Bahreyn’in, aktivistlerin serbest bırakılmasına dair Birleşmiş Milletler'in isteğine karşı çıkması
Bahreyn rejimi, Birleşmiş Milletlerden bazı uzmanların bu ülkede tutuklu olan insan hakları aktivisti Nebil Recep’in serbest bırakılması isteklerini reddetti.
Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları, Nebil Recep’in tutuklanmasının yasadışı olduğunu, bunun ise ifade özgürlüğünün ihlali olduğunu belirtti. Bahreyn rejimi Perşembe günü Birleşmiş Milletler uzmanlarının, aralarında Nebil Recep’in de bulunduğu insan hakları aktivistlerinin tutuklanmasının zalimane olduğuna dair görüşlerini reddederek, onların suçlarının siyasi görüşlerle asla alakası olmadığını iddia etti.
Al-ı Halife rejimi güvenlik güçleri yetkilileri yaklaşık 3 yıl önce Bahriyeli hukuk adamı Nebil Recep’i, Beni Cemre bölgesinde olan özel evinde tutuklayarak eşyalarını ve de diz üstü bilgisayarına el koydu. Nebil Recep, 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programına katılarak yaptığı açıklamaları Bahreyn yetkililerce ülkenin çehresini zedelediği iddiasıyla suçlanıyor. Bahreyn rejimi, tüm demokrasi ve Bahriyeli vatandaşların haklarının ihya edilmesini isteyen siyasi ve hukuki aktivistleri tutuklamak için her türlü zalimane ve yersiz ithamlarda bulunuyor.
Bilindiği üzere Bahreyn 14 Şubat 2011 tarihinden itibaren Al-ı Halife rejimi karşıtı halk ayaklanmasına sahne olmaktadır. Ülkede demokrasinin kurulması ve vatandaşlara uygulanan ayırımın son bulmasını isteyen muhaliflere karşı Al-ı Halife rejimin izlediği baskıcı politika, şimdiye kadar birçok lider ve göstericinin tutuklanarak sahte dosyalarla uzun süreli hapis cezalarına çarptırılmasına sebep olmuştur.
Bahreyn Vifak Cemiyeti yaptığı açıklamada Bahreyn halkının 2011 yılından şimdiye kadar yaklaşık 50 bin gösteri düzenleyerek ülkede demokrasinin kurulmasını istediklerini ilan etti. Bahreyn Vefak İslami cemiyet başkan yardımcısı bu bağlamda yaptığı açıklamada, bu sayıdaki gösterilerin, ülkede tüm barışçıl protestoların bastırıldığı mitinglerin yasak ilan edilmesine rağmen düzenlendiğini söyledi. Şeyh Hüseyin el-Dihi yaptığı açıklamanın devamında şöyle dedi: Al-ı Halife rejimi aralık 2011'de, ülkedeki barışçıl gösterileri yıllarca bastırmanın ardından tüm halk mitinglerini tamamen yasakladı fakat Bahreyn yine de hükümet karşıtı gösterilere sahne olmaya devam ettiğini belirtti.
Bahreyn diktatör rejimi bu sürede Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği-BAE’den gönderilen askeri güçlerin yardımı ile Bahriyeli vatandaşların barışçıl gösterilerini en vahşi şekilde bastırırken onlarca göstericiyi öldürüp binlercesini siyasi ve hukuki aktivistler ile birlikte tutukladı.
Vefa İslami hareketin lideri Şeyh Morteza Sendi de, Al-ı Halife rejiminin Bahriyeli inkılapçıları ile siyasi açıdan hesaplaştığına değinerek şimdiye kadar en az 200 Bahriyeli aktivistin Bahreyn rejimin muhaliflere karşı şiddet eylemleri nedeniyle öldüğünü duyurdu.
Ali halife rejiminin polisiye siyasetleri şimdiye kadar muhalefetin öldürülmesinin devam etmesi ve hapishanelerinin siyasi ve hukuki aktivistler ile dolup taşmasından başka bir sonucu olmamıştır. Al-ı Halife rejimi polisiye siyasetlerini ve uyguladığı kısıtlamaları yoğunlaştırarak hukuki ve siyasi aktivistlere daha yoğun kısıtlamalar getirerek onları temelsiz suçlarla tutuklayarak idam cezasına çarptırılır. Böylece siyasi diyalog ve görüşmeleri her türlü yolu kapatarak ülkeyi siyasi ve güvenlik açıdan baskın bir atmosfere doğru sürüklüyor.
Bahreyn’de itirazların yayılması ve Al-ı Halife rejimi baskılarının devam etmesi, dünya kamuoyunun bu ülkedeki gelişmelere daha duyarlı olmalarına sebep olmuştur, Birleşmiş Milletler hukuk uzmanlarının mevcut durumdan endişe duyması ise bunun en bariz örneğidir./