Siyonist rejimin cinayetlerini protesto için Filistinli esirlerin açlık grevi
Siyonist rejime hapishanedeki Filistinli esirler, Siyonist yetkililerin cezaevlerindeki acımasız uygulamalarını protesto etmek için dün (Pazartesi) açlık grevine başladılar.
Hali hazırda 4.600 Filistinli, Siyonist rejimin hapishanelerinde esir bulunuyor. Filistinli esirlere yapılan işkence ve eziyet, Siyonist rejim yetkilileri tarafından devam etmekle kalmadı hatta daha da artmakta. Aslında Siyonistler ile Filistinliler arasındaki gerilim ve çatışma ne zaman artsa, Filistinli esirlere yönelik işkence de artıyor. İsrail rejimi hapishanelerindeki Filistinli esirler, sürekli olarak bir hücreden diğer hücreye ve bir hapishaneden diğer hapishaneye naklediliyor.
Filistinli esirlere yönelik işkence yoğunlaşırken, Filistinli esirler, Siyonist yetkililerin cezaevlerindeki acımasız eylemlerini protesto etmek için dünden (22 Ağustos) itibaren açlık grevine başladılar. Siyonist rejimdeki Filistinli esirlerin grevinin amacı, cezaevi yönetimine anlaşmaların uygulanması konusunda baskı yaparak kendi haklarını ve özellikle esirlerin koşullarının iyileştirilmesi taleplerinin gerçekleşmesini sağlamaktır.
Açlık grevi, Filistinli esirlerin kendi seslerini dünya kamuoyuna duyurmaya ve Siyonist rejimin cezaevlerindeki cinayetleri ifşa etmek için mecbur kaldıkları yollarından biridir. 2019'da 400'den fazla Filistinli mahkum, gözaltı koşullarını protesto etmek için 9 gün boyunca yemek yemeyi reddederek açlık grevine başladılar.
Serbest bırakılan esirlerden ve Batı Şeria'daki Filistin İslami Cihad hareketinin liderlerinden olan Şeyh Hıdır Adnan, Filistinli esirlerin açlık grevi hakkında yaptığı açıklamada "Açlık grevi, Filistin işgali altındaki mazlumların sesini dünyaya duyurmanın onurlu bir yoludur." dedi.
Önemli olan nokta, Siyonist rejimin Filistinli tutsaklardan bile korkmasıdır. Geçen yıl eylül ayında, uzun süreli hapis cezasına çarptırılan İslami Cihad hareketinden 5 Filistinli esir ile birlikte El Fetih hareketine bağlı bir diğer esir, Siyonist rejimin en önemli güvenlik hapishanelerinden biri olarak kabul edilen işgal altındaki Filistin'in kuzeyinde olan "El-Calbu" hapishanesinden kaçmayı başardılar. Gerçi korsan rejim bir süre sonra onları tutukladı fakat onların bu en güvenli hapishanesinden tünel kazıyarak kaçması dünyada büyük bir yankı uyandırdı.
Bir diğer önemli konu da, esirler meselesinin Filistinli tüm gruplar arasında bir birlik unsuru haline gelebilmesidir çünkü neredeyse Filistinlilerin bir çoğu korsan İsrail hapishanelerinde esir olmanın acı tecrübesine sahiptir. Bu bağlamda dün, Siyonist rejimin cezaevlerinde bulunan Filistinli esirlerin açlık grevi ile eşzamanlı olarak, esirler aileleri de Gazze'de Uluslararası Kızılhaç ofisi önüne oturma eylemi düzenlediler.
Filistinli esirler ailelerinin Gazze'deki bu oturma eylemi sırasında İranpress muhabirine açıklamada bulundan Filistin İslami Cihad Hareketi üst düzey lideri Davud Şahab, Filistin halkı ve Filistinli tüm grupların, Filistinli esirlerin meşru haklarının yerine getirilmesine kadar İsrail rejimindeki Filistinli esirlerin mücadelesini desteklemek için birleşmiş olduklarını ifade etti.
Bu arada El-Alem haber kanalının Ramullah'taki muhabiri Fares el-Serfendi de Filistinli esirlerin dosyaları ile ilgili yeni ve önemli gelişmelerin yaşanma ihtimalinden söz etti. Zira Filistinli esirlerin açlık grevine girmeleri durumunda, konu artık sadece esirlerin meselesi olmayacak, mesele tüm Filistin halkının meselesine dönecek. Zira açıklanan istatistiklere göre 1967'den bu yana yaklaşık bir milyon Filistinli, Siyonist rejim İsrail hapishanelerinde esir olmayı tecrübe etmiştir, bu da Filistin halkının yüzde 20'sini oluşturuyor. Bu yüzden bu konu çok hassastır ve Gazze şeridi ile Batı Yaka'da büyük halk hareketlerine sebep olabilir./