkiye_makamlarının_tepkisi_sert_oldu
ABD başkanı Trump'ın Kudüs'ü işgal rejimi İsrail'in başkenti olarak resmiyete tanıyacaklarına dair açıklaması dünyadan sert tepkilerin gelmesine paralel olarak da Türkiye yetkililerinden de sert tepkiler gelmeye devam ediyor.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Aralık 07, 2017 05:04 Europe/Istanbul
  • Bölgede oynanmak istenen yeni komploya Türkiye Makamlarının tepkisi sert oldu

ABD başkanı Trump'ın Kudüs'ü işgal rejimi İsrail'in başkenti olarak resmiyete tanıyacaklarına dair açıklaması dünyadan sert tepkilerin gelmesine paralel olarak da Türkiye yetkililerinden de sert tepkiler gelmeye devam ediyor.

Ajansların verdikleri haberlere göre ABD Başkanı Donald Trump dün akşam yaptığı açıklamada, Kudüs'ün resmen siyonist İsrail rejiminin başkenti olarak tanıma zamanı geldiğini bildirerek, "Büyükelçiliğin Kudüs'e taşınması içim talimat verdim" dedi.

Trump, Dışişleri Bakanlığına, ABD'nin Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatı verdiğini belirtti.

Amrika'nın bu açıklaması günlerden beridir türkiye yetkililerinin sert tepkisine yol açmış ve en üst düzey ağızlardan Amerika ve İsrail'e sert eleştiriler yönetilmektedir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı iddiasına ilişkin, "Eğer böyle bir adım atılırsa bu diplomatik ilişkilerimizi İsrail ile koparmaya kadar gidebilir." dedi.

Güney Kore'ye resmi bir ziyarette bulunan Türkiye başbakanı Binali Yıldırım da ABD'nin Telaviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararına tepki göstererek, ''Kudüs'ün başkent ilan edilmesi dinlerarası çatışmayı getirir'' dedi.

Yıldırım, terör rejimi İsrail ve ABD'nin bu girişiminin Türkiye ile İsrail'in ilişkilerinin kesilmesine neden olacağını da belirterek, 'ABD'nin bu kararı bölgede yeni  bir savaşın çıkmasına neden olabilir' dedi,

Binali Yıldırım, ABD'nin Kudüs kararı ile ilgili şunları dile getirdi: ''Hukuk dışı bir karar olur. Bu karar yeni bir dinler arası çatışmayı getirecektir. Kudüs İslam alemi bakımından kutsal bir şehir. Bu kararın bir an önce gözden geçirilmesini istiyoruz. Yanlış kararlar telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Bu barışın yegane yolu: İsrail'in 1960 sınırlarına çekilmesi lazımdır. Filistin'in Doğu Kudüs olduğu yere çekilmelidir." 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ''Kudüs'ün hem tarihi, hem dini, hem de hukuki statüsü itibarıyla İsrail'in başkenti olarak ilan edilmesi her şeyden önce uluslararası anlaşmalara, BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı, vahim bir hata olacaktır'' dedi. Kalın, İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi'nin 13 Aralık'ta İstanbul'da toplanacağını da açıkladı.

Kalın, 1967 yılında İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesi üzerine BM Genel Kurulu tarafından 4 Temmuz 1967 tarihli, 2 bin 253 sayılı kararla İsrail'e Kudüs'ün statüsünü değiştirecek her türlü adımdan ictinab etmesi, kaçınması çağrısında bulunulduğunu hatırlatarak, "Yine aynı şekilde İsrail 1980 yılında Kudüs'ü ilhak kararı almış, uluslararası hukukun ağır bir biçimde ihlali olan bu gelişme karşısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 20 Ağustos 1980 tarihli ve 478 sayılı kararla işgalci güç İsrail'in Kudüs'ün karakterini ve statüsünü değiştirecek tüm idari ve yasal önlem ve faaliyetlerinin ve bu konuda kabul ettiği temel yasanın hükümsüz olduğunu ilan etmiştir" dedi.

Öte yandan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kudüs'ün Müslümanların kırmızı çizgisi olduğu" yönündeki açıklamalarına işgalci rejim İsrail'den tepki geldi.

Siyonist rejim Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Emanuel Nahşon sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Erdoğan tanısın ya da tanımasın, Kudüs Yahudilerin 3 bin yıllık, İsrail'in de 70 yıllık başkentidir" dedi.İsrail Milli Eğitim Bakanı Naftali Benett ise, "Maalesef Erdoğan son yıllarda İsrail'e saldırmak için hiç bir fırsatı kaçırmadı" ifadesini kullandı. 

Erdoğan'ın 2009 yılında işgal rejiminin dönem ele başı Şimon Prez'in yüzüne siz çocuk katilisiniz, siz öldürmeyi çok iyi biliyorsunuz diye haykırması ardından Türkiye İsrail ilişkileri bozulmuştu ve Türkiye yetkilileri, o dönem başbakan makamında bu sözleri dile getiren Erdoğan'ın, mazlum Filistin halkının en büyük hamisi ve milli bir kahraman olarak ilan edilmesini bekliyorlardı.

Fakat fazla sürmeden Türkiye-İsrail ilişkileri yeniden sıcak bir havaya bürünmüş ve hatta ekonomik ve askeri işbirliği geçmişe oranla daha da artmıştı. ancak 31 Mayıs 2010 tarihinde siyonist rejim askerlerinin, Gazze'ye insani yardım götüren gemilere saldırması ve konvoydaki Türk vatandaşlardan 10 kişiyi şehid etmesi Türkiye ile İsrail ilişkilerini yeniden krize sürüklemiş ve Ankara ve Telaviv ilişkilerinde yeni bir çığır açılmıştı.

Tüm bu inişli çıkışlı gelişmeler ve Ankara'nın İsrail karşısında açıkladığı siyasetlere bağlı kalmaması dikkate alınarak şimdi Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri kesebileceği tehdidinde ne kadar gerçekçi olduğunu ise zaman gösterecek. Zira Türkiye'nin geçmişte özellikle Türkiye karşısında izlediği siyasetler, eylem ve söylemlerinde pek istikrarlı bir seyir izlememiştir.