Doha'nın doğu Asya ilişkileri ve Arabistan'ın hüsranı
Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad al-ı Sani, doğu Asya ziyaret turu kapsamında, Perşembe günü Çin'in başkenti Pekin'de Çin cumhuriyeti yetkilileri ile bir araya gelerek görüş teatisinde bulundu.
Şeyh Tamim'in 2 günlük Çin ziyareti, Çin cumhurbaşkanının daveti ile gerçekleşti.
Çin, K. Kore ve Japonya, Doha'nın başlıca ticari ortaklarıdırlar. Çin Doha'nın 3. Büyük ticari ortağıdır, nitekim iki ülkenin 2017 ticaret hacmi yaklaşık 11 milyar dolardı. Katar Emiri Çin ziyaretinden önce K. Kore'de temaslarda bulundu. Üstelik Asya'nın doğusuna yaptığı ziyaret turu kapsamında Japonya'ya gitmeyi de çalışma programında bulunduruyordu.
Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Doha'ya yönelik yaptırımlarının başlamasından beri, Katar Emir’inin doğu Asya'ya yaptığı bu ziyaret, Emirin ikinci ziyaret turudur. Şeyh Tamim daha önce Arap dünyasında yaşanan gerginliğin ardından Ekim 2017'de yani Arabistan liderliğinde 4 ülke ile yaşanan krizden 4 ay sonra doğu Asya ziyareti kapsamında Malezya, Singapur ve Endonezya'ya gitti. Ziyaret kapsamında tahmin edildiği gibi ülkeler arasında stratejik diyalog ve işbirliğe dayalı birkaç önemli anlaşma imzalandı; tabi ki söz konusu anlaşmalar ikili işbirliklerin gelişmesi için yeni ufuklar açtı. Bu olay Arabistan ve müttefikleri tarafından uygulanan yaptırımlara karşı Katar'a daha fazla fırsat tanıdı.
Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır 2017 yılında Katar ile diplomatik ve ticari ilişkileri ile diyalog süreçlerini keserek bu ülkeye bir nevi yaptırım uygularken Katar ile deniz, kara ve hava sınırlarını kapattılar. Söz konusu ülkeler Katar'ı terörizme mali destek vermekle suçluyorlar.
Kendisine yöneltilen suçlamaları şiddetle reddeden Katar ise tüm bunların Katar’ın bağımsızlığını zedelemek bağlamında gerçekleşmekte olduğunu belirtiyor.
Bu arada Fars Körfezi kıyısındaki Arap ülkeleri arasında yaşanan krizde Çin'in yaklaşımı, daha çok Katar'a yakındır ve Doha'nın bağımsız diplomasisi Pekin tarafından ilgi ile karşılanıyor.
Bu arada Al-i Suud tarafından Arap dünyasında başlatılan krizden en çok Arabistan zarara uğramıştır, zira bir yandan Doha'nın kendi bağımsızlığı ve milli egemenliğine vurgusu ile Arabistan'ın Arap dünyası liderliği iddiası çizilirken, diğer yandan da Katar'ın bu davranış örneği diğer ülkelere de bulaşarak onların da Arabistan'a karşı bağımsızlıklarını korumalarına sebep olmuştur. Nitekim Kuveyt ve Umman da önemli oranda aynı siyaseti izlemeye başlamışlardır.
Bu arada Katar da başta doğu Asya ekonomi güçleri olmak üzere dünyada çeşitli ülkeler ile uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilerini geliştirmekle, kendisine uygulanan yaptırımları etkisizleştirme ve uluslararası alanda konumunu güçlendirmeye çalışarak, Arap dünyasında yaşanan ihtilafların ardından kendi ticaret ortaklarının sayısını arttırdı.
Siyasi gözlemciler ekonomi ortaklara çeşitlilik kazandırmayı Katar Emirin doğu Asya’ya yaptığı ziyaretin hedeflerinden olduğuna işaretle, Doha’nın söz konusu bölge ile 2030 yılı kalkınma vizyonunun bir bölümü olarak ekonomi ilişkilerini geliştirmek ve gelecek yıllarda tamamen modern bir Katar’ın oluşması için katkıda bulunmak istediğini belirtiyorlar.
Genel olarak Katar Emirinin doğu Asya bölgesine ziyaretini, onun son yıllarda Afrika ve Latin Amerika’ya yaptığı ziyaretlerine paralel şeklinde değerlendirmek gerekir.
Yaşanan gelişmeler Arabistan ve müttefiklerinin Katar’a karşı ekonomi terörizm siyasetlerinin tamamen yenilgiye uğradığın gösterirken Katarlı yetkililer mantıklı politikalarla Arabistan’ın komplolarına karşı savaşmanın yanısıra tehditleri fırsata çevirip uluslararası ve bölgesel konumlarını pekiştirdiklerini, üstelik Arabistan ve müttefiklerinin de Katar’a karşı ekonomi savaşlarında tamamen başarısızlıklarını seyre durduklarını gösteriyor./