Maliki'nin IŞİD Saldırıları ile İlgili Açıklamaları
Irak eski başbakanı Nuri El Maliki, El Maluma haber sitesine verdiği röportajda IŞİD terör örgütünün 2014 yılı saldırısı ile ilgili açıklamalarında iç komploların, Amerika'nın Irak'ı desteklememesini öbür yandan da İran İslam Cumhuriyeti'nin Irak'ı desteklemesini ve Haşdi Şabi örgütünün IŞİD ile mücadelesi gibi dört etkenin önemine vurgu yaptı.
Nuri Maliki'nin açıklamalarının ilk boyutu IŞİD terör örgütünün Irak'ta iç unsurları ve makamlarının ihaneti ile ülkenin kimi bölgelerini işgal etmesidir. IŞİD terör örgütü Haziran 2014'te Irak'a saldırdı ve Niynova eyaletinin merkezi Musul'u ve ardından da etraf bölgeleri işgal etti. Niynova eyaleti makamlarının komploları sayesinde bu eyalet çok rahat bir şekilde IŞİD'in işgaline geçti ve Irak ordusu da IŞİD'in işgaline hiç direnmedi. Nuri El Maliki ise bu husustaki gerçeklere değinerek IŞİD'in gelmesinin beklendiğini zira Irak ordusunda komploların sayesinde ordunun Musul'dan geri çekildiğini belirtti.
Bu açıklamaların ikinci boyutu Amerika'nın IŞİD terör örgütünü Irak içişlerine müdahale etmek için kullanmasıdır. Amerika 2003 yılında Irak'a saldırdı ve bu sürecin devamında da askerlerini Irak'a yerleştirerek bu ülkeyi işgal etti. Washington ve Bağdat hükümetleri arasında varılan anlaşmalarına göre Amerikan askerlerinin 2011 yılına dek Irak'tan çıkması planlanmıştı.
Halbuki Amerika Irak hükümetlerine baskı yaparak askerlerini bu ülkede tuttu ancak dönemin başbakanı Maliki bu talebe karşı çıktı ve Amerikan askerlerinin büyük bir bölümünün Irak'tan çıkarılmasına zemin hazırladı.
Buna esasen, Hukuk Devleti koalisyonu başkanı Iraklı üst düzey makam olan Maliki, "Amerika dönem savunma bakanının IŞİD ile mücadelede Irak'a destek vermek için kendisinin Irak başbakanı olmaması şartını öne sürdüğünü" söyledi.
Gerçekte Amerika Nuri El Maliki'nin başbakanlığının devam etmesini kendi çıkarları doğrultusunda olmadığını biliyordu. Bu yüzden de Irak'a IŞİD ile mücadelede hiç destek vermedi. Aynı zamanda Amerika zaten IŞİD terör örgütünün Suriye'den Irak'a yüklü bir miktarda silah taşımasını istiyordu.
Maliki'nin açıklamalarının üçüncü boyutu ise Iraklı bir şahsiyetin İran İslam Cumhuriyeti'nin IŞİD terör örgütü ile mücadeledeki etkinliğine vurgu yapmasıdır. Amerika Irak'a IŞİD ile mücadelede en ufak desteği vermekten sakındığı sırada İran İslam Cumhuriyeti Irak hükümetine büyük destekler verdi. Daha önce de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi eski Başkanı, Irak Kürdistan Demokrat Parti-IKDP başkanı Mesut Barzani açık bir şekilde İran İslam Cumhuriyeti'nin, Erbil'in IŞİD ile mücadelede acil destek talebine yanıt veren tek ülke olduğunu söylemişti. İran her daim Irak toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasına vurgu yapmış ve bu siyaseti Irak ile ilgili hep öncelikli olarak görmüştür. Ocak 2020'de terörist Amerikan hükümeti talimatı ile şehit düşürülen İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs gücü Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani de Irak'ta IŞİD terör örgütü ile mücadelede önemli bir payı vardı.
Maliki'nin açıklamalarının dördüncü boyutu da Haşdi Şabi'nin IŞİD terör örgütü ile mücadeledeki etkinliğidir. Irak'ın IŞİD terör örgütü tarafından işgalinin ardından Iraklı büyük merci Ayetullah Sistani'nin halk gönüllü güçleri birliklerinin oluşturulmasına dair fetvası, Haşdi Şabi'nin oluşması için zemin hazırladı.
Irak ordusunun işlevsizliğinin ispatlandığı bir sırada Haşdi Şabi örgütü ve komutanları IŞİD ile mücadelede ve sonuçta Irak toprak bütünlüğünün korunmasında etkin rol oynadı. Hukuk Devleti koalisyonu başkanı, Haşdi Şabi'nin bu önemli rolüne değinerek şöyle dedi: "Haşdi Şabi'nin bekası Irak'tan komploların uzak tutulmasının tek garantisidir."/