Hollanda Maslahatgüzarı Türkiye Dışişleri Bakanlığına çağrıldı
Hollanda Temsilciler Meclisinde 1915 olaylarıyla ilgili yaşanan ve basına da yansıyan gelişmeler hakkında Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Türkiye Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, 1915 olaylarıyla ilgili Hollanda Temsilciler Meclisinde yaşanan ve basına da yansıyan gelişmelerle ilgili, Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Erik Weststrate'nin Dışişleri Bakanlığına davet edildiğini duyurdu.
Sözcü Aksoy, yaptığı yazılı açıklamada, 1915 olaylarıyla ilgili Hollanda Temsilciler Meclisinde yaşanan ve basına da yansıyan gelişmeler hakkında bir soruya yazılı yanıt verdi.
Hollandalı bazı siyasetçilerin Ermeni iddialarını destekleyen tasarıları gelecek haftalarda Hollanda Temsilciler Meclisine sunmasının gündemde olduğunun anlaşıldığını belirten Aksoy, Türkiye'nin 1915 olaylarına ilişkin tutumunun, tarihi olgulara ve hukuki normlara dayalı olduğunu vurguladı.
Türkiye, Mart 2017'de Türk bakanların Hollanda'da yapacağı toplantıların engellenmesi üzerine Hollanda'nın Ankara Büyükelçisi'nin Türkiye'ye alınmayacağı açıklamıştı.
Diplomatik kaynaklar, Türk tarafının krizin patlak verdiği dönemde Hollanda'nın Ankara Büyükelçisi Cornelis Van Rij'in Ankara'ya dönmesini istemediğini muhataplarına ilettiğini hatırlatmıştı.
Koalisyon ortağı Hıristiyan Birliği (CU) Milletvekili Joel Voordewind, yaptığı açıklamada, parlamentoda çoğunluğunun 1915'de yaşanan olayların "soykırım" olarak tanınmasından yana olduğunu belirtti.
Hollanda parlamentosu, hükümetten 24 Nisan'daki "soykırım anması" için Ermenistan'ın başkenti Erivan'a güçlü bir sinyal göstergesi olarak ilk kez bakan düzeyinde temsilci göndermesini de istiyor. Hükümet ise bu öneriye henüz yanıt vermedi.
Türkiye'nin AB ve Avrupa ülkeleri ile ilişkisi özellikle son bir yıl içinde ciddi bir sorun yaşamakta ve sürekli çekişmelerle geçmiştir. Bu arada Türkiye yönetimi bir yandan kendini AB'ya yaklaştırmaya ve AB üyeliğinin bir an evvel gerçekleşmesine çalışırken diğer yandan bir takım icraatlarla AB karşısında kendinin zayıf olduğu görünümünü vermemeye çalışıyor. Buna karşılık Avrupa ülkeleri de muhtelif bahanelerle sürekli olarak Türkiye'nin bu birlikten uzaklaşmasını sağlayacak girişimlere adım atmaktalar.
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 başarısız darbe ve ardından bu ülkeyle ilgili insan hakları ihlali meselesinin gündeme getirtilmesi ve yine Türkiye'de anayasa değişikliğinin referanduma konularak kabulü ardından Türkiye'nin bazı AB üyeleri ve özellikle de Hollanda ile ilişkilerinin krize girmesine yol açtı. Bu olumsuzlukların halen devam ettiği bir ortamda şimdi de Hollanda parlamentosunda soy kırım meselesinin gündeme getirtilmesi ise Avrupa'da birilerinin illa ki Türkiye'nin bu birlikle ilişkisini büsbütün koparmak için kolları sıvadığını gösteriyor. Özellikle bu mesele Türkiye ile Hollanda ilişkilerinde yeni bir krize neden olabilir.
Türkiye açısından 1915 soy kırım meselesi büyük bur hassasiyet taşıyor. Türkiye meseleleri uzmanlarından Fiona Hill bu konuyla ilgili olarak şöyle diyor:
"...Türk yetkililer uzun yıllar boyunca Ermeni soy kırımı meselesine büyük bir hassasiyet ve duyarlılık göstermişlerdir. Son yıllarda bu konuda gösterdikleri yumuşamaya rağmen halen bu meselenin bir soy kırım olarak kabul edilmesine yanaşmamaktalar. Ermeni soy kırım meselesi ve ona bakış türü Türkiye'nin dış ilişkilerinde önemli bir yeri kaplamakta..."
Hollanda'nın tutum ve davranışlarından anlaşıldığı kadarıyla bu ülke Ermeni soy kırım meselesini Türkiye'nin AB kriterlerini kabulü ve mevcut ihlallerden kaçınmasını sağlamak amacıyla bu ülkeye karşı bir nevi baskı aracı olarak kullanmak istemektedir.
Fakat acaba Hollanda'nın bu meseleyle ilgili kendi geçmişi ve şimdiki davranışları buna elverişli mi?