Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine vurgu yapılması
-
Türkiye-AB
Türkiye AB bakanı ve başmüzakereci Ömer Çelik yaptığı açıklamada, Ankara'nın AB'ye tam üye olmak istediğini ve bundan başka hiçbir öneriyi kabul etmeyeceğini söyledi.
Başmüzakereci Çelik, Reuters'a verdiği mülakatta, "Diyorlar ki 'tam üyelik müzakereleri ilerlemiyor. Onun yerine biz Türkiye'nin AB ile daha yoğun ilişki içinde olduğu bir anlaşma imzalayalım. Ya da Türk halkı ile AB arasında yoğun ilişkiler kuralım.' Bu utanç verici bir yaklaşım. İmtiyazlı ortaklık ve benzeri yaklaşımların hiçbirini ciddiye almıyoruz. Türkiye'ye böyle bir şey teklif edilemez..." dedi.
Ömer Çelik Ankara'nın tam üyelikten başka hiçbir öneriyi kabul etmeyeceğinin altını çizerek, mevcut durumda Türkiye'yi AB ile imzaladığı göçmen yasasına bağlı kalmasını gerektiren hiçbir sebep olmadığını da sözlerine ekledi.
Bilindiği üzere Türkiye ve AB arasında imzalanan göçmen yasası ile Türkiye vatandaşlarına AB vize serbestisi konusu gündemdeydi. Aslında Ankara göçmen yasasını feshetme konusunu gündeme taşımakla, batıya baskı uygulamaya çalışıyor.
Türkiye'de son iki yılda ve özellikle 15 Temmuz başarısız darbe girişimi ardından Türkiye ve AB arasındaki gelişmelerin incelenmesi, iki taraf arasındaki ihtilafların özellikle darbe girişimi ardından oluştuğu anlaşılacaktır. Fakat gerçek şu ki Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Avrupa'yı tehdit etmek ve muhalefeti ülke içinde sindirmeye başladığında, Türklerin uzun süreli AB rüyasını heba edeceğini hiç düşünmemişti. Aslında bizzat Erdoğan'ın muhalefete karşı inadı ve de batıya tehditler savurması Ankara'nın Brüksel yolunu daha da zorlaştırdığı söylenebilir.
Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin zorlaşması, başta Avrupa Komisyon başkanı June Claude Juncker gibi bazı Avrupalı yetkililerin sözlerinden de anlaşılıyor. Juncker Türkiye'nin her geçen gün Avrupa'dan daha da uzaklaştığının açıkça görüldüğünü söylemişti. Bu sözlerin ardından Avrupa komisyonu da kendi raporunda Türkiye'nin insan hakları ve ifade özgürlüğünde AB kriterlerinden uzaklaştığına işaretle, maalesef son yıllarda Türkiye'nin ifade özgürlüğünde geri adımların atıldığına şahit olduklarını belirtti.
Her halükârda Ömer Çelik'in açıklamalarını, Ankara'nın AB'nin son önerisine tepkilerin devamı olarak değerlendirmek gerekir. AB bir süre önce Türkiye'ye AB'ye ortaklık önerisinde bulunmuştu, zira mevcut şartlar Türkiye'nin AB'ye katılma sürecine asla müsaade etmeyecektir.
Bu bağlamda AB uzmanı Maïa de La Baume, şöyle diyor: Türkiye ve AB ilişkileri, üyelik için yeni fasılların açılmasını imkansızlaştıracak durumdadır. Türkiye ve AB hali hazırda onları birbirinden uzaklaştıran bir çok ihtilaf yaşıyorlar.
Hali hazırda Avrupa yetkililerin Türkiye'nin üyeliğine tepkileri, AB yetkilerinin Türkiye ile üyelik müzakerelerini iptal etmek veya durdurmak için bir bahane aradıklarını gösteriyor; üstelik bu bahaneyi 50 yıllık beklemenin ardından nihayet Türkiye cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan batı için hazırlamış oldu.
Avrupalı yetkililerin açıklamalarına karşı, Ankara hükümeti de bu ülkeyi AB'den daha da uzaklaştıracak açıklamalarda buluyorlar. Örneğin Türkiye dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu konuya işaretle, Ankara'nın 50 yıl daha AB üyeliği için bekleyemeyeceğini ve bundan fazla beklemenin caiz olmadığını söyledi./