İranlı Heyetin 16'ncı Astana Süreci Müzakerelerine Katılımı
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i177192-İranlı_heyetin_16'ncı_astana_süreci_müzakerelerine_katılımı
Suriye konulu 16'ıncı Astana süreci müzakereleri Rusya, İran, Türkiye, Suriye hükümeti, Suriyeli muhalifler ve savaşçı grupların katılımı ile, BMT temsilcisi, Ürdün, Lübnan ve Irak temsilcilerinin de gözlemci olarak katılımı ile Kazakistan'ın başkenti Nursultan'da 7 Temmuz tarihinde başladı.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Temmuz 10, 2021 01:46 Europe/Istanbul
  • İranlı Heyetin 16\'ıncı Astana Süreci Müzakerelerine Katılımı
    İranlı Heyetin 16\'ıncı Astana Süreci Müzakerelerine Katılımı

Suriye konulu 16'ıncı Astana süreci müzakereleri Rusya, İran, Türkiye, Suriye hükümeti, Suriyeli muhalifler ve savaşçı grupların katılımı ile, BMT temsilcisi, Ürdün, Lübnan ve Irak temsilcilerinin de gözlemci olarak katılımı ile Kazakistan'ın başkenti Nursultan'da 7 Temmuz tarihinde başladı.

 İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı siyasi işler  üst düzey yardımcısı  Ali Asger Hâci bu müzakere turunda İranlı heyetin başında bulunmaktadır. 

Müzakereciler bu iki günlük oturumda, Suriye'nin son durumu,  uluslararası yardımların  süreci, Cenevre'de Suriye anayasa komitesinin faaliyetlerinin tekrar başlamasının vizyonu, güven oluşturucu girişimler,özellikle de  mahpusların ve esirlerin takası, rehinlerin serbest bırakılması ve kaybolan kişilerin aranması gibi konularda görüş alış verişinde bulunacak ve bu gündemler etrafında anlaşmaya varmaya çalışacaktır. 

  Aslında İranlı heyetin  Suriye'ye ziyareti, Tahran'ın Astana müzakere sürecindeki etkinliğini göstermesinin yanı sıra  İran'ın terörizm ile mücadeleye ve bölgesel güvenliğin sağlanmasına ne denli önem verdiğini göstermektedir. 

 İran İslam Cumhuriyeti'nin  Suriye gelişmelerine karşı dış siyaseti, hep bölgede kolektif güvenliğin sağlanması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve istikrarın sağlanmasına dayanmıştır. 

Batı Asya meseleleri uzmanı   Asger Zarei ise  İran'ın direniş güçlerini desteklemeye devam edeceğini vurgulayarak şöyle bir değerlendirmede bulundu: "  Kimilerinin  General Kasım Süleymani'nin şehadetinin  İran İslam Cumhuriyetinin  etkinliğini azaltabileceğini ve  direniş güçlerinin bölgede pasifliğine yol açacağını düşünmesi tamamen yanlış bir düşüncedir.  Bugün direniş ekseni belli bir şahsa dayalı olarak çalışmıyor. Gerçekte  bölgede istikrarlı bir çizgi üzerinde gelişen bir söylem ile karşı karşıyayız. Bu söylem ise  yabancı güçlerin bölgeye müdahale etmesine izin vermez.  Bu yüzden kimi olaylar, özellikle de General Kasım Süleymani'nin şehadeti, İran İslam Cumhuriyeti'ni  terörizm ile mücadele ve direniş eksenini desteklemekten vaz geçiremez. "

 İran İslam Cumhuriyeti'nin  BMT'ndaki daimi temsilcisi Mecit Tahtırevançi ise Salı günü  Güvenlik Konseyi oturumunda aynı hususa vurgu yaparak,  talihsiz terörizm olgusu ile mücadelede ve terörizmin tüm şekillerinin reddedilmesinde İran'ın sağlam bir şekilde azimli olduğunu belirtti. 

Burada kesin olan husus, Suriye krizinin de çözümünün  tüm saldırgan güçler ve terörist çeteler ile  mücadele etmekten geçmesi ve  Suriye egemenliğine saygı duyulması olmasıdır.  Suriye'deki son seçimler de  bu ülkenin liderinin halkın desteğine sahip olduğunu  gösterdi. Suriye halkı bir kez daha siyasi sorumlulukları tam olarak Suriye liderine devretti. 

Bu koşullar altında  yeni tur Astana süreci müzakerelerinin  Kazakistan'ın Nursultan şehrinde devam etmesi  Suriye krizini çözmek üzere koordinasyonun sağlanması için altın bir fırsattır.  Beklentiler ise bu oturumun sonunda  müzakereci tarafların ortak bir noktada  anlaşmaya varabilmeleri yönündedir. 

Bu doğrultuda  Suriye hükümeti eski müzakereci heyeti üyesi stratejik ve siyasi meseleler analisti  Usama Denura şöyle diyor: "  İran, Astana sürrecinin üç garantör ülkesinden biri olarak, bir kaç eksende kilit rol oynamaktadır.  İran, Türkiye ile sağlam siyasi ve ekonomik ilişkilere sahiptir. Suriye ve Rusya'nın terörizm ile mücadelede stratejik ve tam bir ortağı sayılır.  Bu yüzden İran  terörizm ile mücadelede tam bir katılım göstermesinin yanı sıra taraflarca da kabul gören arabuluculuk görevini üstlenebilir. "

Burada sorulması gereken soru  Suriye krizi için acil çözümün olup olmayacağıdır.  

Siyasi analist Ferid Sa'dun Sputnik haber ajansına verdiği demeçte  Suriye krizinin bir kaç yıl daha devam edeceğini düşünüyor. 

Bu Suriyeli uzman  ayrıca Amerika'nın Afganistan'dan çekilmesinin bölgesel düzeyde yeni bir aşamaya işaret edebileceğini de düşünüyor. 

Genel bir değerlendirme yapılması gerekiyorsa  mevcutta Suriye'deki istikrarın sağlanması için daha uygun zeminin hazırlanmış olduğu söylenebilir.

Bu açıdan, yeni tur üst düzey Astana süreci oturumunun düzenlenmesi  Suriye anayasa komitesinin de yakın gelecekte BMT özel temsilcisi Gier Pederson'un çabaları ile düzenleneceği ümitlerini arttırmıştır.