4 yılda Yemen’in güneyinde 30 Cuma imamına suikast hedefleri
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i115082-4_yılda_yemen’in_güneyinde_30_cuma_imamına_suikast_hedefleri
Kimliği belirsiz silahlı kişiler geçen gece Yemen’in güneyinde Aden vilayetinde el-Mu’alla bölgesinde bir cami imamına suikast düzenleyerek öldürdüler.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 24, 2018 02:25 Europe/Istanbul
  • 4 yılda Yemen’in güneyinde 30 Cuma imamına suikast hedefleri
    4 yılda Yemen’in güneyinde 30 Cuma imamına suikast hedefleri

Kimliği belirsiz silahlı kişiler geçen gece Yemen’in güneyinde Aden vilayetinde el-Mu’alla bölgesinde bir cami imamına suikast düzenleyerek öldürdüler.

Bu arada Aden istihbarat örgütü başkan yardımcısı Ebu Meş’al el-Kazemi de geçen cumartesi gecesi silahlı kişilerce yaralandı. 
2014 yılından geçen 4 senede Yemen’in güney bölgelerinde cami imamları, silahlı kişilerin başlıca hedefleri haline geldiler. Öyle ki bu süre zarfında en az 30 İmam ve cami hatibi Aden’de suikasta uğradı. Fakat bu saldırılar kimler ve hangi hedeflerle gerçekleşiyor?
Son 4 yılda Yemen’in güney bölgelerinde güvenlik güçleri ve cemaat imamlarının, kimliği belirsiz silahlı teröristlerin başlıca hedefleri olmasının bazı sebepleri vardır.
Aden vilayetinin durumu, bu bilmecenin çözümü için yardımcısı olabilir. Aden vilayeti Yemen’de müstafi ve firari eski cumhurbaşkanı Abdrabe Mansur Hadi güçlerinin kontrolündedir. Mansur Hadi ise Riyad yönetimine açıkça bağlı ve Al-ı Suud direktiflerinden çıkmayan bir uşaktır. Bu arada BAE ise Aden vilayetindeki gelişmeler sürecinden hiç hoşnut değil ve pratikte Mansur Hadi’nin siyasetleri ve girişimlerine tamamen karşı olan bazı eylemlerde bulunuyor. 
Bu eylemlerin en önemlilerinden biri ise Aden vilayetinde geçiş siyasi konseyin kurulmasıdır, konsey başkanlığını ise Aidrus el-Zubeydi üstlenmiştir. Güney Herak hareketi üyesi Zubeydi ise geçen yıl nisan ayında Abdrabe Mansur Hadi tarafından Aden valiliğinden alındı. Zubeydi’nin görevden alınması ise Aden’de geniş tepkiler ile karşılandı ve Abu Dabi yönetimi ise yaşanan itirazlar sayesinde Aden’in güney eyaletinde geçiş siyasi konseyini kurdu ve Aidrus el-Zubeydi’yi konsey başkanlığına atadı. 
Bu arada Mansur Hadi yönetimi bazı yetkilileri de söz konusu konsey üyeleridirler. Bu yüzden bazı medya çevreleri yaşanan olayları, Abu Dabi’nin Mansur Hadi’ye karşı darbe şeklinde yorumladılar.
Bu yüzden yapılan bazı incelemeler ve yorumlar ise Aden eyaletindeki suikast ve terör saldırılarının BAE yönetiminde ve planları ile Mansur Hadi’ye darbe vurmak hedefi ile gerçekleştiğini, böylece Mansur Hadi denetimindeki yönetimin bölgede güvenliği sağlamakta başarısız ve beceriksiz olduğu izlenimi bırakmak istediğini yönündedir. 
Bu bağlamda Amerika medyasından Associated Press geçen nisan ayında Abu Dabi yönetiminin Aden eyaletinde cemaat imamları ve muhalefet liderlerine suikast rolünü ortaya çıkararak Aden’de üst düzeyli bir güvenlik yetkilisinden naklen Abu Dabi’nin bu eyalette suikastleri planladığını yazdı.
Fakat bu arada Abu Dabi yönetimi de bu açıklamalara tepki olarak Aden eyaletinin güneyinde yaşanan suikastlerin Mansur Hadi tarafından hapisten çıkan tutuklular tarafından gerçekleştiğini ilan etti. Tabi Abu Dabi’ye yakın haber çevreleri bu konu üzerine çok giderek çeşitli görüşler paylaştılar fakat Abu Dabi yönetimi ise bu iddiasını kanıtlayacak her hangi bir geçerli belge de sunamadı. 
Fakat bu arada inkar edilemeyen bir konu var, yaşanan suikastler, her şeyden ziyade Yemen’de müstafi yönetimin kendi kontrolündeki bölgelerin güvenliğini sağlamakta başarısızlığı ve de bu bölgede siyasi ve güvenlik düzenin dağılmasıdır.