Arap Dünyası'nın ırkçı Yüzyılın Anlaşması'na tepkisi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i142269-arap_dünyası'nın_ırkçı_yüzyılın_anlaşması'na_tepkisi
ABD Başkanı Donald Trump 28 ocak tarihinde ırkçı bir plan olan Yüzyılın Anlaşması'nı resmen açıkladı. Muhtelif ülkelerden bu plana tepki geldi. Ancak Arap ülkelerinin tepkisi Filistin'in bir Arap ülkesi olduğu için daha fazla önem arz ediyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 30, 2020 13:09 Europe/Istanbul
  • Arap Dünyası'nın ırkçı Yüzyılın Anlaşması'na tepkisi

ABD Başkanı Donald Trump 28 ocak tarihinde ırkçı bir plan olan Yüzyılın Anlaşması'nı resmen açıkladı. Muhtelif ülkelerden bu plana tepki geldi. Ancak Arap ülkelerinin tepkisi Filistin'in bir Arap ülkesi olduğu için daha fazla önem arz ediyor.

Yüzyılın Anlaşması konusunda her hangi bir mutabakat olmayan Arap Dünyası'ndan gelen tepki ve açıklamaları, 3 kategoride ele alabiliriz.
Birincisi, Filistinlilerden gelen tepkiler ve açıklamalardır. Tüm Filistinliler, bu ırkçı anlaşmaya kesin şekilde karşı çıkarak, "Yüzyılın Anlaşması"nı "Yüzyılın Yalanı" olarak nitelediler, çünkü bu planda Filistinlilere barış ve refahtan hiçbir iz görülmediği gibi, Filistin ülkesi 1967 sınırlarından da küçük hale getirilmiştir.
Bu sebeple, direniş grupları yetkililerinin yansıra, Filistin Özerk Teşkilatı Başkanı Mahmut Abbas da, "Biz bu anlaşmaya baştan beri karşı çıkmışız ve şimdi de karşıyız...binlerce kez hayır, hayır, hayır." diye açıklamalarda bulundu.
2. grup tepkiler ise Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyeleri ile Mısır ve Ürdün'den gelen açıklamalardır. BAE ile Bahreyn resmen bu planı desteklerken, Suudi Arabistan ise zımni şekilde planı destekledi ve bir nevi Filistin'e destek ile Trump yönetimine itaatkarlığını sürdürme arasında afallamış bulunuyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada Yüzyılın Anlaşması'nı desteklerken Suudi Arabistan'ın resmi haber ajansı Kral Selman'ın Mahmut Abbas ile telefonda yaptığı görüşmede, Özerk Teşkilatı Başkanı'na Filistin meselesi ve Filistinlilerin haklarını savunacağı konusunda güvence verdiğini duyurdu.
Katar yönetimi de Yüzyılın Anlaşması'na karşı sarih bir yaklaşım izlemezken Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, 1967 sınırlarında bağımsız bir ülkenin kurulmasıyla Filistinlilerin haklarının koruma altına alınmadan barışa ulaşmanın imkansız olduğunu belirtti.
Umman yönetiminin tepkisi ve bu ülke büyükelçisinin Yüzyılın Anlaşması'nın açıklandığı merasime katılması pek beklenmiyordu. Hatta Umman büyükelçisinin törende Suudi Arabistan'ın Washington büyükelçisinin yerine geçtiği ifade edilebilir.
Mısır Dışişleri Bakanlığı  da Yüzyılın Anlaşması'nı kınamadan, uzlaşma görüşmelerinin yeniden başlamasını isteyerek, bir nevi Yüzyılın Anlaşması'nı zımni olarak desteklemiş oldu.
Bu arada Ürdün'den de Yüzyılın Anlaşması konusunda tek bir ses gelmiyor. Ürdün'ün ABD Büyükelçisi, Yüzyılın Anlaşması'nın açıklandığı merasime katılırken, Ürdün Parlamento Başkanı Atıf el Teravene, Yüzyılın Anlaşması'nı eleştirerek, bu planı "uğursuz" ve açıklanmasını de Filistin meselesi için "karanlık bir gün" olarak niteleyerek, bu anlaşmanın Balfour bildirgesini aratmadığını kaydetti.
Ürdün Parlamento Başkanı bu bağlamda yaptığı açıklamada, ayrıca Yüzyılın Anlaşması'nı tek taraflı bir anlaşma ve İsrail'e bedavadan verilmiş bir hediye olarak değerlendirdi.
3. grup tepkiler ise, bağımsız Arap ülkelerinden gelen açıklamalardır. Irak resmen, Yüzyılın Anlaşması'nı kabul etmeyeceğini duyururken Lübnan hükümeti de bu ırkçı planı reddetti. Bu ülkeler, Kudüs'ün Filistin'in ebedi başkenti olarak görüp, bu kutsal kentin Arap ve İslam kimliğinin korunması gerektiğine vurgu yapıyorlar.
Bu arada, Donald Trump ve Benyamin Netanyahu, Yüzyılın Anlaşması maddeleri ve uygulanması konusunda Arap ülkeleri arasındaki anlaşmazlığı üzerine özel hesap açarken İslam milletlerinin kapasitesini gözardı ediyor, bölgede direniş gruplarının kapasitesi hakkında da doğru dürüst bir değerlendirmeye sahip değiller.
Görünen o ki, Trump ve Netanyahu, Yüzyılın Anlaşması'nı açıklayıp, bazı Arap ülkeleri de onu desteklemiş olsa da, ancak planın hayata geçirilişi, tanıtıldığı kadar kolay olmayacak./