Irak parlamentosunun stratejik girişimi, Siyonist rejimle ilişkinin suç sayılması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i209286-irak_parlamentosunun_stratejik_girişimi_siyonist_rejimle_ilişkinin_suç_sayılması
Irak parlamentosu 26 Mayıs Perşembe günü oybirliğiyle İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini suç sayan bir yasayı onayladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 28, 2022 14:19 Europe/Istanbul
  • Irak parlamentosunun stratejik girişimi, Siyonist rejimle ilişkinin suç sayılması

Irak parlamentosu 26 Mayıs Perşembe günü oybirliğiyle İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini suç sayan bir yasayı onayladı.

Sözkonusu yasanın taslağı, Mukteda es-Sadr liderliğindeki Sadr fraksiyonu tarafından daha önce Irak parlamentosuna sunulmuştu. böylece yasa uyarınca, Siyonist rejimle her türlü ilişkilerin normalleştirilmesi ve sahte rejimle her türlü siyasi, güvenlik, ekonomik, teknik, kültürel, spor ve bilimsel işbirliği hangi isimle olursa olsun yasak ilan edildi. Yasada ayrıca bu yasağın ülke içi ve dışındaki hükümet yetkilileri ve çalışanları, askeri ve sivil  personel, kamu hizmetleri ve yabancı uyruklular ile tüm devlet kurumları ve bölgesel yönetimler ile bunların parlamentoları ve ofisleri ayrıca Irak medyası, sosyal ağlar, kurumlar ve Irak'taki sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Irak'ta çalışan özel ve yabancı şirketler ve yabancı yatırımcıları kapsadığı belirtilerek vurgulanıyor.
Başka bir ifade ile bu yasaya göre, Irak’ta herhangi bir sebep ve amaçla bulunan hatta Iraklı olmayanların bile bu ülkede Siyonist rejimle işbirliği yapma hakları yoktur. Bu arada önemli olan diğer bir nokta da, ölüm cezasının bu  yasayı ihlal eden herkese yönelik olmasıdır. Bu durum, Siyonist rejim ile ilişkileri yasaklayan yasanın önemini ve Irak parlamentosunun ülkenin Siyonist rejimle ilişkilerinin tabuların kırılmasını ve normalleşmesini engelleme kararlılığını göstermektedir.


Bir diğer konu ise, kanunun girişinde değinilen ve bu yasanın onaylanması sebebidir. Irak'ta ulusal, İslami ve insani ilkelerin korunması ve bu konuda Irak halkı arasındaki birliğin korunması söz konusu yasanın kabul edilmesindeki başlıca sebeptir. Başka bir ifade ile son aylarda bazı Iraklı şahsiyet ve gruplar tarafından Kudüs işgalcisi rejim ile ilişkileri normalleştirme bağlamında bazı sinsi hareketler yapıldı ve bu da ülke içinde ihtilafların yaşanması ve farklı seslerin duyulmasına sebep oldu. 


Bu arada Filistin meselesi, İslam ülkelerinin işgalci rejime ve destekçilerine karşı savunması gereken İslami bir meseledir. Bu yasanın Irak meclisinde onaylanması, Filistin'in Siyonist rejime karşı böyle bir savunmanın bir örneğidir.
Irak Şii Koordinasyon Komitesi yaptığı açıklamada, Irak parlamentosunun Filistin ve Kudüs meselesini savunmadaki ilkelerine bağlı olduğunu kanıtladığını söyledi. Şii Koordinasyon Komitesi bu bağlamda yaptığı açıklamada, normalleşme ceza yasasının çıkarılmasının, Irak'ın ulusal ve İslami konulardaki görüş birliğini yansıttığını belirtti.
Dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise yasanın Kudüs'te Siyonistler tarafından düzenlenmesi kararlaştırılan Bayrak Günü töreninin arifesinde kabul edilmesidir. Siyonistler önümüzdeki 29 Mayıs Pazar günü ırkçı Bayrak Günü yürüyüşü düzenlemeyi planlarken, Filistinliler bu olayı karşı sert muhalefetlerini açıkça belirtiyorlar.
Irak hükümetinin Bayrak Günü yürüyüşünün eşiğinde aldığı bu karar, Irak halkının Filistin'e uygulamada verdiği desteği ve Kudüs'teki işgalci rejimden nefretini gösteriyor. Irak meclis başkanı Hakim el-Zameli yaptığı açıklamada oy birliği ile onaylanan bu yasanın, halkın iradesinin gerçek bir yansıması, cesur ulusal bir karar ve Siyonist rejimle ilişkilerin suç sayılması açısından dünyada ilk kez onaylanan bir tutum olduğunu belirtti. 
Bu yüzden her ne kadar BAE, Fas, Bahreyn ve Sudan Siyonist rejim ile ilişkileri resmen normalleştirmiş olsalar, hatta Suudi Arabistan bile bu rejim ile işbirliğini arttırmış olsa bile Irak meclisi kararı, bu ülkenin korsan rejim ile ilişkileri normalleştirmenin Arap dünyasında ciddi muhalifleri olduğunu ve bu rejimin Arap dünyasının önemli ülkeleri tarafından hala tecrit sorunundan acı çekeceğini gösteriyor./