Siyonist Rejimin Bir Aylık Tatbikat Başlatmasının Amaçları
Siyonist Rejim İsrail ordusu 9 Mayıs Pazar gününden itibaren bir aylık tatbikatını başlattı.
Son yılların en büyük askeri tatbikatlarından olan Siyonist Rejim İsrail'in bu askeri tatbikatı, bir yandan Binyamin Netanyahu'nun yeni kabineyi kurmakta başarısız kaldığı Siyonist Rejimin siyasi çıkmazda bulunduğu ve İsrail halkının da Mayıs ayından itibaren her hafta Cumartesi günleri gösteriler düzenlediği ve ekonomik sorunlar ve sıkıntılarından dolayı sloganlar attığı bir sırada düzenleniyor. Böyle bir ortamda, bu uzun süreli tatbikatın düzenlenmesinin nedenlerinin neler olduğu merak edilmektedir.
Siyonist İsrailli askeri makamlar bu tatbikatın düzenlenmesinden güdülen asıl amacın Direniş gruplarının bölgeye yönelik saldırılarına karşılık vermek olduğunu belirtiyorlar. Bu doğrultuda İsrail'in Kanal 13'ü Siyonist askeri makamlardan naklen bu tatbikatın asıl amaçlarından birinin de işgal altının Güney, Kuzey ve Doğu sınırlarından geniş çaplı füze fırlatılma ile mücadele etme olduğunu da belirtti. Halbuki son günlerde Filistin'de ortaya çıkan çatışmalarda Direniş grupları birçok füzeyi işgal topraklarına fırlatmış ve İsrail de bu füzeleri devre dışı bırakmakta başarısız kalmıştır.
Buna rağmen bu askeri tatbikat, Gazze Şeridi ve Kudüs'teki mevcut koşullar ile doğrudan ilişkilidir. İsrailli askerler son aylarda defalarca Kudüs'te Filistinliler ile çatışmalar yaşamıştır. Son günlerdeki çatışmalarda ise 300'ü aşkın Filistinli yaralanmıştır. Siyonist Rejim İsrail ise bu çatışmaların Filistin direniş gruplarının füzeleri saldırıları ve operasyonları ile büyük bir krize dönüşmesinden kaygılıdır. Bu doğrultuda İsrail Hayom gazetesi yayımladığı köşe yazısında İsrail ordusunun mevcut en büyük sıkıntısının bireysel operasyonları topyekun ve toplu operasyonlara dönüşmesini engellemek olduğunu belirtti.
Buna ilaveten, İsrail'in askeri tatbikatı son üç hafta içerisinde işgal altındaki topraklarda yaşanan güvenlik olayları ile de doğrudan ilişkilidir. 21 Nisan İsrail füze tesislerindeki patlama ve 22 Nisan Dimona nükleer tesisleri yakınlarına yapılan saldırı ve sözde Demir Kubbe sistemlerinin başarısızlığının ulu orta gözler önüne serilmesi Siyonist Rejim İsrail'i askeri ve güvenlik açısından kırılganlığını gün yüzüne çıkardı. Bu olaylar, Siyonist Rejim İsrail'in güvenlik açısından kırılganlığını ispatlamıştır. Bu kırılganlık işgal altındaki topraklarda siyasi çıkmazın devam ettiği ve de Amerika'nın İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı maksimum baskı siyasetinin yenilgiye uğradığı bir sırada gözler önüne serilmiştir. Daha önce ise İsrailli güvenlik çevreleri defalarca Siyonist Rejim ordusunun kapsamlı bir savaşta yüzlerce roket ve füze karşısında kırılganlığı hususunda uyarılarda bulunmuşlardı.
Bu yüzden bu uzun süreli tatbikatın düzenlenmesi her şeyden ziyade Siyonist Rejim İsrail'in güvenlik alanındaki kırılganlığından kaygılı ve paniğe düşmüş olduğunu gösteriyor.
Bir başka önemli nokta ise bu tatbikatın yeni savaşlar için bir hazırlık olabilmesidir. Gerçi Siyonist Rejim mevcutta yeni bir savaşa girişecek koşullarda değildir ancak Siyonistlerin yadsınamaz özelliklerinden biri de savaştalep olmalarıdır. Binyamin Netanyahu'nun işgal altındaki topraklarda yaşadığı siyasi kırılganlık göz önünde bulundurulduğunda yeni bir savaş başlatma girişimi mümkün olabilir. Çünkü Netanyahu böylece iktidardaki varlığı süresini uzatabilir.
Buna esasen Filistin ve Lübnan'daki direniş grupları teyakkuza geçmeliler. Lübnan medyaları da Lübnan Hizbullah Hareketinin eşsiz bir şekilde hazır olduklarını ve 33 günlük savaştan sonra böyle bir hazırlığın görülmediğini açıkladılar.
Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah ise Cuma günü Kudüs günü dolayısı ile yaptığı konuşmada şöyle bir uyarıda bulunmuştu: " Pazar sabahı, düşman tatbikatı başladığında düşmanın gözünden uzak uygun ve kademeli adımlar atacağız. Tam teyakkuzda ve hazırız. "