Tutuklu Bahreynli kadınların özgürlük kampanyası
-
Tutuklu Bahreynli kadınların özgürlük kampanyası
Uluslararası İnsan Hak ve Özgürlüklerini Koruma merkezi, Bahreyn hapishanelerinde kadın haklarının ihlali ve kötü muamele ile ilgili raporlar aldığına işaretle, Bahreyn savcılığından tutuklu kadınlar kurumunun, siyasi ve medeni haklar konusunda uluslararası anlaşmalar ve standartlara uyma zorunluluğu konusunda araştırma yapılmasını istedi. Bu arada Bahreyn'de tutuklu kadınlara destek kampanyası başladı.
Bahreyn halkının kıyamı 14 şubat 2011 tarihinden itibaren başladı. 8. Yılını geride bırakan bu kıyama ülkenin çeşitli kesimleri, kadın erkek, genç yaşlı herkes katılarak ülkede devlet yapısının değişmesinin altını önemle çizdi. Bu arada Bahreynli kadınların Al-ı Halife rejimine karşı kıyamda önemli rolleri olduğu biliniyor. Aslında Bahreynli kadınlar dolaylı veya dolaysız bir şekilde ülkedeki inkılaba katkıda bulunuyorlar. Onlar ya direkt olarak gösterilere katılıyor ve halkın isteklerine eşlik ediyor ya da Al-ı Halife rejimin aile erkeklerine uyguladığı baskıya göğüs geriyor, diğer tarafta Al-ı Halife rejimi aile erkeklerine baskı uygulamak için kadınlara karşı insanlık dışı şiddet uyguluyor.
Direkt olarak onlarca Bahreynli kadın siyasi suçlar nedeni ile İsa kenti hapishnesinde tutukludur, tutuklu kadınlar arasında bir çok doktor, hemşire, öğretmen ve hatta edipler bulunuyor. Bahreynli güvenlik güçleri hapishanede kadın haklarını ihlal ederken onlara karşı yoğun şiddet uyguluyorlar. Bahreynli aktivist şair Ayat el-Kırmızı da Al-ı Halife rejimine karşı muhalefeti nedeni ile tutuklanarak işkence edilen tanınmış Bahreynli kadınlardan biridir.
Diğer yandan bahreynli kadınlar, Al-ı Halife rejimin uyguladığı şiddet nedeni ile gençlerini kaybediyor, aile erkekleri tutuklanıyor ve işkence ediliyor, çocukları eğitim haklarını veya mesleklerini kaybediyor, bu yüzden büyük fiziksel ve psikolojik baskılara uğruyorlar.
Bahreynli kadınlara karı Al-ı Halife'nin daha feci cinayeti ise onların siyasi aktivistlerle akrabalıkları nedeni ile tutuklanarak işkence edilmeleri veya Al-ı Halife güçlerince şiddete maruz kalmalarıdır; benzer bir çok olayda söz konusu kadınların bir çoğu bizzat tutuklanıyor, üstelik tutuklu kadınlar arasında 15 yaşın altı kızlar veya hamile kadınlar bile görünüyor.
Bahreyn halkının ilk itiraz yılında ülkede olan bahreynli hukuk adamı John Lobok yayınladığı raporda baheyn'de kadın hakları ihlalleri ile ilgili bir rapor yayınlayarak, "rejim karşıtı siyaset adamlarının aileleri ve eşleri, rejim karşıtı siyasi aktivistlerle akrabalık sebebinden dolayı tecavüze, tehdide, tacize, illegal tutuklanmaya ve işkenceye uğramakta olduklarını" vurguluyor.
Bu şartlar sonraki yıllarda ve özellikle geçen miladi yılda daha da vahimleşti. Bu bağlamda Uluslararası İnsan Hak ve Özgürlüklerini Koruma merkezi son zamanlarda yayınladığı raporda İsa kentinde tutuklu olan kadınlara karşı şiddet ve işkenceler, gerkeli tıbbı hizmetlerin verilmemesi, hasta tutuklu kadınların muayene edilmesinin engellenmesi, kadınların aileleri ile telefon görüşmelerinin engellenmesi, aileleri ile görüş saatlerinde açık görüş yerine kapalı görüş yapılması ve de kadınların mahkemeye çıkarılmadan uzun süreli tutuklu bulunması, Al-ı Halife rejimin kadınlara yönelik cinayetlerinin bariz örnekleridir.
Bu sebeplerden dolayı ve yaşanan durum nedeni ile bahreynli aktivistler sosyal paylaşım sitelerinde 11 nisan 2018 gününü "Tutuklu kadınları serbest bırakın" adlandırarak, siyasi tutuklu kadınlara destek kampanyası başlattılar ve ülke çapından vatandaşlara katılım çağrısı yaptılar. Gerçi Al-ı Halife rejimi Amerika, batılı güçler ve Suudi Arabistan'ın destekleri nedeni ile kamuoyunu dikkate almıyor, fakat yine de yürütülen kampanya, Al-ı Halife rejime karşı baskının artmasına sebep olabilir.