Halepçe Cinayetinin Yıldönümü
Halepçe’de işlenen korkunç cinayet, Batı dünyasının aksine İran İslam Cumhuriyeti'nin, Iraklı Kürt milletini sürekli desteklediğine dair kesin bir kanıttır.
Halepçe cinayeti ve katliamı üzerinden 34 yıl geçmektedir. 16 Mart 1988'de Irak'ın İran sınırına yakın Kürtlerin yaşadığı Halepçe kenti Saddam rejiminin kimyasal bombaları ile vuruldu.
Irak Hava Kuvvetleri, VX sinir gazları, sarin, tabun ve hardal gazı dahil olmak üzere çeşitli kimyasal bombalar kullanarak bu şehirde beş noktayı vurdu. Mevcut belgelere göre yaşanan bu korkunç hava saldırıları sonucu, Halpçe’de 5 bin kişi öldü ve 30 bin kişilik nüfusun 15 binden fazlası da yaralandı.
Bu cinayet Irak'ta Baas rejimi tarafından işlenmiş olsa da, bu katliama Batı dünyası hem karışmış hem de destek vermiştir. Aralarında Hollanda, Almanya ve Fransa'nın da bulunduğu 400'den fazla Avrupalı şirket, İran’a haksızca dayatılan savaş sırasında Irak'ın Baas rejimine kimyasal silah sattı.
Bu cinayetteki değir bir konu da bu suçun desteklenmesinde Batı'nın rolüydü. Bu destek medya sessizliği çerçevesinde verildi. Irak o sırada Batı'nın bir müttefikiydi ve cinayet Batı medyasında pek fazla yansıtılmadı. Cinayetlere seçici bir bakış çerçevesinde yaklaşmak Batının zaten sürekli olarak devam ettirdiği yaklaşımdır.
Bugün Suudi Arabistan Batı'nın bir müttefiki ve Batı medyası Suud rejiminin 81 masum sivili infaz etme cinayetini görmezden gelmekle kalmadı hatta haber bile yapmadı.
İran İslam Cumhuriyeti, Irak Kürt milletini her zaman İran vatandaşlarına çok yakın güçler olarak görmüştür. Buna göre İran İslam Cumhuriyeti, Irak Kürdistan bölgesine çeşitli alanlarda ve dönemlerde bir çok yardımda bulunmuştur.
1988'de Saddam rejimi Halepçe'deki Kürtleri kimyasal bombalarla hedef aldığı ve Batı dünyasının Iraklı Kürtler için hiçbir şey yapmazken, çok sayıda Iraklı Kürt Süleymaniye bölgesinden İran'a sığınarak İran'ın sınır bölgelerine yerleşti.
2014 yılında IŞİD terör grubu Irak Kürt bölgesini işgal etmek istediğinde, Kürtleri kendi müttefiki olarak tanıtan ABD bile yardım etmeye istekli olmadığı bir ortamda, Şehit General Kasım Süleymani komutasındaki İslam Devrim Muhafızları Kudüs Gücü, IŞİD teröristlerine karşı Kürt güçleriyle birlikte savaşarak bu bölgeyi kurtardı.
Kürdistan Yurtseverler Birliği üyelerinden Serko Azad Gelali şöyle diyor: "Irak Kürtleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki ilişki tarihi, stratejik ve önemlidir. Bu bağların coğrafi yönleri olduğu kadar ekonomik, kültürel, güvenlik ve siyasi yönleri de bulunmaktadır. İran, tarihsel olarak, Baas rejimi dönemindeki kitlesel göçten IŞİD’in işgaline kadar tüm krizlerde Kürtleri kucakladı. İran, Irak Kürt bölgesinin dostudur."
Son yıllarda bazı bölgesel ve bölge dışı aktörler, İran İslam Cumhuriyeti'nin Kürt Bölgesi ile ilişkilerini sabote etmeye çalıştılar. Siyonist rejim, son yıllarda ekonomik ilişkiler bahanesiyle Kürt Bölgesi'nde yer almakta ve İran İslam Cumhuriyeti aleyhine hareket etmektedir. Irak Kürt Bölgesindeki bazı yerel yetkililer böyle bir durumun ortaya çıkmasında rol oynamış olsa da, bu durum İran İslam Cumhuriyeti'nin Irak Kürtlerine bakışını kesinlikle bozamaz değiştiremezdir.
Bağdat hükümeti ve Kürt yerel yönetimi yetkililerinin dikkat etmesi gereken nokta ise, Siyonist rejimin Irak'ın istikrarını ve birliğini istememesi, temelde Irak dahil herhangi bir İslam ülkesindeki iç ihtilafları ve istikrarsızlığı arzu etmesi ve bu yönde plan yapmasıdır./