İşgal topraklarında siyasi deprem hakkında uyarı
İşgal edilen Filistin topraklarında protestolar devam ederken, Siyonist rejim başkanı İsrail duvarlarının sarsıldığını itiraf ederek güçlü ve tehlikeli bir kriz konusunda uyarıda bulundu.
İsrail eşi görülmemiş çok sayıda iç sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.
İlk zorluk, hükümet içi anlaşmazlıklar ile ilgilidir. Benyamin Netanyahu'nun kabinesi, üç tur seçimlerden sonra nihayet tuhaf bir şekilde rakiplerin katılımı ile kuruldu.
Dünya sisteminde daha az rastlanan 18 aylık bir rotasyonla Başbakanlık görevinin Benyamin Netanyahu ve Benny Gantz arasında bölünmesi garip bir mevzudur.
Kısa bir süre sonra, Savaş Bakanı Benny Gantz'ın alternatif bir kabine olasılığını duyurmasıyla kabine içindeki bölünmeler ortaya çıktı. Son on yıldır başbakanlık görevinde olan Benyamin Netanyahu, hiç bir eleştiriyi kabul etmezken üstelik eleştirmenlerin görüşünü de göz ardı etmekte.
Netanyahu hedeflerini yalnızca dış politikada, özellikle de Arap ülkeleriyle ilişkileri normalleştirme planı aracılığıyla ilerletmeye çalıştı. Buna ilaveten, müttefikleri ile birlikte, on yıllık iktidar döneminde, yasama ve yargıya yoğun bir şekilde müdahalede bulundu ve bu mesele iki güç arasında bir anlaşmazlık kaynağı haline geldi.
İşgal altındaki topraklarda bu güç kavgaları o kadar büyük ki bazı analistler bunlardan "iç savaş" olarak söz ediyor. Bu durumda Siyonist rejim elebaşı Rowan Rivlin, geçen haftanın sonlarında sözde Yahudi devletinin duvarlarının sarsıldığını itiraf ederek, işgal altındaki topraklarda üç erk arasında artan gerginlik ve yapıcı eleştiriye ihtiyaç duyulduğu konusunda uyarıda bulundu.
Bir diğer büyük zorluk da işgal altındaki Filistin topraklarında kabinenin işlevsizliğidir. Bu işlevsizlik, özellikle korona salgınından sonra daha da artarak daha çok belirgin hale gelmiştir. Son verilere göre, işgal altındaki topraklarda bugüne kadar 315 binden fazla kişiye korona bulaştı ve 2 bin 550'den fazla kişi virüsten hayatını kaybetti.
Benyamin Netanyahu'nun kabinesi korona salgınıyla mücadelede başarılı olamadı ve bu mesele kabine içindeki bölünmelerle birlikte özellikle ekonomik alanda halkın sorunlarını daha da arttırdı. Korona salgını, işgal altındaki Filistin topraklarında işsizliği artırdı. Buna göre, işgal altındaki topraklarda halkın haftalık protesto eylemleri son aylarda Netanyahu kabinesi için üçüncü zorluğu teşkil etmiştir. İşgal altındaki topraklarda düzenlenen gösterilerin üzerinden on dokuz hafta geçiyor ve koronanın bulaşıcı ve salgın olmasına bakılmaksızın protestocuların sayısı her hafta artmaktadır.
Benyamin Netanyahu'nun İsrail rejimi Başbakanı görevinden alınması protestocuların asıl talebidir.
Halk, Netanyahu'nun kullanma tarihinin sona erdiğini vurgularken, Netanyahu'nun yolsuzluk dosyalarından dolayı ve yargılanmaktan kaçmak için başbakanlık görevine devamını vurguladığına ve bu yüzden de kamu yararını görmezden geldiğine inanıyorlar.
Bu önemli sorunların yanısıra bazı zorluklar da Netnyahu kabinesini tehdit ediyor. İşte tüm bunlar göz önüne alındığında, kimi insanlar İsrail'in siyasi bir depremin eşiğinde olduğuna inanıyor.
Deprem, koalisyon hükümetinin erken çöküşü veya Netanyahu'nun devrilmesi ve rejimin yeniden siyasi bir çıkmaz dönemine girmesi olabilir./