Siyonistlerin işgal altındaki topraklardan kaçmak için hızlanması
İşgal edilen Filistin topraklarından tersine göç olayı, çok önceden başlamış olsa da Gazze'ye karşı savaşla birlikte daha bir hızlanmış görünüyor.
Siyonist rejimin Gazze şeridine karşı başlattığı savaşın üzerinden 64 gün geçiyor. Bu savaşın Siyonist rejim için hissedilen sonuçlarından biri, işgal altındaki topraklardan tersine göçün yoğunlaşmasıdır. Siyonist medya kaynaklarının yayımladıkları raporlara göre Aksa Tufanı Operasyonu'nun başından itibaren işgal edilen Filistin topraklarını terk edenlerin sayısı yaklaşık yarım milyon kişiye ulaşmıştır. Burada önemli olan diğer konu ise işgal altındaki toprakları terk edenlerin hiç birinin tekrar geri dönmemesidir.
İşgal edilen Filistin topraklarından tersine göç, Gazze savaşından önce ve 07 Ekim tarihinde başlamıştı. Portekiz Göçmenlik Bürosu, bu yılın başından bu yana 21 bin Siyonist'in, vatandaşlık için başvuruda bulunduğunu açıkladı. Yayımlanan söz konusu istatistikler ve rakamlar, onların diğer ülke vatandaşlarına kıyasla, Portekiz'e göç etme talebinde ilk sıraya yerleştiklerini gösteriyor.
Aksa Tufanı Operasyonu başlamadan önce işgal altındaki topraklardan tersine göçün ana nedeni daha çok, ekonomik sorun ve zorluklardı, fakat Aksa Tufanı'nın ardından tüm bu sorunlara güvenlik unsurları da eklendi. Savaş, işgal edilen topraklarda geniş çapta güvensizliğe yol açarken, ekonomik sorunlar da ciddi oranda artmış, özellikle de işsizlik sorunu daha çok artmış bulunuyor.
Aksa Tufanı'nın ardından yaşanılan ortamda ekonomik durum yoğun şekilde kötüleşmiştir, öyle ki işgal altındaki topraklardaki işsizlerin sayısı neredeyse bir milyona yaklaşıyor. Bir süre önce Siyonist rejimin çalışma bakanlığı resmî bir açıklama yaparak Aksa Tufanı Operasyonu'nun başlamasından 26'ncı gününe kadar 760 bin Siyonist'in işini kaybettiğini açıklamıştı.
Siyonist medyadan "The Times of Israel" gazetesi, 07 Ekim'den bu yana rejimden ayrılan İsraillilere ilişkin bir haber yayımladı. İsrail Nüfus ve Göç İdaresi verilerine dayandırılan habere göre, ekimin son üç haftasında 230 bin 309, kasım ayında da 139 bin 839 kişi olmak üzere toplamda 370 bin 148 İsrail vatandaşı, rejimi terk etti. Bu rakamlara işçi, göçmen ve diplomatların dâhil edilmediğine dikkat çekilen haberde, 07 Ekim'den 29 Kasım'a kadar yaklaşık 2 bin kişinin de İsrail'e göç ettiği açıklandı. Savaşın patlak verdiği döneme kadar bu yıl aylık ortalama 4 bin 500 kişinin İsrail'e göç ettiğine işaret edilen haberde, 07 Ekim sonrasında bu rakamlarda yüzde 70 oranında azalma görüldüğü belirtildi. Başka bir ifade ile tersine göçte artış yaşanırken, işgal altındaki topraklara göç oranında büyük azalma yaşanmıştır.
Tabii ki bu veriler bugüne kadar daha da artmıştır. Artık ekonomik ve geçim sorunlarına ilaveten Siyonist yerleşimlerin güvenliğinin boş ve temelsiz olduğu da gün yüzüne çıkmıştır ve işgal altındaki topraklarda yaşayanlar yalnızca ekonomik refahtan yararlanamazken üstelik direniş füzelerinden sürekli korku nedeniyle işgal altındaki toprakları terk etme konusunda daha kararlı hâle geldiler. Siyonist rejim vatandaşlarının Google aramalarında trend olan kelimelerden biri de "İsrail'den çıkmak" ve bununla ilgili yollar bulmaktır.
Bir diğer konu ise göçmenlerin göçle birlikte başka bir ülkenin vatandaşlığını da almak istemeleridir. Dolayısıyla mevcut durumda işgal altındaki topraklarda yaşayanların en büyük endişesi vatandaşlığını ve pasaportunu alabileceği bir başka ülke bulmaktır. Göçmenler en çok Avrupa ülkelerini göç hedefi olarak seçiyor. İşgal altındaki bölgelerdeki resmî istatistikler, işgal altındaki topraklarda yaşayanların, Portekiz, Almanya ve Polonya vatandaşlığı alma taleplerinin sayısında artış olduğunu gösteriyor.
Bu şartlar altında Siyonist rejimin kabinesinin bugün veya yarın, tersine göçü engelleyecek ve göçmenlerin geri dönüşünü sağlayacak bir plan düşünmesi gerekiyor. Fakat görünen o ki kısa vadede Tel Aviv'in istediği sonuçlara varması pek de mümkün olmayan bir konudur.