Trump’ın Suudilere yeni tehdit ve haraçları
-
Trump’ın Suudilere yeni tehdit ve haraçları
Amerika başkanı Donald Trump işbaşına geldiğinde itibaren Amerika’nın bölgesel müttefikleri ile tüm dünyadaki ilişkilerini gözden geçirmeyi çalışma programına aldı.
Tabi ki krizlerle çalkalanan Ortadoğu bölgesi, Trump’ın daha çok ve özel ilgi duyduğu bölgedir, öyle ki ilk yurt dışı ziyaretini mayıs 2017’de Arabistan’a yaptı. Bu ziyaret 110 milyar dolar değerinde silah satışı anlaşmasının imzalanması ile birlikte oldu.
Buna rağmen Trump, seçim rekabetleri sırasında ve ya başkan olarak göreve başlamasından sonra, her zaman Amerika ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin kalitesinin değişmesi gerektiğini vurguladı; Trump bu ilişkilerden Suudi Arabistan’ın bedava yararlandığını ifade etti. Donald Trump 2016 başkanlık seçim kampanyaları ve yarışmaları sırasında Suudi Arabistan’ın “sağımlık inek” olduğuna işaretle, yararları bitince kesilmesi gerektiğini söyledi.
Trump bir açıklamasında şöyle demişti: Arabistan, bizin askeri güçlerimizin bu rejime iç ve dış destekleri için, kendi servetinin 4’te 3’ünü Amerika’ya vermelidir.
Amerika başkanı Trump, Beyaz Saray’a girdiğinde ise Arap ülkelerden Amerika’nın Ortadoğu’daki askeri masraflarını karşılamasını istedi.
Trump ayrıca mayıs 2018’de de şöyle dedi: Ortadoğu’da 7 trilyon dolar masraf ettik ve hiçbir şey elimize geçmedi. Orada zengin ülkeler var ve bu masrafların parasını ödeyecekler.
Trump’ın Amerika başkanlık seçimlerini kazanması ardından Arap ülkeler ve özellikle Suudi Arabistan, başkanın bu ülkelere karşı sert açıklamaları nedeni ile Trump’ın kendilerine yönelik tehditlerinin gerçekleşmesinden endişe ettiler.
Trump defalarca Arap ülkeleri ve özellikle Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyelerini, Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarları doğrultusunda hareket etmedikleri takdirde onları cezalandıracağı tehdidinde bulundu. Petrol ve bölgedeki diğer konular, Trump’ın araplara baskı uygulama ortamını hazırladı.
Bu arada Amerika başkanı Donald Trump Suudi Arabistan kralı Salman ile yaptığı en son telefon görüşmede, Arabistan güvenliğinin Amerika olmadan fazla sürmeyeceğini belirtti.
Trump’ın iddialarına göre Yemen’de bulunan Suudi rejim uçakları tamamen güvendeler. Trump ayrıca cumartesi günü Arabistan kralı Salman ile telefon görüşmesinde petrol konusuna değinerek, üretiminin artmasını istedi. Amerika 4 kasım tarihinden itibaren İran’a yaptırımlarını n2. Etabı olan petrol yaptırımlarına başlayacak, bu yüzden üretimlerini arttırmak için Arap ülkelere ve özellikle Arabistan’a baskı uyguluyor, zira müttefiki olan Arap ülkelerin yardımları olmazsa, bu olay gerçekleşemez. buna rağmen Suudi Arabistan en azından bu zaman diliminde Amerika başkanının bu talebine olumsuz karşılık vermiştir.
Arabistan yetkilileri, mevcut şartlarda teknik açıdan petrol üretimlerini arttıramayacaklarına ilaveten, İran’ın dünya petrol piyasalarındaki konumunu kısıtlamanın kolay bir şey olmadığının farkındalar.
Bu arada başkan Trump bölgesel koalisyon kurma doğrultusunda Amerika-israil-Arabistan üçlü ittifakı güçlendirmeye çalışıyor. Arap dünyası siyaset uzmanı Emced Cibril bu konuya işaretle şöyle diyor: Trump İran kartını oynayarak bölge ülkelerine silah satmak ve böylece ülkesinin ekonomisine yardım etmeye çalışıyor.
Başkan Trump geçen yıl Riyad ziyareti sırasında “Arap NATO”su olarak bilinen bölgesel güvenlik bir yapıdan söz ederek bunu sözde terörizm ve İran’ın bölgedeki nüfuzu ile mücadele için olduğunu iddia etti, fakat asıl amaç ise Arabistan tarihinin en büyük silah satışını gerçekleştirmekti.
Hiç kuşkusuz Washington’un bölgedeki hedefleri ve planları doğrultusunda kullanılacak olan Arap NATO’su sadece bölgesel gerginlikleri arttırmakla kalmayıp, Fars Körfezi güney kıyı Arap ülkeleri arasındaki ihtilaflar ve tefrikalar ayrıca Arap dünyasına liderlik konusunda Arabistan ve Mısır arasındaki rekabet nedeni ile tamamen faydasız ve işlevsiz olacaktır./