Viyana konferansı ve Riyad yetkililerinin yalanları
Suud rejiminin önde gelen elebaşıları bu rejimin fitneci politikalarını örtbas etmek ve bölgeyi istikrarsızlaştırma suçunu başkalarının üzerine yıkmak için her fırsattan yararlanıyor.
Bu kez Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid Falih, Viyana’da düzenlenen 62. uluslararası atom enerjisi kurumu UAEK yıllık konferansında yaptığı konuşmada bu tribünü aynı yönde kullanarak, Riyad yönetimi Ortadoğu bölgesinin nükleer silahlardan arındırılmasını istediğini iddia etti.
Suud rejiminin Enerji Bakanı Falih Pazartesi günü başlayan konferansta, UAEK Genel Müdürü Yokio Amano yaptığı konuşmada bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’nin Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kaldığını ve ajans denetçilerinin İran’ın nükleer faaliyetlerinde askeri amaçlara sapma olmadığını gözetlediğini ilan etmesine karşın İran’ı şaibeli nükleer faaliyetlerde bulunmakla suçladı.
Aslında Suud rejiminin elebaşıları Ortadoğu bölgesinde gerçek nükleer tehdidin, NPT anlaşmasına katılmayan ve nükleer tesislerini UAEK denetçilerine açmayı reddeden eli kanlı İsrail rejiminden geldiğini çok iyi biliyor, ancak ne var ki Riyad yönetimi bu konuda ses çıkarmamayı ve sonuçta Tel aviv Riyad ilişkilerinin gün ışığına çıkmamasını tercih ediyor.
Geçen yılın Kasım ayında korsan İsrail Enerji Bakanı Yuval Eştainitz ilk kez bu rejimin Suud rejimi ile gizli ilişkilerinden söz ederek bu ilişkileri gün ışığına çıkarmıştı. Reuters haber ajansı bu konu hakkında yayımladığı raporunda siyonist Bakan Eştainitz’den naklen şu ifadelere yer verdi: Biz Suudi Arabistan ve diğer bazı Arap rejimlerle ilişkilerimiz var. Gerçekte bu ilişkiler bir ölçüde gizlidir, ancak normalde bu ilişkilerden utanç duyan taraf biz değiliz.
Bundan önce de korsan İsrail genel kurmay Başkanı General Gadi Aizenkot Suudi Arabistan’da yayımlanan İlaf gazetesine bundan önce benzeri olmayan röportajında İran İslam Cumhuriyeti’ni Ortadoğu bölgesine yönelik en büyük tehdit niteledi ve İsrail İran’ın bölgede nüfuzu ile mücadele etmek için Suudi Arabistan’la istihbarat işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade etti.
Yine bir süre önce Rusya’da yayımlanan Pravda gazetesi de şöyle yazmıştı: İsrail savaş teşkilatında İsrail iç güvenlik istihbarat servisinden üst düzey bir yetkili, Tel aviv elebaşıları Suudi Arabistan’a nükleer silah yapmak üzere gerikli olan bilgileri vermekte oldukları ortaya çıktı.
İran’ın Norveç ve Mecaristan’da eski büyükelçisi ve uluslararası meseleler uzmanı ve üniversite hocası Dr. Abdurrıza Ferecirad bu konuda yaptığı açıklamada, korsan İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin önceden planlanan bir plan olduğunu belirtiyor.
Dr. Ferecirad şöyle diyor: Suud hanedanı ABD Başkanı Donald Trump, Amerika yönetimi ve bu ülkede siyonist lobilerin güvenini kazanmak istiyor. Dolaysıyla Riyad yönetimi korsan İsrail ile ilişkilerin ayıbını silmeye ve böylece daha rahat bir şekilde Amerika ve Batılı devletlerle ilişkilerini ve planlarını sürdürmek istiyor.
Gerçekte Suud rejimi uluslararası platformlarda sahtekarca bir tavır sergileyerek kendinden olumlu ve yapıcı bir imaj sunmaya ve bunun yanında dikkatleri İranofobia üzerine odaklamaya çalışıyor. Kuşkusuz Suud rejiminin enerji Bakanı Falih’in İran hakkındaki iddiaları tekrarlaması da önceden planlanan bir konudur, fakat ne var ki artık bu tür karalamalar etkisini kaybetmiştir ve Arabistan’ın gerçek mahiyeti bölge ve dünya kamuoyunun önünde aşikar olmuştur.
Suud rejiminin tekfirci teröristlere destekleri, Yemen’e haksız bir savaşı dayatması, bölge ülkelerine müdahaleleri, hepsi Amerika ve siyonist rejim İsrail’in hedeflerine hizmet etme doğrultusundadır. Kuşkusuz bu denli kara bir mazisi olan Suud rejiminin bu tür yalan ve mesnetsiz iddiaları onları bölgede içine sürüklendikleri çıkmazdan kurtarmaya yetmeyecektir.