Suudilerin Trump tarafından tekrar aşağılanmaları
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i131747-suudilerin_trump_tarafından_tekrar_aşağılanmaları
Amerika başkanı Donald Trump, Riyad ve Washington ilişkilerini Amerika’nın bölgesel çıkarlarının yayılması doğrultusunda şekillendirmekte ve aynı zamanda Suudi rejim ile, yüz milyarlarca doları da aşan yüklü anlaşmalarla Amerikalı firmalara yüklü çıkar ve kâr sağladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 24, 2019 12:40 Europe/Istanbul
  • Suudilerin Trump tarafından tekrar aşağılanmaları

Amerika başkanı Donald Trump, Riyad ve Washington ilişkilerini Amerika’nın bölgesel çıkarlarının yayılması doğrultusunda şekillendirmekte ve aynı zamanda Suudi rejim ile, yüz milyarlarca doları da aşan yüklü anlaşmalarla Amerikalı firmalara yüklü çıkar ve kâr sağladı.

Bu bağlamda Trump NBC kanalına verdiği mülakatta Suudi Arabistan’ın zengin bir ülke olduğuna işaretle, bu ülkenin kendini koruma masraflarını karşılaması gerektiğini söyledi.
Trump, “para karşılığında Suudi Arabistan’ı korumanın Amerika’nın batı Asya bölgesinde bulunmasının sebeplerinden biri olduğunu ve Washington’un daha önce bu koruma karşılığında bir şey almamasına rağmen şimdi bu korumadan maddi çıkar sağladığını ve Arabistan’ın kendilerinden 400 milyar dolar alışveriş yaptığını” söyledi.
Trump’a göre Washington’un Fars Körfezi güney bölgesi Arap müttefiklerinin "bedava binme" süresinin sona erdiğini, bu ülkelerin Amerika’nın korumaları için sadece bedel ödemekle kalmayıp çeşitli silah, ticari ve ekonomik anlaşmalarla Washington’un bundan çıkar sağlaması gerektiğini düşünüyor. 
Bu ülkeler özellikle de Suudi Arabistan aslında bölgede kiralık güvenlik hedefindeler, başka bir ifade ile Amerika’nın koruma şemsiyesini, kendilerine ödedikleri ağır bedellerle kurmak istiyorlar. 
Bu bağlamda Trump Suudi Arabistan veliahdı Muhammed bin Salman ile telefon görüşmesinde Suudiler ve müttefiklerini savunma operasyonlarının masraflı olduğuna işaretle, onların bunun bedelini ödemeleri gerektiğinin altını çizdi ve Suudi veliaht da bu konuyu kabul etti. 
Trump’ın Suudi rejime kapsamlı desteklerine rağmen Suudi muhalif gazeteci cemal Kaşıkçı’nın veliaht Muhammed bin Salman’ın emri ile feci bir şekilde parçalanarak öldürülmesi, ayrıca Suudilerin Yemen savaşında insanlık dışı cinayetler işlemesi, kongreyi Suudileri cezalandırmak ve Arabistan’a silah satışını durdurmak için baskıların artmasına sebep oldu. Bu yüzden Trump söz konusu mülakatta Kaşıkçı cinayeti ve Arabistan’ın Yemen’e saldırılarının etkileri ile ilgili yöneltilen soruya cevap vermekten kaçındı ve Yemen’de hali hazırda yaşanan facialardan İran’ı sorumlu tuttu. 
Trump yönetimi İran’ın Fars Körfezi’nde sözde tehditlerinin yoğunlaşması bahanesi ile bölgedeki Arap ülkelerini Amerika'ya daha çok bağlamaya ve yönelmeye teşvik ediyor. Bu bağlamda dışişleri bakanı Mike Pompeo yeni bir bölge turu başlatarak bölgedeki Arap ülkeler arasında İran karşıtı bir birlik oluşturmaya çalışıyor.
Trump pratikte Washington ve Riyad arasındaki ilişkiler düzeyini düşürmek için istekli olmadığını ve Suudi Arabistan ilişkilerinde sırf ekonomik ve ticari çıkarlar temelinde davrandığını gösteriyor. Trump’ın Arabistan ile ilişkilerde sırf dikkate aldığı konu, Suudi rejim ile ekonomi ilişkilerdeki ekonomi çıkarlar, yüklü silah anlaşmaları sayesinde Amerika’da istihdam oluşturmaktır.
Trump bu bağlamda şöyle diyor:

Burada söz konusu bir milyon veya daha fazla iş olanağıdır. Onlar, bizim kullandığımız teçhizattan 150 milyar dolar yüklü alışverişler yapıyor. Parası olmayan ve bizden para yardımı talebinde bulunan ülkelere rağmen Suudi Arabistan Amerikan ürünlerini yüklü miktarda satın alıyor. eğer Amerika Suudi Arabistan’a silah satmazsa onlar Rusya ve ya Çin’den alırlar.
Trump çok açık bir şekilde Amerika yaklaşımının sırf para ve maddi çıkarlar sevdasına dayalı olduğunu söylüyor ve Amerika’nın insan hakları ve özgürlükler konusundaki riyakar sloganlarını gün yüzüne çıkarıyor. Bu slogan, son yıllarda Amerika’nın diğer ülkelere askeri saldırı ve işgal ile savaş başlatması için sık sık kullanıldı. 
Buna rağmen Washington ve Riyad arasındaki ilişkilere karşı muhalefetler giderek artmaktadır. Amerika’nın 2020 başkanlık seçimlerinin bağımsız adayı senatör Barni Sanders son açıklamalarını da bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Sanders şöyle diyor: Amerika Suudi Arabistan gibi acımasız bir diktatör ile ilişkilerini tamamen gözden geçirmesi gerekiyor./