Çocuklar, savaşların en büyük kurbanı; İran'ın BM'in pasifliğini eleştirmesi
Çocukların silahlı çatışmalarda korunması, uluslararası hukukta özel dikkat gösterilmesi gereken en önemli konulardan biridir.
1959 Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, 1977 Ek Protokol, 1998 Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü, 1989 Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve İnsan Hakları Bildirgesi gibi uluslararası belgeler savaş zamanında çocuk haklarına her türlü taciz ve saldırıyı meneden uluslararası hukuk belgelerindendir. Fakat burada akla gelen soru, acaba insan hakları uluslararası kuruluşlar ve Birleşmiş Milletler bu alandaki sorumluluklarını doğru bir şekilde yerine getirip getirmemeleridir.
İran İslam Cumhuriyetinin Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi Mecit Tahtrevançi Pazartesi günü "çocuklar ve silahlı çatışmalar" başlıklı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada Birleşmiş Milletler'in bu bağlamdaki performansını sorguladı.
Tahtrevançi yaptığı açıklamada, genel sekreterin çocuk haklarını ihlal eden raporlarında siyonist rejim askeri güçlerinin kara listede yer almaması ayrıca saldırgan Suudi koalisyonun bu listenin başında silinmesinin endişe verici olduğunu belirtti.
Çocuk haklarının açık bir şekilde ihlal edildiği esef verici sahnelerden biri muhakkak Yemen savaşıdır. Suudi Arabistan liderliğindeki savaş koalisyonu Yemen gibi yoksul bir ülkeye, eski müstafi cumhurbaşkanı Abdrabe Mansur Hadi'yi tekrar iktidar yapmak bahanesi ile yoğun hava, kara ve deniz saldırılarının hedefi haline getirdi. Fakat Yemen savaşında halihazırda yaşanan gerçek durum, Riyad yönetiminin 2015'te ve saldırısıyla eş zamanlı olarak öngördüğü durumdan çok daha farklıdır. Bir hava akını ile birkaç haftada savaşı kazanabileceğini öngören Suudi Arabistan bizzat başlattığı savaşın 7. yılını yaşıyor üstelik son bulması konusunda ufukta herhangi bir umut görünüyor.
Birleşmiş Milletler uzmanları Yemen'i dünyada en büyük insanlık krizi sahnesine benzetiyorlar. UNICEF 2018- 2020 yılları arasındaki Yemen savaşında çocukların vahim durumu ile ilgili raporunda, "savaş sırasında en az 2300 çocuğun hayatını kaybettiğini" belirtiyor. UNICEF Direktörü Xavier Joubert şöyle diyor: " Yemenli çocuklar Sonu gelmeyen bir kabus ve korkunç şartlarda yaşıyorlar. Çocuklar Yemen'de neredeyse her gün savaş nedeni ile ölüyor veya yaralanıyor."
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise, garip ve bir o kadar şüpheli bir harekette Arabistan liderliğindeki koalisyon adını çocukların ölümü ve haklarının ihlal edildiği kara listeden çıkarttı.
Birleşmiş Milletler Ekim 2017'de Suudi koalisyonu Yemen'de 683 çocuğu öldürme ve yaralama ayrıca onlarca okul ve hastaneye saldırı nedeni ile bu kara listeye aldı. Fakat güvenlik konseyine yönelik yıllık son raporunda, söz konusu koalisyon adının hava saldırıları sonucu ölüm sayılarında ve sakatlık oranında önemli düşüş yaşanması iddiasıyla kara listeden silindiğini ifade etti.
Tabii Suudi Arabistan'ın adı ilk kez bu kara listeye eklenip çıkarılmıyor. Birleşmiş Milletler Bir kez de 2016 yılında ve Ban Ki moon döneminde Kısa bir süre için Arabistan adını insan haklarını ihlal edenler kara listesine aldı fakat sadece 1 gün sonra uygulanan baskılara teslim olarak kendi kararından geri adım attı.
Bu acı hikaye hükümetlerin Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 1. maddesinin dörtlü paragrafları uyarınca çocuklar hakkında insan haklarını uygulamak zorunda oldukları bir dönemde devam ediyor.
Silahlı çatışmalarda çocuklara destek için her şeyden önce çatışmaların son bulması ve tekrar alevlenmesini engellemeye bağlıdır.
Aslında İran İslam Cumhuriyetinin Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi Tahtrevanç'nin Güvenlik Konseyi oturumunda, silahlı çatışmalarda Çocuk haklarına destek bağlamında belirttiği gibi, "günümüzde savaşlarda çocuklara destek gelecek toplumlara sağlanan destektir."
Bu yüzden çocukları savaş ve çatışmaların tahribatından korumak için herkes elinden gelen her şeyi yapmalıdır./