Beyrut Patlamasının Etkileri
Medya organlarınca Hiroşima ve Nakazaki'nin Amerika tarafından İkinci Dünya Savaşında nükleer bombardımanlarına benzetilen Lübnan'ın Başkenti Beyrut limanındaki patlamanın sebebi bir yana bu küçük ve önemli Batı Asya ülkesi için ciddi sonuçları olacağı söylenmelidir.
Geçen akşam Beyrut limanı depolarının birinde yaşanan patlamanın sebebi ve faili daha belirlenmemiştir. Geçen akşamki patlama kasıtlı veya kasıtsız, ihmal veya sabotaj, insani veya doğal kaynaklı, yerli veya yabancı failli konuları bir yana, Lübnan için uzun süreli ağır sonuçları olacağı biliniyor.
Lübnan Hizbullah Hareketi patlamanın ardından bir bildiri yayımlayarak şu açıklamada bulundu:
"Bu acı verici felaket ve benzeri görülmeyen yıkımı ve farklı insani, sağlık, toplumsal, ekonomik gibi alanlarda tehlikeli etkileri, tüm Lübnanlıları ve siyasi grupların dayanışma ve birlikteliği ayrıca bu acı olayın elemlerini geride bırakmak için ortak eylemi zaruri kılmıştır."
Beyrut infilakının ilk somut ve önemli sonucu büyük insani kayıplardır. Verilere göre patlamada en az 100 kişi hayatını kaybederken 4 bini aşkın kişi de yaralanmıştır. Bu rakamların artmasından endişe ediliyor. İnsanların ölmesi ve yaralanmasına ilaveten bu büyük patlama Lübnanlı vatandaşlara psikolojik etki de bırakacağı kesindir. Çünkü Lübnan halkı yakınlarını ve vatandaşlarını kaybetmelerinden ve diğer yandan da başkentlerinin önemli bir kısmının yıkılmasından dolayı ruhsal ve psikolojik baskılar altında da kalacaklardır.
Bu büyük patlamanın ikinci ve önemli etkisi de ekonomi alanında ufak bir nükleer patlamayı akıllara getirmesidir. Hassan Diyab hükümeti için güvenlik sorunları bile yaratan mevcut Lübnan'daki durumun yan etkileri ekonomi alanındadır. Kimi Lübnanlı medya organlarının raporlarına göre ülkedeki Batı yanlısı hareket 20 milyar doları aşkın büyük bir meblağı kısa sürede ülkeden çıkarmıştır. Bu durum da Lübnan milli parasının değerinin yüzde 70 kadar düşmesine neden olmuştur.
Şimdi, mevcut patlama Lübnan'ın ekonomik sorunlarını arttırmış ve Hassan Diyab hükümetinin sorunları da kaça katlamıştır.
Guardian Gazetesi ise bu husustaki değerlendirmesinde şöyle yazıyor: "Lübnan'ın tükettiği buğdayın yüzde 90'ı ithaldir. Bunların çoğu ise bu patlamanın kalbindeki bölgede yer alan depolarda tutuluyordu. Buna rağmen son bir kaç ayda Lübnan'da besin ve gıda maddelerinin fiyatı yüzde 80 kadar arttı."
Lübnanlı El Ahbar gazetesi ise bu hususta şöyle yazdı: " Beyrut limanına giren ticari mallar Lübnan'a ithal malların yüzde 70'inden fazlasını teşkil etmektedir. "
İran'ın eski Lübnan büyükelçisi ise bu patlamanın ekonomik yan etkileri ile ilgili şöyle diyor: "Bu patlama, Lübnan'ın bölgedeki buğday depoları ve rezervlerine ağır hasar verdi. Belki de bu limanda bulunan buğday depolarının yüzde 90 kadarı yok olmuştur. Bu bizzat Lübnan hükümetinin, halkının geçiminde ciddi sorunları giderme yollarını düşünmesini icap ediyor. "
Buna ilaveten Beyrut limanındaki kurum ve kuruluşlar, evler, ticari mekanlar ve merkezlerin yeniden yapımı için de yüklü paralara ihtiyacı vardır. Bu da mevcut Lübnan ekonomisinin kapasitesini aşan bir husustur.
Beyrut patlamasının üçüncü sonucu ise siyasete yapacağı etkidir. Tabii Lübnan Hükümeti yaşanan patlamada her hangi bir rolü olmamış, ancak bu patlama yine de Hassan Diyab hükümetine yönelik baskıları arttıracaktır.
Diyab hükümeti 6 aylık görev süresince iç ve dış muhaliflerin ağır baskıları altında kalmış ve devrilmeye bile çalışılmıştır. Bu doğrultudaki son adım da Lübnan dışişleri bakanı Nasıf Hatti'nin istifa etmesi idi. Şimdi de muhalifler halka indirilen bu ruhsal darbeyi suiistimal ederek Diyab hükümeti aleyhine psikolojik baskıları da arttıracaktır./