Korsan rejimin işgal ettiği topraklarda saldırılarının artması
Siyonist rejim İsrail bu hafta birkaç kez Gazze şeridine saldırdı. Fakat geçen gün direniş gruplarının şiddetli tepkisiyle karşılaştı.
Geçen Salı sabahından itibaren siyonist rejim ve direniş güçleri arasında karşılıklı ateşler açıldı. Siyonist savaş uçakları Gazze şeridinde çeşitli bölgelerde bulunan en az 10 direniş üssüne ve bazı yerleşim bölgelerine saldırdı. Bu arada Filistin direniş güçleri de 24 saat içinde yaklaşık 130 füze ve havan topunu işgal topraklarına karşı fırlattı. Direniş güçlerinin verdiği kesin tepki ve karşılık, Mısır'ın arabuluculuğuna sebep olurken siyonist İsrail'in de kabul etmesi ile Çarşamba sabahından itibaren ateşkes sağlandı.
Burada sorulması gereken önemli soru ise, son bir haftada siyonist İsrail'in saldırılarının Gazze şeridine karşı yoğunlaşması sebebidir.
Hiç şüphesiz siyonist rejimin Gazze şeridine karşı askeri saldırısının yoğunlaşmasının en önemli sebebi, Amerika başkanı Donald Trump'ın siyasetleridir. Amerika başkanı uluslararası yasaları defalarca ihlal ederek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını çiğneyerek siyonist rejime çok boyutlu savunma ve destek siyasetini izlemiştir. Amerika elçiliğinin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınması, Başkan Trump'ın sorumsuz ve illegal davranışlarının son örneğidir; bu da işgal rejiminin savaş siyasetleri ve şiddetinin yoğunlaşmasına sebep olmakta.
Arap dünyasının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan bu konuda şöyle yazıyor: Amerika'da Trump'ın liderliği sayesinde ve John Bolton, Mike Pompeo ve James Matiz gibi siyonist destekçilerinin varlığı, İsrail'in savaş hırsını arttırmıştır.
Irkçı İsrail, Amerika başkanı Trump'ın şartlar ne olursa olsun bu rejime vereceği destekten emin olması nedeniyle Gazze şeridine karşı yeni savaş dalgasını başlattı ve bu şekilde oluşturacağı şiddet ve korku atmosferi ile büyük dönüş gösterilerine son vereceğini amaçladı. Aslında 30 Mart tarihinde başlayan büyük dönüş gösterilerinin devam etmesi siyonist rejimin öfkelenmesine ve Gazze şeridine karşı yeni savaş dalgasının başlamasına sebep olan bir diğer nedendir.
Filistin-İsrail keşmekeşi konusunda bazı Arap ülkelerinin siyonist rejimin cinayetlerine karşı pasif tutumdan, bu cinayetlere paralel tavır sergilemesine dönüşü de, korsan rejiminin Filistinlilere ve özellikle Gazze halkına karşı daha fazla şiddet uygulaması için bir fırsat sayılıyor. Bu arada unutmamak gerekir ki siyonist rejim İsrail'in savaş saldırısı, Kudüs günü eşiğinde gerçekleşiyor. Siyonist rejim, Gazze şeridine karşı askeri saldırı ve şiddet olaylarını yoğunlaştırmakla, aslında Kudüs günü mesajları ve mahiyetinden duydu öfkeyi göstermeye çalışıyor.
Siyonist rejime karşı askeri saldırısının yoğunlaşması, bazı uluslararası kuruluş ve teşkilatın işlevsizliği ve de sessizliği gölgesinde yaşanması, bazı STK’ların endişesine sebep olmuştur. Bu bağlamda malullerin hakları alanında çalışan “Handicap International” STK yaptığı açıklamada 30 Mart tarihinden şimdiye kadar yaklaşık 12 bin kişinin Gazze'de yapılan gösteriler sırasında yaralandığını, bunlardan yaklaşık 3 binin kurşunla yaralandığını duyurdu. Söz konusu STK Dünya Sağlık Örgütü verilerine dayanarak, yaralılardan yaklaşık %11'inin yani en az 1000 kişinin daimi maluliyet tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirtti.
Bu arada Birleşmiş Milletler insan hakları yüksek komiseri de 18 Mayıs insan hakları Konseyi özel oturumunda, siyonist rejimi uluslararası yasalar gereğince Gazze şeridi sakinlerini desteklemekle yükümlü kılarak, konunun gerçekleri araştıran komiteye intikal etmesini istedi.
Bu arada dikkat edilmesi gereken konu ise direniş gruplarının tepkisi ile siyonist rejimin Mısır tarafından önerilen ateşkesi kabul ederek son günlerdeki saldırılarına son vermesidir. Bu konu siyonist rejimin saldırılarına karşı geri adım atılmasının korsan rejimin daha saldırganlaşması ve tam tersine şiddetli ve kesin karşılık verilmesi ile ırkçı rejimin daha fazla endişeye ve korkuya kapılması ve sonuçta saldırı şiddetini azaltması konusudur./