Seyyid Hasan Nasrullah'ın 33 Günlük Savaşın 14'üncü Zafer Yıldönümündeki Konuşması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i151694-seyyid_hasan_nasrullah'ın_33_günlük_savaşın_14'üncü_zafer_yıldönümündeki_konuşması
Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah Cuma akşamı Lübnan Direniş hareketinin 2006 yılında yaşanan 33 Günlük Savaşta Siyonist Rejim İsrail ordusuna karşı çaldığı galebenin 14'üncü yıldönümü dolayısı ile konuşma yaptı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 16, 2020 00:55 Europe/Istanbul
  • Seyyid Hasan Nasrullah'ın  33 Günlük Savaşın 14'üncü Zafer Yıldönümündeki Konuşması

Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah Cuma akşamı Lübnan Direniş hareketinin 2006 yılında yaşanan 33 Günlük Savaşta Siyonist Rejim İsrail ordusuna karşı çaldığı galebenin 14'üncü yıldönümü dolayısı ile konuşma yaptı.

Seyyid Hasan Nasrullah'ın bu konuşması farklı eksenlerin etrafında  yapıldı.  

İlk eksen   2006 yılında yaşanan 33 Günlük savaşın sonuçları ve hedefleri hakkında idi.  Seyyid Hasan Nasrullah açısından  2006 savaşı Siyonist Rejim tarafından hayata geçirilen Amerika'nın  kararı idi. Çünkü Amerika bu savaş vesilesi ile   Büyük Ortadoğu projesini hayata geçirmek istiyordu. Buna rağmen  savaşın sonucu  Büyük Ortadoğu Projesinin yenilgiye uğratılması idi.  Gerçekte Siyonist Rejim İsrail'in  2006 yılında yenilmesi  Amerika'nın sözde Büyük Ortadoğu Projesinin de yenilgiye uğratılması anlamına geliyordu. Çünkü  bir yandan Hizbullah Hareketi ve İran İslam Cumhuriyeti engeli aşılmadı bir yandan da  bu savaşın ardından Direniş ekseni git gide güçlendi ve günümüzde Batı Asya'yı direniş ekseni olmadan düşünmek imkansız hale geldi. 

  Lübnan Hizbullah Hareketi liderinin  konuşmalarının ikinci önemli ekseni ise   33 Günlük savaştaki direniş ekseninin zaferinin  Amerika'nın  Hizbullah hareketine darbe indirmek için başka araçlara baş vurmasına neden olması idi.  Hizbullah aleyhindeki yaptırımlar da bu doğrultuda idi. Burada önemli olan nokta   Amerika'nın 2006 yılında  Hizbullah'ı yok etmek istemesi ancak mevcutta bu İslami direniş hareketinin Lübnan'daki  iktidar yapısındaki gücünü azaltmak istemesidir.   Başka bir ifade ile   Washington Lübnan Hizbullah Hareketinin varlığını kabul etmek zorunda kaldı.  Ancak yine de Hizbullah hareketinin  gücünün artmasını engellemek ve mevcut gücünü de azaltmak istiyor. 

Hizbullah hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmalarının üçüncü önemli ekseni ise  Hizbullah'ın  Siyonist Rejim İsrail'e karşı misillemede bulunması zaruretidir.  Siyonist Rejim İsrail  4 Ağustos Beyrut patlamasından önce  savaş uçaklarının Şam etrafına yaptığı saldırıda  Hizbullah üyesi  Ali Kamil Muhsin'in şehadeti dolayısı ile Hizbullah'ın misilleme saldırısından dolayı panik içerisindeydi.   Siyonist Rejim İsrail ve hamileri Beyrut patlamasının ardından  Lübnan'ın büyük hasarlar gördüğünden dolayı   Hizbullah'ın  intikamdan  ve misillemeden vaz geçtiğini düşünüyor.  Ancak Seyyid Hasan Nasrullah    yaptığı bu konuşmasında   bir kez daha Siyonist Rejim İsrail'den Hizbullah'ın üyesini şehit düşürmesinden dolayı intikam alınmasına vurgu yapıp  aynı zamanda Beyrut patlamasının da  rastgele bir olay sonucu ortaya çıkmasından kuşkulu olduğunu   Siyonist Rejimin bu patlamada elinin bulunabileceğinden söz etti.  Buna esasen Lübnan Hizbullah hareketi lideri  kesin bir şekilde  İsrail'in Beyrut patlaması ile bir alakası olması halinde  Hizbullah'ın da bu cinayete karşı sessiz kalmayacağını ve Telaviv'e bu cinayetin karşılığını ödeteceğini vurguladı. 

 

Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasının dördüncü ekseni ise  BAE'nin Siyonist Rejim İsrail ile yaptığı anlaşmaya tepkisi idi.  Abu Dabi ve Telaviv  13 Ağustos Perşembe akşamı  bu anlaşmaya tepki olarak  BAE ve birkaç Arap rejimi  Amerika'nın bölgedeki  uşağı adlandırıp  bu tür anlaşmaların aslında şoke edici olmadığını belirtti.  Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasında bu konuya dair iki önemli husus göze çarpmaktadır.  İlk olarak  BAE'nin Siyonistler ile anlaşmaya varmasının  Abu Dabi'nin Trump'ın seçim kampanyasına siyasi uşaklığı ve hizmetkarlığı sayılmasıdır.  İkincisi de  Amerika'nın bu anlaşma sayesinde  Fars Körfezi çevresi  Arap rejimlerinin sütlerini  sağmaya devam etmek istemesidir. 

Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasının son ekseni ise  Hassan Diyab'ın Lübnan başbakanlık koltuğundan istifa etmesi idi.  Seyyid Hasan Nasrullah    muhaliflerin Hassan Diyab'ı yerinden etmesinden amaçlarının   iç savaşın meydana getirilmesi olduğunu belirtti. Ancak bu şom hedef gerçekleşmedi. Seyyid Hasan Nasrullah   Lübnan'da ulusal birlik hükümetin kurulması fikrini destekleyip   tarafsız hükümet kurulma fikrine karşı çıkıp bunun sırf zaman öldürmek için gerçekleştirilmek istendiğini belirtti.