İsmail Haniye'nin Beyrut Ziyareti
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i152806-İsmail_haniye'nin_beyrut_ziyareti
Filistin İslami Direniş Hareketi Siyasi Hareketi Büro Başkanı İsmail Haniye'nin Beyrut'a bir haftalık ziyareti direniş ekseni için önemli kazanımları da beraberinde getirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 08, 2020 04:02 Europe/Istanbul
  • İsmail Haniye'nin Beyrut Ziyareti

Filistin İslami Direniş Hareketi Siyasi Hareketi Büro Başkanı İsmail Haniye'nin Beyrut'a bir haftalık ziyareti direniş ekseni için önemli kazanımları da beraberinde getirdi.

İsmail Haniye geçen Salı günü  Beyrut'a gitti.  Haniye bu ziyaretinde Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun, Lübnan Parlamento başkanı Nebih Berri ve  Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri  Seyyid Hasan Nasrullah ile görüştü.   Filistin İslami Direniş Hareketi siyasi bürosu başkanı Haniye, geçen Perşembe günü   14 Filistinli grup  makamları  ve genel sekreterleri  oturumuna katıldı.  Burada önemli olan soru  İsmail Haniye'nin Lübnan'a yaptığı ziyaretin  kazanımlarının neler olması idi? 

Görünen o ki Haniye'nin bir haftalık ziyaretinin ilk getirisi  Filistinlilerin  Filistin'e karşı komplolar ile mücadelede kenetlenmesi ve birliğine vurgu yapılması idi.  Siyonist Rejim İsrail  her daim  Filistinliler arasındaki ihtilaflardan  yararlanmış ve barış ve savaş ikilemini körüklemeye çalışmıştır. 

Bu yüzden Siyonist Rejim İsrail ve Batılı hamileri   ayrıca kimi uzlaşmacı  Arap ülkeleri  FETİH hareketini desteklemelerinin yanı sıra  Filistin Özerk Teşkilatını  resmi güç ve hareket olarak tanıyor buna karşı ise  Filistin İslami Cihat hareketini ve HAMAS'ı   savaştalep gruplar olarak tanıtıp  bu grupların Gazze Şeridi'ndeki  insani faciadan sorumlu olduklarını öne sürüyor.  Bu ikilem yani barış ve savaş ikilemi ise Siyonist Rejim İsrail'i Filistin karşı hedeflerinde isteklerine yaklaştırmıştır. Bu çerçevede Amerika da sözde Yüzyılın Anlaşması çerçevesinde bu ikilemi körüklemeye çalışarak özel hesaplar içerisine girmiştir. 

  Haniye'nin Beyrut ziyareti,  Mahmut Abbas liderliğinde  Filistinli grupların oturum düzenlemesi ve  bu grupların   ulusal birlik hükümetinin kurulmasına vurguları  Ramallah'ta ve Gazze Şeridi'nde bulunan Filistinli grupların   mevcut hassas durumu kavradıklarını  ve komplolar ile mücadele etmekte kararlı ve azimli olduklarını gösteriyor. Bu doğrultuda ise İsmail Haniye şöyle bir açıklamada bulunmuştur:" Ulusal Birlik Hükümeti  Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde   Filistinliler arasındaki ihtilafların sonlanması için bir kapı sayılan kimi görevler üstlenecektir.   Bu hükümetin görevi  Batı Şeria'da özerk  teşkilata bağlı kurumları bütünleştirmek, parlamento, cumhurbaşkanlığı ve ulusal konsey seçimleri için koşulları hazırlamak,  Gazze Şeridi aleyhindeki  dayatılan kuşatmayı sonlandırmak ve Siyonist planları ve İsrail ile  Batı Şeria'da mücadele etmektir. "

  Haniye'nin Lübnan'a ziyaretinin ikinci önemli getirisi ise   direniş ekseninin  Siyonist Rejim komploları ile mücadeledeki  yaklaşımı daha da belirginleştirmesi ayrıca uzlaşmacı Arap ülkelerine bağımlılığın sonlanmasının açıkça ifade edilmesidir.  Buna esasen   Filistinli grupların Beyrut'taki sonuç bildirgesinde   Oslo anlaşmasından kurtulmak  ve direniş yaklaşımına baş vurmak, ayrıca Filistin Kurtuluş Örgütünce Siyonist Rejimin tanınmasının sonlanması  amacı ile  kapsamlı ulusal bir programın hazırlanması  şıkına vurgu yapıldı. 

 Haniye'nin Lübnan'a ziyaretinin üçüncü önemli ve stratejik sonucu ve getirisi ise Filistinliler ve Lübnanlıların  direniş ekseni aleyhindeki komploları ile mücadelede birleşmeleri ve oybirliğine varmalarıdır.   Haniye bu ziyaretinde  Lübnan'ın resmi makamlarının yanı sıra  kimi dini ve siyasi şahsiyetler ile de görüştü.  Haniye'nin Seyyid Hasan Nasrullah ile görüşmesi bu ziyaretin önemini kat kat arttırdı.  Bu görüşmeler aslında Haniye'nin  Beyrut ziyaretinde   Filistin ve Lübnan direnişçileri arasında koordinasyon ve birlik sağlayabildiğini bunu güçlendirilebildiğini göstermiş oldu.   Bu da stratejik bir başarı hesaplanmalıdır.  Bu stratejik başarı ve getiri ise  Siyonist Rejim İsrail ve  uzlaşmacı Arap ülkeleri için  ağır sonuçlar doğuracaktır.