Arabistan ve katar; gerginliğe devam mı tamam mı?
-
Arabistan ve katar; gerginliğe devam mı tamam mı?
Katar 9 Aralık tarihinde Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenecek olan 39. Fars Körfezi İşbirliği Konseyi zirvesine katılmak üzere Arabistan tarafından davet edilmiştir.
Burada önemli olan soru Katar'ın Riyad oturumuna davet edilmesi, acaba Arabistan ile gerginliğin durmasına mı sebep olacak yoksa iki ülke arasındaki gerginlik olduğu gibi devam mı edecek? Riyad oturumuna katılma davetinden birkaç gün geçmesine rağmen şimdiye kadar Doha bu davete her hangi bir karşılık vermemiştir.
Bu durumda üç seçenek söz konusudur.
Birincisi, ülkesi Fars Körfezi işbirliği Konseyi üyelerinden biri olan Katar Emir'i Şeyh Tamim, konseyin üyesi olarak Riyad oturumuna katılmasıdır. Bu durumda eğer Katar Emir'i ve Suudi Kralı arasında bir görüşme ve buluşma gerçekleşirse muhtemelen taraflar arasındaki gerginlik düzeyi bir nebze azalır; buluşma ve görüşme gerçekleşmezse bu da gerginliğin devam etmesi anlamında olacaktır.
İkincisi ise Katar yönetiminin Riyad oturumuna katılmayı kendi çıkarları doğrultusunda görmeyerek zirveye katılmamasıdır. Katar hükümeti Riyada oturumuna katılmamak için güçlü sebepleri vardır. Arabistan Kralı Katar davetiyesini direkt olarak Katar emirine iletmemiştir. Davetiye Fars Körfezi İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri tarafından Katar dışişlerinden sorumlu yardımcı bakana iletilmiştir. Son 18 ayda Katar her şeyden daha çok ülkeler arasındaki ilişkilerde saygıya vurgu yaptığı dikkate alınırsa, görünüşe göre Katar, Riyad oturumuna katılmak için bu tarz davet edilmeye olumlu karşılık vereceği beklenmiyor.
Bu arada Katar, Suudi Arabistan'ın günümüzdeki zayıf konumunun bilincindedir, üstelik Riyad’a yönelik baskıların artmasını da olumlu karşılıyor. Diğer yandan Ali Suud rejimi ile birlikte Birleşik Arap Emirliği, Bahreyn ve Mısır’ın Katar'a karşı davranış ve tutumlarında bir değişiklik gözlenmiyor. Bu doğrultuda Birleşik Arap Emirliği dışişlerinden sorumlu yardımcı bakanı Enver Karkaş yaptığı açıklamada " gerginliğin ancak gizli sebeplerinin bittiği zaman son bulacağını, mevcut şartlarda çözülmesi gereken konunun Katar'ın aşırıcı güçlere desteği ve bölgenin istikrarındaki müdahalelerinin son bulması olduğunu" belirtti.
Bu durum göz önüne alınırsa Katar'ın Riyad'da düzenlenecek olan Fars Körfezi İşbirliği Konseyi zirvesine katılmaması veya Şeyh Tamim'in katılmasından çok, Dışişleri Bakanlığı düzeyinde katılması beklenilebilir.
3. Durumda ise Katar'ın Riyad oturumuna katılmaması ve Petrol ihraç eden ülkeler örgütü OPEC'ten 57 yıl sonra çekildiği gibi Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'nden de çekilmesidir. Katar'ın OPEC’ten ayrılma konusundaki en önemli sebeplerinden biri, Doha'nın Suudi Arabistan'ın önemli rol oynadığı siyasetlerinin gölgesinden kurtulma çabalarıdır. Tabii ki bu durum, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’nde OPEC örgütünden daha çok egemendir.
Bloomberg Bu bağlamda şöyle yazdı: Benzer gerekçeler Fars Körfez İşbirliği Konseyi durumunda iki kattır; özellikle konsey üyeleri arasında Suudi Arabistan ve birleşik Arap Emirlikleri gibi 2 üye, son 18 ayda Arap ülkelerinin Doha ile ilişkilerini kesmek için geniş çalışmalar yürüttüler.
Fakat görünen o ki Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’da 9 Aralık tarihinde düzenlenecek olan Fars Körfezi işbirliği Konseyi'ne katılmak üzere Katar'ın davet edilmesi, iki ülke arasındaki gerginliğin azalmasına sebep olmayacaktır; bu da 18 ay önce başlayan gerginliğin olduğu gibi devam edeceği anlamındadır./