Uzlaşma müzakereleri; Yenilgiye mahkum olan süreç
-
Uzlaşma müzakereleri; Yenilgiye mahkum olan süreç
Filistin direniş grupları ve kamuoyunun uzlaşma müzakerelerinin ihya edilmesine gösterdiği tepkilerin devamında Filistin İslamî Cihat hareketi, özerk teşkilatla korsan İsrail arasındaki uzlaşma müzakereleri yenilgi ile sonuçlanmaya mahkum olduğunu açıkladı.
Filistin direniş grupları ve kamuoyunun uzlaşma müzakerelerinin ihya edilmesine gösterdiği tepkilerin devamında Filistin İslamî Cihat hareketi, özerk teşkilatla korsan İsrail arasındaki uzlaşma müzakereleri yenilgi ile sonuçlanmaya mahkum olduğunu açıkladı.
Hareketin önde gelen yetkililerinden Halid Bataş, Batı şeriada düzenlenen yeni Kudüs intifadası şehitlerini anma töreninde yaptığı konuşmada, uzlaşma müzakereleri yönündeki tüm çabaların yenilgiye mahkum olduğunu belirtti. Uzlaşma müzakereleri Filistin milleti için hiç bir fayda içermediğini kaydeden Bataş, Arap liderlere uzlaşma çabasından el çekerek Filistin direnişine katılmayı tavsiye etti.
ABD’nin arabuluculuğu ile Nisan 2014’te başlayan uzlaşma müzakereleri, korsan İsrail’in sabotajları ve yerleşke inşaatını sürdürmesi yüzünden çıkmaza girmişti.
Bu arada son aylarda Fransa yönetimi uzlaşma müzakerelerini ihya etmek için bazı girişimleri başlattı. Bu girişimlerin sonucunda 3 Haziran’da Paris’te bir oturum düzenlenmesi kararlaştırıldı.
Aslında Ortadoğu’da uzlaşma müzakerelerinin yeniden başlaması, korsan İsrail bu planı reddettiği halde yeniden gündeme geliyor. Gerçi uzlaşma planları da Batılı devletler veya bölgedeki irticai Arap rejimlerce korsan İsrail’in lehine düzenleniyor, ama buna rağmen Tel aviv bu planları ya reddediyor, ya da yolunda bir dizi engel çıkarıyor. Siyonist rejimin mahiyeti barış karşıtı ve savaş yanlısı olduğundan bu rejim doğal olarak barış meselesine asla sıcak bakmıyor. Üstelik bu rejim bu tür planları Ortadoğu bölgesine yönelik sultacı emellerine aykırı buluyor ve bu yüzden hiç bir zaman varılan anlaşmalara da bağlı kalmıyor. Buna göre Fransa’nın öncülük ettiği uzlaşma müzakerelerinin sonu şimdiden bellidir ve yenilgiden başka bir şey olamayacağı kesin sayılır.
Fransa’nın sözde barış planında siyonist rejimin yahudi devleti olarak tanınması ve Filistinli mültecilerin anavatanına geri dönüş hakkının çiğnenmesi ve sadece onlara tazminat ödenmesi ve bulundukları ülkelere yerleştirilmesi ve Filistinli direniş gruplarının silahsızlanması gibi maddeler yer alıyor.
Ancak gerçek şu ki Ortadoğu’da komplocu uzlaşma planları sırf ABD ve İsrail’in çıkarlarını koruma yönünde düzenlendiğinden hiç bir zaman Filistin davasına çözüm getiremeyeceği ve pratikte yenilgiye mahkum olduğu kesindir.