Türkiye'nin Suriye'ye saldırısı; Esad'ın tepkisi , Zarif'in istişareleri
-
İsad
Suriye Cumhurbaşkanı Türkiye tarafından Suriye'nin Kuzey doğusuna yönelik yapılan saldırılara gösterdiği tepkide Suriye'nin TSK'nın bu saldırılarına yanıt vereceğini vurguladı.
Perşembe günü Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Irak Milli Güvenlik müşaviri Faleh El Fayyaz ile Şam'da yaptığı görüşmede ; "Suriye meşru araçlarla Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yaptığı saldırılara yanıt verecektir" dedi. Esad ayrıca sözlerinin devamında Suriye'nin kuzey doğusunda Türkiye ordusunun operasyonlarını açık bir saldırganlık olarak niteledi.
Bilindiği üzere Suriye kürtleri ve PKK ile mücadele doğrultusunda ve Türkiye'nin güvenlik kaygılarının giderilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile Türkiye ordusu Suriye'nin kuzey doğusuna saldırdı.
Türklerin belirttiğine göre Suriye ile Türkiye sınırları güvensiz olduğu için sözkonusu yeni operasyonlar gündeme gelmiştir.Suriye ve Türkiye sınırlarından teröristleri geçişi ve Türkiye'nin kürtler karşısındaki tarihi kaygıları Suriye ile ilgili Türkiye'nin tutumunda iki temeli oluşturuyor.
On yıllarca süren Kürtlerin sorunu ile ilgili defterler açık bırakılmıştır ve teröristlerin geçişi konusunda en çok çözüm üretilmiştir. Örneğin Adana Mutabakatı Türkiye'nin bu hususta kaygılarını gidermede ve iki ülke arasındaki güvensizliği ortadan kaldırmada en iyi kaynak sayılıyor.
Suriye ile Türkiye'nin iki ülke sınırlarında teröristlerle mücadele için ortak işbirliği , İran İslam Cumhuriyeti ve Rusya başta olmak üzere tüm ülkelerin desteklediği bir meseledir. Nitekim bu yolda ilerlemek de Türkiye'nin kaygılarını gidermek için en iyi yöntem sayılıyor.
Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrof perşembe günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek Ankara ile Şam ve Suriye yetkilileri ile bu ülkenin kürt temsilcileri arasında diyalog yollarının oluşmasına vurgu yaparak Tahran ve Moskova'nın böylesi bir iletişimin sağlanmasının kolaylığına yardımcı olmaya hazır olduklarını bildirdiler.
Dışişleri bakanı Zarif ayrıca Suriye dış işleri bakanı Velid Muallim ve Irak dış işleri bakanı Muhammed Ali Hekim ile yaptığı telefon görüşmesinde Suriye'nin kuzey doğu bölgesinin gelişmeleri üzerinde konuşarak bu istişarelerde Suriye'nin toprak bütünlüğü ve Milli egemenliğine saygı konularına vurgu yaptı.
Uluslararası arenada tanınmış bir hükümetin izni olmadan başka bir ülkenin o topraklarda tek taraflı terörle mücadele eylemi, yalnızca Türkiye'nin kaygılarını gidermeye yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki krizi de artıracak.
Terörle mücadele tüm ülkelerin arzusudur ve bu konuda Suriye hükumeti küresel camianın yardımına ihtiyacı vardır bu yüzden Türkiye de bu operasyonlarını Suriye ordusu ile birlikte yapmalıdır.
Her türlü yapıcı işbirliğin sağlanması için ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duymak önceliklerden sayılır, ancak Türkiye Barış Pınarı adlı askeri operasyonları ile bu temel konuyu gözardı etti öyle ki Suriye Cumhurbaşkanı Esad'ın da tepkisini ardından getirdi.
Her halükarda Türkiye ve Suriye sınırlarında her türlü kalıcı güvenliğin sağlanmasının garantörü, Suriye merkezi hükümetinin önemine ve rolüne dikkat etmekten geçer. Beşar Esad hükümeti ile bir anlaşma yapılmadan her hangi bir stratejinin uygulanması Suriye'nin ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğüne aldırış etmemek demektir. Ankara, Tahran ve Moskova, "Astana süreci" müzakerelerinde Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün önemini defalarca vurguladılar.