İran’ı suçlamak; ABD ve FKİK’in ortak stratejisi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i15199-İran’ı_suçlamak_abd_ve_fkİk’in_ortak_stratejisi
Son zamanlarda İran’ın bölge ülkelerine müdahale ettiği iddiası, Arabistan’ın entrikaları ile beraber bölgede bazı Arap rejimlerin ortak stratejisine dönüştüğü gözleniyor. Bu tür hareketlerin devamında Bahreyn ve diğer bazı Arap emirliklerinin yetkilileri son günlerde benzer açıklamalarda bulundu.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 27, 2016 19:37 Europe/Istanbul
  • İran’ı suçlamak; ABD ve FKİK’in ortak stratejisi
    İran’ı suçlamak; ABD ve FKİK’in ortak stratejisi

Son zamanlarda İran’ın bölge ülkelerine müdahale ettiği iddiası, Arabistan’ın entrikaları ile beraber bölgede bazı Arap rejimlerin ortak stratejisine dönüştüğü gözleniyor. Bu tür hareketlerin devamında Bahreyn ve diğer bazı Arap emirliklerinin yetkilileri son günlerde benzer açıklamalarda bulundu.



Son zamanlarda İran’ın bölge ülkelerine müdahale ettiği iddiası, Arabistan’ın entrikaları ile beraber bölgede bazı Arap rejimlerin ortak stratejisine dönüştüğü gözleniyor. Bu tür hareketlerin devamında Bahreyn ve diğer bazı Arap emirliklerinin yetkilileri son günlerde benzer açıklamalarda bulundu.


Bahreyn kralı Hamd bin İsa Al-i Halife ve Fas kralı 6. Muhammed, İran’ı Bahreyn ve FKİK üyesi diğer bazı ülkelerin içişlerine karışmak ve ayrıca teröre destek vermekle suçladı. Benzer bir iddia Salı günü Bahreyn kralı ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin Kahire görüşmesinde yeniden gündeme geldi. Bahreyn kralı görüşmede ayrıca bölgede tehditlerle mücadele olarak tabir ettiği durum için ortak Arap ordusunun kurulmasını desteklediğini belirtti.


Aslında bu tür açıklamalar, geçtiğimiz 22 Nisan günü ABD Başkanı Obama ile FKİK liderlerinin düzenlediği oturumda ilk kez görücüye çıkan uzun vadeli stratejik bir planın başlangıcı sayılır. Planın bir bölümünde bu stratejik ortaklığın bölgede güvenlik şartlarını iyileştirmek ve istikrarı sağlamaya yönelik karşılıklı yükümlülüklerin çerçevesinde olduğu belirtildi.


Son bir yılda bu bağlamda Amerika ve FKİK üyeleri arasında bakanlar düzeyinde bir kaç oturum düzenlendi ve yine Camp David zirvesinde verilen sözlerin yerine getirilmesi için de onlarca ikili görüşme yapıldı.


Geçen yılın Mayıs ayında düzenlenen Camp David zirvesinde Amerika ve FKİK’teki ortakları Arabistan, BAE, Kuveyt, Umman, Katar ve Bahreyn bölgesel sorunları çözmek için daha güçlü bir stratejik ortaklık kurulması yönünde karar aldı. Öte yandan Amerika ve FKİK savunma Bakanları da 20 Nisan tarihinde Riyad’da düzenledikleri oturumda daha fazla güvenlik ve işbirliği yönünde  uygulamalara vurgu yaptı.


Riyad oturumunda onaylanan planda FKİK özel kuvvetlerinin kurulması ve ABD ordusu tarafından eğitilmesi gibi konular yer aldı. Bu plan Amerika’ya bölgedeki askeri varlığını sürdürme şansı tanıyor.


Aslında Amerika ve FKİK üyeleri arasında bölgedeki güvenlik sorunları bahanesi ile gelişen bu işbirliği süreci, şimdi de İran’ın füze savunma gücüne karşı ortak bir tutum ekseninde odaklanıyor. Buna göre Amerika yönetimi FKİK ülkelerine, İran’ın özellikle balistik füze gücüne karşı konseye üye olan ülkelerde erken uyarı sistemini konuşlandırma konusunda güvence verdi ve böylece sözde İran tarafından gelen bölgesel tehditlerle mücadelede bu ülkelere yardımda bulunacağını belirtti.


Aslında FKİK ülkeleri ve özellikle Arabistan ve Bahreyn’deki despot rejimler bölgesel politikalarında işledikleri art arda hatalar yüzünden şimdi bir çok sorunla karşı karşıyalar. Bu yüzden bu iki rejim şimdi bu sorumlulukları üzerlerinden atmak ve İran İslam cumhuriyetini bu sorunlardan sorumlu tutmak sureti ile kamuoyunu gerçeklerden saptırmaya çalışıyor.


Bu tür iddiaları üretme sürecinde dikkat çeken anahtar nokta ise Arabistan’ın bölgede başını çektiği ayrışma politikasının sürdürülmesidir.


Bugün Arabistan rejimi askeri müdahale meselesinden yararlanarak ilkin askerlerini Bahreyn’e gönderdi ve burada Bahreyn halkının medeni ve barışçıl itirazlarını bastırmaya başladı. Arabistan daha sonra da Yemen’e karşı askeri operasyonlara başladı. Suud rejimi aynı zamanda Irak ve Suriye topraklarında cinayet işleyen tekfirci terör örgütlerine silah ve para desteği vererek bölgeyi bir dizi krizlere ve yıkıcı tehditlere doğru sürükledi. Ancak ne var ki bu tür politikalar ne Arabistan’a ve ne de başkasına yardımcı olacaktır. Bu tür politikalar ancak bölge şartlarını daha da karmaşık hale getirerek Amerika ve korsan İsrail’in bölgesel hedeflerini daha kolay bir şekilde gerçekleştirmelerine katkısı olacak ve her halükarda bu askeri – güvenlik stratejisinin kaybeden tarafı FKİK üyeleri ve özellikle Arabistan olacaktır.015