İsrail’de siyasi çıkmaz ve sonuçları
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i139149-İsrail’de_siyasi_çıkmaz_ve_sonuçları
Korsan İsrail’de Netanyahu ve Beni Gantes’in yeni kabineyi kurmakta başarısız olmaları ve siyonist rejim Cumhurbaşkanının parlamentodan yeni Başbakanı açıklamalarını istemesinin ardından bu rejim görülmemiş bir siyasi krize sürüklendi. Konu hakkında hazırladığımız kısa sohbetimizde bu krizin nasıl ortaya çıktığını ve sonuçlarını gözden geçirmek istiyoruz.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 28, 2019 17:14 Europe/Istanbul
  • İsrail’de siyasi çıkmaz ve sonuçları

Korsan İsrail’de Netanyahu ve Beni Gantes’in yeni kabineyi kurmakta başarısız olmaları ve siyonist rejim Cumhurbaşkanının parlamentodan yeni Başbakanı açıklamalarını istemesinin ardından bu rejim görülmemiş bir siyasi krize sürüklendi. Konu hakkında hazırladığımız kısa sohbetimizde bu krizin nasıl ortaya çıktığını ve sonuçlarını gözden geçirmek istiyoruz.

İşgal altındaki Filistin’de hakim olan şimdiki siyasi kriz iki önemli etkenden kaynaklanır. Birinci etken, siyonist rejimin şimdiki Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun aşırı derecede savaş çıkarma eğilimidir. Netanyahu 2009 yılında İsrail’de Başbakan olduğu günden bu yana 2012’de 8 günlük savaşı, 2014’te 51 günlük savaşı, 2018’de 4 günlük savaşı ve 2019’da da 2 günlük savaşı Gazze şeridine dayattı. Bu yıllarda Gazze şeridini arada bir bombardıman etme durumu da devam etti. Gerçi bu savaşlarda Gazze şeridi ağır can ve mal kaybına uğradı, ancak Filistinli direniş grupları da caydırıcı gücünü takviye etti, öyle ki zaman geçtikçe, Netanyahu’nun Gazze şeridine dayattığı savaşların süresi kısalmaya başladı.

 

Bu sürecin doğal sonucu olarak da Netanyahu kabinesi her seferinde hemen ateşkes önerilerini kabul etmek zorunda kaldı, nitekim Kasım 2018’de kabul edilen ateşkes, Netanyahu kabinesinin dağılmasına ve erken seçime gidilmesine yol açtı. Gerçekte eğer korsan İsrail’de parlamento seçimleri belirlenen tarihte, yani Kasım 2019’da düzenlenmiş olsaydı, Netanyahu’nun zafer kazanması ve kabinesini kurma ihtimali daha yüksekti.

Dolaysıyla Netanyahu’nun Gazze şeridine yönelik savaş çığırtkanlığının en önemli sonucu, siyonist başbakanın siyasi konumunu şiddetle sarsmak ve hatta muhtemelen siyasi hayatına son vermek ve yine büyük ihtimalle mali fesat yüzünden hapsi boylamak olacağı söylenebilir; gerçi Netanyahu bu son durumu engellemek için savcılığa ağır baskı uyguladığı anlaşılıyor. Siyonist rejim savcısı Avihay Mendelbelit 21 Kasım 2019’da yaptığı açıklamada, Netanyahu hakkında suç duyurusunda bulunmaması için Başbakan tarafından tehdit edildiğini belirtti.

İsrail’i saran siyasi krizin ikinci etkeni, bu rejimde kişisel ve parti çıkarlarının kabinenin kurulmasından öncelikli olmasıdır. Siyonist rejim Cumhurbaşkanı, Likud partisi lideri Netanyahu ve mavi beyaz ittifakı lideri Beni Gantes kabineyi kuramayınca, siyonist parlamentodan her türlü siyasi mülahazadan bağımsız olarak yeni Başbakanı belirlemelerini istedi. Bir başka ifade ile siyonist rejim Cumhurbaşkanı yeni kabinenin kurulamamasını siyasi mülahazalara bağladı.

Bu bağlamda ise üç kişinin siyasi mülahazalarına değinmek mümkün. Bunlar Netanyahu, Gantes ve Liberman’dır.

 

Siyonist rejim savcısının belirttiğine göre, Netanyahu rüşvet almak, yolsuzluk, sahte evrak düzenlemek, hile yapmak ve emanete ihanet etmek gibi beş büyük suçla suçlanıyor. Netanyahu yeni kabineyi kurmakta başarısız olunca, mavi beyaz ittifakının lideri Gantes’la ittifaka gitmeye yanaşmadı, zira başbakanlık koltuğunda kalmak ve bu mevkinin siyasi dokunulmazlığından yararlanan mevzi bahis beş suçtan ötürü hüküm giyerek hapse atılmasını engellemek istedi.

 

Öte yandan Beni Gantes de Netanyahu ile ittifak kurmak istemedi, zira başını çektiği mavi beyaz ittifakının seçimleri kazanan taraf biliyordu ve kabineyi kurmak da kendisinin doğal hakkı olduğunu düşünüyordu.

Mavi beyaz ittifakı son erken seçimlerde 33 sandalye ve Likud partisi de 32 sandalye kazandı. Gerçekte Gantes bu hareketi ile bir nevi İsrail anayasasını sorgulamış oldu, zira bu yasaya göre seçimleri kazanan parti değil, parlamentoda 61 milletvekilinin desteğini alabilen ve koalisyon hükümeti kurabilen parti yeni Başbakanı açıklaması ve o da yeni kabineyi kurması gerekiyor.

 

Kasım 2018’de Netanyahu kabinesinden çekilerek çökmesinde önemli rol ifa eden İsrail bizim evimiz adlı siyasi partinin lidere Avigdor Liberman, Nisan ve Eylül 2019 erken seçimlerinden sonra da Netanyahu ve Gantes’in yeni kabineyi kurmakta başarısız olmalarında önemli rol ifa etti. Liberman Netanyahu’nun fesat dosyalarına işaret ederek ve ayrıca başbakanla Ortodoks Yahudilerin askerlik meselesi üzerine anlaşmamakla pratikte radikal sağ hareketin kabine kurmasına mani oldu.

Liberman ayrıca Netanyahu’ya karşı Gantes’le de Arap ortak listenin ona destek vermesi yüzünden koalisyona yanaşmadı. Gerçekte liberman Gantes’le ancak Arap ortak listesinin kabinede yer almaması kaydıyla koalisyona gidebileceğini söyledi, oysa Gantes ancak hem Arap ortak listesi ve hem de Liberman’ın partisinin desteği ile yeni kabineyi kurabiliyordu.

Bundan başka, Netanyahu ve Gantes’in birbiriyle uzlaşamaması ve Netanyahu’nun başbakanlık koltuğunda kalma konusunda ısrarcı olması da Gantes’in yeni kabine kurma çalışmasını sabote etmesine yol açtı, öyle ki bu konu defalarlca Gantes’in açık itirazı ile karşılaştı.

 

Şimdi ise esas soru, işgal altındaki Filistin’i saran bu siyasi krizin nasıl son bulacağıyla ilgilidir.

Birinci adamda siyonist rejim Cumhurbaşkanı İsrail parlamentosunu yeni Başbakanı belirlemekle görevlendirdi. Siyonist rejim yasalarına göre parlamentoda bulunan 120 milletvekilinin çoğunluğu 14 gün içinde kabineye kuracak adayı belirlemesi ve 61 milletvekili de ona güvenoyu vermesi gerekiyor ve Başbakan adayı da 21 günde kabineyi kurmalıdır. Ancak siyonist parlamentoda şimdiye kadar görülmemiş sürtüşme atmosferi ve saflaşmalara bakıldığında bu konuda herhangi bir uzlaşma sağlanmasına ihtimal verilmiyor.

 

İkinci adımda ve siyonist parlamento yeni Başbakanı belirlemekte veya belirlediği Başbakan yeni kabineyi kurmakta başarısız olması durumunda yeniden erken seçime gidilmesi gerektiği anlaşılıyor, ki bu da bir yıl içinde üçüncü erken seçim oluyor. İsrail’de hangi parti oyların yüzde iki kadarını kazanırsa parlamentoya girebiliyor. Yine 120 milletvekilinden en az 61’i yeni başbakana yeni kabineyi kurabilmesi için destek vermesi gerekiyor. Ancak şimdiki şartlara bakıldığında üçüncü erken seçimlerde hiç bir partinin  veya ittifakın 61 sandalye kazanabileceği düşünülmüyor ve bu yüzen Nisan ayından bu yana yaşanan çıkmazın devam edeceği anlaşılıyor.

 

Öte yandan İsrail’i saran bu krizin birçok önemli sonuçları olacağı belirtiliyor. İlkin, mevcut durumun aynı şekilde devam etmesi, işgal altındaki topraklarda siyasi iktidar boşluğuna yol açacak ve bu da siyonist rejimin kalkınma, altyapı ve cari projelerini ciddi bir şekilde sıkıntıya sokacaktır. Zira hali hazırda Başbakan ve diğer siyasi akımlar bu işlerden ziyade seçimleri kazanmayı ve iktidarı ele geçirmeyi düşünmektedir.

İkincisi, mevcut şartların bir başka önemli sonucu, şimdiki Başbakan Netanyahu için doğuracağı sıkıntılardır.

 

Beni Gantes’in kabineye kuramadığını ilan etmesinin bir gün sonra siyonist rejim Cumhurbaşkanı parlamentoyu yeni Başbakanı belirlemekle görevlendiği anda bu rejimin başsavcısı Netanyahu hakkında suç duyurusunda bulundu ve siyonist Başbakanı mali fesat, yolsuzluk ve toplumun güvenini kötüye kullanmakla suçladı. Netanyahu ise hakkında suç duyurusu bir nevi darbe ve sağcı iktidarı devirme girişimi niteledi ve asla başbakanlık mevkiinden çekilmeyeceğini belirtti.

 

Arap dünyasının seçkin gazeteci yazara Abdulbarı Atvan, Netanyahu hakkında yapılan suç duyurusunun ardından yazdığı yazıda, İsrail savcısının kararını Netanyahu’ya verilen siyasi idam cezası niteledi.

Siyaset meseleleri uzmanı Mervan Beşare de El Cezire kanalına verdiği demeçte, İsrail başsavcısının Netanyahu hakkında mali fesat yüzünden suç duyurusunda bulunması, siyasi geleceğini sonlandıracağını belirtti.

Öte yandan İsrail bizim evimiz partisinin lideri Avigdor Liberman da Netanyahu’nun yargılanmasını istedi. Mavi beyaz ittifakının iki numaralı adamı Yair Lapid de Netanyahu’ya yöneltilen suçlamaların artık iktidarın başında bulunmaması gerektiği anlamına geldiğini belirtti.

İş partisi Başkanı Amir Perets de İsrail yüksek mahkemesine bir dilekçe vererek Netanyahu’nun azledilmesini isteyeceğini açıkladı.

Buna göre şimdiki siyasi krizin önemli sonuçlarından biri Netanyahu’nun siyasi hayatının son bulması ve şimdi fesat suçundan hapis yatan eski Başbakanı İhud Olmert’in kaderini paylaşmasından ibaret olduğu söylenebilir.

Üçüncüsü, İsrail’e hakim olan mevcut durumun bir başka sonucu, siyonist rejimde kabinenin kurulamaması, Amerikan patentli Yüzyılın anlaşması adlı şom planı aksatmasıdır. Zira bu planı ilerletmek için İsrail’de siyasi desteği arkasına alan bir başbakanın işbaşında bulunması gerekir. Örneğin, yüzyılın anlaşması adlı planın önemli bir maddesi İsrail ile bölgedeki Arap rejimleri ilişkilerini normalleştirmektir, fakat bu süreç mevcut şartlarda sıkıntıya uğramıştır. Gerçi Amerika işgal altındaki Filistin’de yerleşke inşaatını tanımakla Yüzyılın anlaşmasının uygulanmasında yeni bir adım atmaya çalıştı, fakat bu ırkçı planı İsrail’de kabine olmaksızın yürütmenin çok zor olduğu söylenebilir.