Lübnan’da kabinenin kurulmasındaki zorlu süreç
Lübnan’da cumhurbaşkanı Michel Aoun ve başbakan Saad Hariri’nin kabinenin kurulmamasına karşı tepkileri, ülkede kabinenin kurulma gelişmelerinin zorlaşarak karmaşık hal aldığını gösteriyor.
Ekim 2020’den itibaren Saad Hariri kabineyi kurmakla görevlendirildi fakat 5 ayın geçmesine rağmen kabine kurulmazken üstelik bu bağlamda ufukta her hangi bir ışık da görülmüyor. En son gelişmede Michel Aoun başbakan Saad Hariri’yi davet ederek, kabineyi kuramıyorsa, görevden çekilmesini istedi. Buna karşılık Saad Hariri de Çarşamba gece Aoun’un bildirisinden bir saat aradan yayınladığı bildiri ile Aoun’u hükümetin kurulma sürecini geciktirmekle suçlamakla kalmadı üstelik Michel Aoun’dan eken cumhurbaşkanlığı seçimleri için hazırlık yapmasını istedi.
Bu tepkiler Lübnan’da kabine kurma sürecinin çıkmaza girdiğini gösteriyor. İlk bakışta kabinenin kurulmamasına Aoun ve Hariri’nin siyasi davranışlarının sebebiyet verdiği düşünülebilir. Hariri geçen gün resmen Parti dışı uzmanlardan hükümet kurma konusuna vurgu yaptı. Ayrıca son 5 ayda 16 kez cumhurbaşkanı Michel Aoun ile kabinenin kurulması konusunda istişarede bulunduğunu belirtti. buna karşılık Aoun da Saad Hariri’yi güçlü olmamakla suçladı.
Diğer yandan Saad Hariri Lübnanlı gruplar ve partilerin kotalarının dikkate alınmayacağı bir kabinenin kurulmasında ısrar ediyor. Tabi ki bu tutum Lübnan’da siyasi örf ve yasaları ile uyuşmuyor zira bir yandan Saad Hariri mecliste en büyük fraksiyonun temsilcisi değil ve diğer yandan da Lübnan’da güç paylaşımı her zaman mezhep ağırlıklarına göre Ehli Sünnet, Şiiler ve Hristiyanlar arasında belirli kapasite ile paylaşılmıştır. Bu yüzen Michel Aoun Saad Hariri’nin Parti dışı bir hükümet kurma amacına muhalefet ediyor.
Her ne kadar Michel Aoun ve Saad Hariri arasında kabine kurma konusu içinden çıkılmaz hale geldiyse de bu çıkmazın temelini Lübnan’ın dışında aramak gerekiyor. Lübnan’da benzer şartların yaşanmasındaki başlıca sebep, direniş ekseni konusunda bölgesel ve bölge dışı güçlerin çatışmalarına dayanıyor.
Suudi Arabistan, Amerika, Birleşik Arap Emirlikleri ve siyonist rejim İsrail özellikle son 10 yılda bölgede başta Lübnan Hizbullah’ı olmak üzre direniş eksenini yok etmek veya en azından zayıflamak için çok çalıştılar. Bu çalışmalar hem siyasi ve hem askeri alanda gerçekleşti fakat istenilen sonuca ulaşmazken üstelik direnişi daha da güçlü ve düzenli hale getirdi.
Bu yüzden Saad Hariri söz konusu 4’lünün baskısı altında onların Lübnan’daki dayatılan reçetelerini uygulamaya çalışıyor. Amerikalılar Saad Hariri’nin kabine kurma görevinin başından itibaren Hizbullah’ın katılımı veya nüfuzu ile kabine kurması halinde önce Washington’un Lübnan’a mali desteklerinin tümünü özellikle de sağlık alanındaki yardımları keseceklerini, daha sonra da Amerika hazine bakanlığı tarafından hiçbir sebep olmazken yaptırıma tabi tutulan Lübnan Özgür Yurtsever Hareketi lideri Cebran Basil kaderini paylaşacağı tehdidinde bulundular.
Buna göre Saad Hariri önceki dönemde olduğu gibi istenilen eksende yani Hizbullah’ın yer almayacağı bir hükümet kurma bağlamında çalıştı ve siyasi partilerin yer almadığı teknokrat bir hükümet kurma meselesi de bu doğrultuda gündeme alındı.
Mevcut şartlar ve dün akşam Lübnan cumhurbaşkanı Michel Aoun ve başbakan Saad Hariri’nin karşılıklı olarak birbirinin aleyhine yayınladıkları bildiriler ardından görünüşe göre Lübnan’da kabinenin kurulma çıkmazı, olduğu gibi devam edecektir./