Hariri’nin Suud hanedanının sinsi diplomasilerinin etkisinde Arabistan’ı ziyaret etmesi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i101071-hariri’nin_suud_hanedanının_sinsi_diplomasilerinin_etkisinde_arabistan’ı_ziyaret_etmesi
Lübnan Başbakanı Saad Hariri resmi bir ziyaret için Çarşamba günü sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’tan ayrılarak Riyad’a gitti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 01, 2018 03:20 Europe/Istanbul
  • Lübnan cumhurbaşkanı ve başbakanı
    Lübnan cumhurbaşkanı ve başbakanı

Lübnan Başbakanı Saad Hariri resmi bir ziyaret için Çarşamba günü sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’tan ayrılarak Riyad’a gitti.

Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin Arabistan’ın başkenti Riyad’da Suud kralı Salman bin Abdulaziz ve veliaht prensi Muhammed bin Salman’la görüşmesi bekleniyor.
Saad Hariri’nin Arabistan’a bu ziyareti, bundan önce en son bu ülkede bulunduğu sıralarda ve 4 Kasım 2017 tarihinde Lübnan’ın başbakanlık görevinden istifa ettiğini açıkladığı bir sırada gerçekleşiyor. O günlerde bir çok uzman bu istifayı Suud rejiminin baskıları sonucu gündeme gelen bir istifa niteledi ve hatta Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Aun açıkça Riyad yönetimini Saad Hariri’yi ev hapsinde tutmak ve istifaya zorlamakla suçladı.
Gerçi daha sonra Lübnanlı yetkililerin ısrarları ve kamuoyunun Suud rejimine baskıları sonucunda Saad Hariri Fransa üzerinden Lübnan’a geri döndü ve istifasını geri aldı. Bu arada dikkat çeken konu ise Saad Hariri’nin bu süreçte Suud rejiminin kendisine karşı davranış biçiminden duyduğu rahatsızlığı gizleyememesiydi.
Ancak yine de bu gelişmelerin hakkında hala bir çok soru işareti ve muğlak noktaların bulunduğu belirtilmelidir. Nitekim bu yüzden şimdi Lübnan kamuoyu bundan böyle Suud hanedanının Lübnan’a yönelik politikalarına kuşku gözüyle bakmaya başladığı ve Suud rejiminin Lübnan Başbakanı Saad Hariri’ye yönelik baskılarının türlü kalıplarda devam etmesinden kaygı duyduğu gözleniyor.
Bu şartlarda Suud rejimi son haftalarda Riyad ile Beyrut hattında yaşanan gerginliği ve bozulan ilişkileri düzeltmek ve Lübnan’ın gelecek parlamento seçimlerini etkileyebilmek için yeni bir diplomasi izlemeye başladığı anlaşılıyor. Lübnan’da gelecek parlamento seçimlerinin 6 Mayıs 2018 tarihinde düzenlenmesi bekleniyor. Suud rejimi ise Lübnan’ın ehli sünnet kesimine bağlı bazı siyasi grup ve partilerle yakın ilişkileri bulunuyor ve bu yoldan Lübnan’da düzenlenmesi beklenen parlamento seçimlerini etkileyerek kendi hedeflerine ulaşmaya çalışıyor.
Ancak hali hazırda Suud rejimi kendisine ve Batı’ya bağımlı olan 14 Mart hareketi kendi içinde derin anlaşmazlık yaşamasından büyük kaygı duyuyor. Nitekim bu durum Suud rejiminin Lübnan’da konumunu ve bu ülkenin gelişmeleri üzerindeki nüfuz gücünü olumsuz yönde etkiliyor. Bu şartlarda Suud rejimi 14 Mart hareketinin lideri  olan Lübnan Başbakanı Saad Hariri’yi Riyad’a çağırdığı ve bu hareketin takviye ettiği yollarını masaya yatırmak istediği anlaşılıyor.
Bu doğrultuda Lübnan’ın El Ahd haber sitesi bir rapor yayımlayarak Lübnan’da yapılan anketlerin ve sahadaki araştırmaların sonuçları Batı karşıtı olan Lübnanlı gruplardan oluşan ve Lübnan Hizbullah hareketinin liderliğinde hareket eden 8 Mart hareketinin, gelecek genel seçimlerin kesin galibi olacağını belirtti. Buna göre Lübnan’da siyaset çevreleri, 14 Mart hareketinde yer alan bazı siyasi grupların bu anket sonuçlarından paniklediklerini ortaya koyan davranışlarda bulunduğunu belirtiyor.
Öte yandan bazı haber kaynakları da Suud rejiminin Lübnan’daki müttefiklerine yüklü mali destekleri ile bu seçimlere müdahalede bulunmaya çalıştığı yönünde uyarılarda bulunuyor ve Riyad’ın bu seçimlerin sonuçlarını etkileyebilmek için yüzlerce milyon dolar harcamak istediğini kaydediyor.
Bu arada Suud rejiminin Hariri’ye yeniden 14 Mart hareketinde ittifak kurmak ve ortak liste vermek üzere baskı yaptığı da belirtiliyor. Gerçekte Arabistan’ın esas amacı Lübnan’da direniş ekseninde yer alan siyasi grupların başarılarını engellemektir ve bu yüzden Batılı devletlerle birlikte Lübnan seçimlerini etkilemeye çalışıyor. Arabistan bundan önce de Lübnan’da tekfirci terör örgütlerini harekete geçirerek Lübnan’ı güvensizliğe sürüklemek istedi, ancak Lübnan ordusu ve direniş ekseni Suud hanedanının bu komplosunu bozguna uğrattı./