Sahte rejimde Netanyahu’nun sonu mu yoksa çıkmazın devamı mı?
İşgal altındaki Filistin topraklarında kabinenin kurulması için Benyamin Netanyahu’ya tanınan 28 günlük süre biterken Netanyahu yeni kabineyi kurmakta başarısız kaldı.
Netanyahu’nun başarısız kalması ile iki önemli soru gündeme geliyor. Birincisi 12 yıl boyunca sürekli başbakanlık koltuğunda oturan Netanyahu neden yeni kabineyi kurmakta başarısız kaldı? İkincisi Netanyahu’nun başarısızlığı ile şimdi korsan rejimde başbakanlık görevi ve kabinenin kurulması kaderi ne olacaktır?
Benyamin Netanyahu’nun başarısızlığı nedeni hakkında birkaç konuya değinebiliriz.
Birincisi bizzat Netanyahu’nun kendisi ile ilgilidir. Siyonist rejim başbakanı 12 yıl boyunca bu koltukta işgal edilen toprakların başbakanlığını yürütürken bir yandan rakipleri tarafından diktatörlükle suçlandı ve diğer yandan da yolsuzluk dosyaları ile mahkemelere taşındı.
Netanyahu’nun rakipleri onun görevden ayrılması ve iktidar yapısında değişikliğin yapılmasını istiyorlar, fakat Netanyahu ise başbakanlıktan çekilerek mahkemedeki yolsuzluk ve görevi kötüye kullanmak suçlarından hapsi boylamaktan korkuyor.
Bu yüzden başbakan olarak görevde kalmakta ısrar ediyor üstelik daha önce de başbakanlığın dönüşümlü olması konusunda Benny Gantz ile anlaşmaya varmış fakat başarısız kalmıştı. Uzman eleştirmenlere göre bizzat Netanyahu son yıllarda istikrarsızlık ve kabinenin kurulmamasının önemli ve başlıca faktörüdür, bu yüzden rakipleri onu iktidardan düşürmekte kararlıdırlar.
İşgal altındaki diğer önemli konu, mevcut siyasi ve sosyal çatlaklardır. Siyonist sağcılardan olan Netanyahu, rejimin dini kesimleri arasına önemli konuma sahiptir. Son iki turda Netanyahu bazı Arap gruplar ile koalisyon kurmaya hazır olduğunu belirtmişti fakat onun dini müttefikleri, Arap Müttefik Listesi-Ra’em ile koalisyon kurmasına karşı çıktılar.
Netanyahu koalisyonundaki dini siyonizm kanadı, Ra’em’i terörizm destekçisi biliyor ve esasen Araplar ile kabine kurulmasını kabul etmiyor. Bu da Netanyahu başbakanlığında kabinenin kurulamamasının sebeplerinden bir diğeridir.
3.konu, siyonist rejimde yasal konulardır. Yasalara göre kabinenin kurulması için parlamentoda mutlak çoğunluğa ihtiyaç vardır. İsrail rejimi parlamentonun, 120 sandalyesi vardır ve başbakanın kabine kurabilmesi için en az 61 temsilcinin oyu gerekiyor. Son 4 seçimde korsan rejimdeki hiçbir akım tek başına 61 sandalye kazanamadı.
Netanyahu ve destekçileri son seçimde toplam 52 sandalye kazanmayı başardılar ve 61 sayısına ulaşmak için en az iki siyasi partinin daha desteğini almaları gerekir. Netanyahu 28 günlük yasal süresinin son günlerinde, 7 sandalyesi bulunan Yemina partinin başkanı Neftali Benet’in desteğini almaya çalıştı. Fakat bunu başaramadı, üstelik hatta eğer Yemina partinin desteğini kazanabilseydi, yine başka bir partinin de desteğine ihtiyacı olacaktı. İşte bu yasal sorun, onun yeni kabineyi kurmaktaki başarısızlığının bir diğer sebebidir.
Şimdi akla bir başka soru geliyor. Peki bu durumda İsrail rejimi kabinesinin kaderi ne olacaktır?
Yapılan tahminlere göre siyonist rejimi elebaşı Reuven Rivlin Netanyahu’ya tanınan 28 günlük süreyi iki haftalığına daha uzatabilir fakat bunu yapmıyor, zira Netanyahu’ya tekrar zaman tanımanın kabinenin kurulmasına sebep olmayacağından neredeyse emindir. Bu yüzden Yediot Ahoronot’un da aralarında olan rejim basını Rivlin’in muhtemelen, Yesh Atid Parti başkanı Yair Lapid’i başbakanlık için görevlendireceğini yazdılar.
Lapid yoğun şekilde sekular olan ılımlı bir siyasetçidir. Bu yüzden siyonist dinciler ona kabine kurması için destek vermeyecekler. Buna rağmen Netanyahu’nun rakipleri örneğin Neftali Benet, Gidon Sair veya hatta Avigdor Liberman bile, Netanyahu’nun dışlanması için Lapid’in başbakanlığına destek verebilirler.
Hal böyle iken Lapid’in başbakan olarak kabine kurabilmesi durumunda yine gelecek kabine çatışan kanatların varlığı nedeni ile çok kırılgan olacaktır. Eğer siyonist Parti ve siyasiler Lapid üzerine anlaşmaya varmazlarsa, bu durum, meclisin feshi ve mevcut siyasi çıkmazın devam etmesi anlamında olacaktır./