Arap dünyasının Trump’ın Golan kumpasına pasif tutumu
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i127665-arap_dünyasının_trump’ın_golan_kumpasına_pasif_tutumu
ABD Başkanı Donald Trump Pazartesi günü uluslararası yasaları ve BM güvenlik konseyinin kararnamelerini açık bir şekilde ihlal ederek, Suriye devletine ait olduğu halde, korsan İsrail’in işgal altındaki Golan tepeleri üzerindeki hakimiyetini tanıyan bir belgeyi imzaladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 29, 2019 04:14 Europe/Istanbul
  • Arap dünyasının Trump’ın Golan kumpasına pasif tutumu
    Arap dünyasının Trump’ın Golan kumpasına pasif tutumu

ABD Başkanı Donald Trump Pazartesi günü uluslararası yasaları ve BM güvenlik konseyinin kararnamelerini açık bir şekilde ihlal ederek, Suriye devletine ait olduğu halde, korsan İsrail’in işgal altındaki Golan tepeleri üzerindeki hakimiyetini tanıyan bir belgeyi imzaladı.

Ancak Arap dünyasının liderleri Trump’ın haksız uygulamalarına her zaman gösterdiği pasif tepkiyi göstererek sırf sözlü açıklamalarla yetindi ve bu konuda hiç bir pratik harekette bulunmadı.

Amerika Başkanı Donald Trump son bir yılda Arap dünyasına ait olan önemli toprakların iki bölümünü katil rejim İsrail’e hibe etti. ABD Başkanı Trump Aralık 2017’de Filistin’e ait olan Kudüs’ü tam olarak korsan İsrail’e hibe etti ve kendince Kudüs’ü eli kanlı rejimin yeni başkenti olarak kabul ettiğini açıkladı. Trump Mayıs 2018’de de ABD’nin Tel aviv büyükelçiliğini Kudüs’e taşınmasını öngören kararnameyi imzalayarak bir başka cinayete daha imza attı.

Amerika Başkanı Trump en son geçen Pazartesi günü illegal bir karar çerçevesinde Suriye topraklarının ayrılmaz parçası olan işgal altındaki Golan tepelerini kendince İsrail’e hibe ederek Tel aviv’in bu stratejik tepelerin üzerindeki hakimiyetini tanıyan belgeyi imzaladı.

Şimdi ise Arap dünyasının bazı liderleri, Amerika Başkanı Trump’ın bir sonraki adımda katil rejimin işgali altında bulunan Lübnan’ın Şaba ve Kefer Şuba mezralarını da bu rejime hibe etmesinden endişe ediyor.

Amerika Başkanı Trump’ın Suriye’nin Golan tepeleri ile ilgili illegal kararına tepki gösteren Lübnan parlamentosu Başkanı Nebih Berri, Trump’ın hareketini siyonist rejimde erken seçimlerin arifesinde Başbakan Netanyahu’ya siyasi rüşvet niteleyerek şöyle dedi:

Lübnan’ın Şaba ve Kefer Şuba gibi bazı bölgeleri halâ korsan İsrail’in işgalinde bulunduğu düşünülecek olursa, Trump’ın Golan kararı hem Lübnan ve hem diğer Arap ülkeleri için tehlike arzettiği söylenebilir.

Ancak Nebih Berri’nin dile getirdiği bu kaygıya karşın, bazı Arap ülkelerinin liderlerinin Trump’ın Suriye’ye ait olan Golan tepeleri ile ilgili kumpasına gösterdikleri tepki sırf bazı sözlü veya yazılı açıklamalarla sınırlı kalması ve sadece Golan Suriye topraklarının bir parçasıdır, demekle yetinmeleri gerçekten kaygı verici ve düşündürücü bir durumdur. Arap liderler bundan önce de benzer bir tutumu Müslümanların en kutsal kentlerinden biri olan Kudüs hakkında da sergilemeleri, ne Trump’ı ve ne de Netanyahu’yu bir Arap ülkesi olan Suriye’nin Golan tepelerini de İsrail’e ilhak etme kararından vaz geçiremedi. Aslında ABD Başkanı Trump ve korsan İsrail Başbakanı Netanyahu’yu Suriye’nin Golan tepeleri ile ilgili ilhak ve tanıma kararı, Arap liderlerin sergiledikleri pasif tutum ve bu tür komplolara karşı ciddi adım atmamalarından kaynaklanır.

Bu doğrultuda Filistin’in Tahran büyükelçiliği Suriye’nin Golan tepeleri ile ilgili kumpasa gösterdiği tepkide sert bir bildiri yayımlayarak şu vurguyu yaptı: Amerika ve korsan İsrail’in bu tür uygulamalarını sırf seyretmek ve sözlü kanımalarda bulunmak hiç bir soruna çare olmaz. Bunun yerine tüm alanlarda direnişe geçmek gerekir. aksi takdirde facialar bir bir tüm Arap ülkelerinin kapısını çalacağı kesindir.

Bu süreçte ve Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump’ın komplolarına yönelik pasif tutumunda dikkat çeken nokta, Arap dünyasının büyük teşekkülleri olan Arap birliği ve Fars körfezi işbirliği konseyi FKİK gibi teşekküllerin şimdiye kadar bu tür kumpasları görüşmek üzere bir tek oturum bile düzenlememeleridir. Oysa aynı kurumlar son bir kaç yılda defalarca Suriye krizi hakkında oturum düzenlediler ve bir Arap ülkesi olan Suriye’ye karşı tavır sergilediler ve bu ülkenin Arap birliğine üyeliğini Kasım 2012’den itibaren askıya aldılar. Şimdi de Arap birliği bir Arap ülkesine karşı kurulan bu kumpası görüşmek üzere oturum düzenlemek yerine birliğin genel sekreter yardımcısı Hüsam Zaki Suriye’nin Arap birliğine üyeliğinin askıya alınma kararının feshedilmesi yönünde yaptığı açıklamada bunu Arap ülkelerinin onayına ve Suriye yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerini gözden geçirmesine bağlamaya çalıştı.