Suriye'nin Arap Birliği ile ilişkilerinin durumu
Arap Birliği üye ülkelerinin dışişleri bakanları olağanüstü bir oturumda, Suriye'nin bu örgütteki üyeliğini askıya alan engeli kaldırmak ve bir anlamda Suriye'nin bu birliğe geri dönmesi için karar aşamasına geldi.
Suriye'deki kriz baş göstermesinin ardından Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esat ülkesinin değil, Arap ülkelerinin yakında bu ülkeye döneceklerini belirtmişti.
Bu bağlamda 12 Kasım 2011'de Suriye krizinin başlamasından birkaç ay sonra, dönemin Katar hükümeti ve Suudi Arabistan gibi bazı Arap ülkeleri, Suriye'nin Arap Birliği toplantılarındaki üyeliğini askıya alma kararı aldı. Bazı Arap yetkililerin Arap Birliği toplantılarında Suriye koltuğunu kaldırma ve askıya alma bahanesi, Suriye hükümetini halka baskı yapmakla suçlamasıydı. Bazı Arap ülkeleri de Suriye'deki siyasi ve hatta konsolosluk misyonlarını askıya aldı ve kapattı. Şimdi, krizin başlamasından ve Suriye'deki hükümetini devirme projesinin başarısızlığından sonra, Beşar Esad'ın iktidarda kalmasının tescillenmesi ve kesinleşmesinden bu yana yaklaşık on iki yıl geçtikten sonra, Arap Birliği'nin üye ülkelerinin bakanlar düzeyinde yapacağı olağanüstü Suriye konulu toplantıda, Suriye'nin askıya alınmasının kaldırılmasına karar vermesi muhtemel olarak görünüyor. Şam'ın koltuğunun geri verilmesi ve Suriye'nin bu birliğe geri dönüşü bu kararın önemli bir sonucudur. Bu bağlamdaki çabalar ise iki yıl önce başladı ve bu süre zarfında Şam'ın Birliğe dönüş fısıltısı sürekli tekrarlandı ve duyulmaya başlandı. Ama ilginç ve önemli olan nokta şu ki, bu süre zarfında Şam'daki bazı yetkililer iade talebinde bulunmadıklarını söylediler ama Arap ülkeleri bu konuyu kendileri gündeme getirdi.
Beşar Esad, bir yıl önce Rusya Al-Yevm ile yaptığı bir röportajda, Arap Birliği'nin Suriye ve Libya'ya yönelik saldırı için bir kılıf olduğunu söyledi ve bu durumu eleştirerek "Suriye (bu örgüt içinde) olsun ya da olmasın Arap Birliği gelecekte ne yapacak ki? Arap halkının herhangi bir umut ve hayalini gerçekleştiriyor mu? Son otuz yılda birşey yaptığını düşünmüyorum ve kesinlikle son on yılda Libya'ya, Suriye'ye ve diğer herhangi bir saldırganlığa yönelik saldırganlık için bir kılıf olmuştur."dedi.
Şimdi ise Şam, Esad'ın betimlediği ve nitelendirdiği gibi Arap Birliği'ne dönmek için ısrar etmiyorsa veya talepte bulunmamışsa, soru şu ki Suriye Arap Birliği'ne mi dönüyor yoksa Arap Birliği mi Suriye'ye dönüyor? İlginçtir ki krizin ilk yıllarında bazı Arap ülkeleri Suriye'deki siyasi temsillerini askıya alınca Beşar Esad bir konuşmasında Arap ülkelerinin yakında Suriye'ye döneceğini vurgulamıştı. Bu yılları büyük resimde görmek suretiyle "yakında" ifadesini doğru yorumlamak Esad'ın bahsettiği günün geldiğini anlamak anlamına da geliyor. Arap Birliği artık Suriye'ye dönüyor gibi görünüyor. Bilgi sahibi bir kaynak, son iki yılda Suriye'nin Arap Birliği'ne geri döneceği söylentisinin ortaya çıkmasıyla bazı ülkelerin Şam'a bazı şartları kabul ettirmeye çalıştığını söylüyor. Suriye'nin cevabı, Şam'ın şart koymayı kabul etmediği, Arap Birliği'ne geri dönmek istediği ancak şartları kabul etmeyeceği olmuştur. Bu kaynağa göre, bu şartların neredeyse tamamı geri çekilmiş ve Şam bunların hiçbirini kabul etmemiş ve Arap dünyasında normal ilişkilere sahip olmayı vurgulamıştır. Haberlere göre, Şam'daki koltuğun askıya alınmasının kaldırılması, diğer bir deyişle Arap Birliği'nin Suriye'ye dönüşü konusu, dışişleri bakanları düzeyinde yapılacak olağanüstü bir toplantıda kararlaştırılacak.