Lübnan yeni başbakanın öncelikleri ve sorunları
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i140237-lübnan_yeni_başbakanın_öncelikleri_ve_sorunları
Lübnan cumhurbaşkanı Michel Aoun, ehli sünnet şahsiyetlerinden ve eski yüksek öğrenim bakanı Hassan Diyab’ı başbakan olarak atayarak kabine kurmakla görevlendirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Aralık 20, 2019 14:35 Europe/Istanbul
  • Lübnan yeni başbakanın öncelikleri ve sorunları

Lübnan cumhurbaşkanı Michel Aoun, ehli sünnet şahsiyetlerinden ve eski yüksek öğrenim bakanı Hassan Diyab’ı başbakan olarak atayarak kabine kurmakla görevlendirdi.

17 ekim tarihinden beri Lübnan geniş çapta halk itirazlarına sahne olmakta. Saad Hariri 29 ekim günü ve halk gösterilerine 13 gün direnmenin ardından görevden istifa etti. Geçen 50 gün içinde ise başbakanlık görevi için bir çok isim gündeme geldi fakat yine de hepsinin arasından Hariri’nin şansı daha yüksekti.

Siyasi grupların Hariri ile ihtilafları, onun teknokrat hükümet kurma vurgusu ve teknosiyasi hükümete muhalefeti ayrıca dış güçlere fazlasıyla bağlı olması, nihayet yeni kabine kurmaktan vazgeçmesine sebep oldu.

Hassan Diyab 128 sandalyeli mecliste 69’unun oyunu alması, direniş koalisyonun zaferi anlamındadır, zira direni koalisyonu kendisine destek veriyordu.

Bu arada Hassan Diyab’ın başbakanlığı ise Hariri’nin zorunlu olarak Lübnan güç yapısından ayrılması demektir. Ayrıca Hariri’nin “istifa, pazarlık ve daha fazla imtiyaz alma” stratejisinin diğer grupların konumu hakkında yanlış hesaplar yaptığını ve de başta Arabistan olmak üzere dış güçlerin sahasında oynamanın sonucu olduğunu gösteriyor.

Bu arada halkın sosyal ve ekonomik taleplerini karşılayabilmek, yeni başbakanın en öncelikleri olmalıdır. Diyab başbakan olarak önceliğinin “şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele” olduğunu söyledi.

Fakat Diyab önemli sorunlarla karşı karşıyadır.

En baştaki sorun, 14 Mart akımı ve özellikle Saad Hariri liderliğindeki el-Mustakbel hareketinin davranışıdır. Parlamentonun önceki oturumuna el-Mustakbel akımına bağlı 44 temsilciden 18’i ve Samir Caca liderliğindeki Hristiyan Lübnan Güçlerinden 15 temsilci oylamaya katılmadı. Yeni başbakanın seçimi konusundaki bu pasif tutum, söz konusu akımların yeni kabinenin kurulmasına eşlik etmeyecekleri ve hatta belki de sorun çıkaracakları anlamındadır.

İkinci sorun, dış baskılar ve muhtemel müdahalelerdir. Diyab’ın direniş koalisyonun desteği ile başbakan seçilmesi nedeni ile Amerika, Siyonist rejim, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri 4’lü ekseninin hem kabinenin kurulma süreci ve hem çalışma döneminde bir çok sabotaj yapacakları beklenmelidir.

Üçüncü sorun ise Diyab’ın ülkede bir çok ekonomi sorunun yansıra halkın Saad Hariri döneminden geriye kalan geniş çapta memnuniyetsizliğinin mirasçısı olmasıdır.

Bu yüzden son iki ayda yaşanan güvensizlikler ve itirazlardan geçiş ve halkın memnuniyetini kazanmak ise Lübnan’da güç erkanların desteği ve zamana ihtiyacı vardır./