Netanyahu’nun UNRAWA’nın feshi gibi hilekâr çağrıda bulunması
Filistinli direniş gruplarına karşı yenilginin sonuçlarından kaçınmak için Siyonist rejim Başbakanı Benyamin Netanyahu, Güvenlik Kabinesi'ne, savaş sonrası dönem için Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) feshedilmesi planını sundu.
Siyonist rejimin Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi'nde savaş sonrası döneme ilişkin bir belge ve planı güvenlik kabinesine sundu. Netanyahu'nun belgesinde Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) dağıtılması ve yerine başka uluslararası yardım kuruluşlarının getirilmesi yer alıyor.
Bu plan aynı zamanda Gazze Şeridi'nde Siyonist yerleşimlerin yakınında bir güvenlik bölgesinin oluşturulmasını ve Gazze'nin Mısır'la olan güney sınırının kapatılmasını da içeriyor.
Netanyahu'nun Güvenlik Kabinesi'ne sunduğu plana göre İsrail, silahsızlandırılmadıkça Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına izin vermeyecek; Gazze'nin yeniden imar planları, Siyonist rejimin kabul ettiği ülkelerin bütçesi ve liderliğiyle Netanyahu'nun planına göre hayata geçirilecek.
Netanyahu'nun planı işgal altındaki bölgelerde sokak protestolarının devam ettiği, Siyonist rejim mahkûmlarının ailelerinin kabinesini aile üyelerini serbest bırakamamakla suçladığı ve Knesset'teki (Parlamento) Siyonist rejimin muhalefet partilerinin olduğu, ayrıca mevcut kabinenin görevden alınmasına ve seçim yapılmasına öncelik verildiği bir dönemde bu plan sunuluyor.
Netanyahu'nun kabinesi, 07 Ekim 2023'te "el-Aksa Tufanı" Operasyonu'nun başlamasından ve Siyonist ordunun Filistin direniş gruplarına karşı art arda yenilgiye uğratılmasından bu yana çaresiz durumda. Netanyahu, Siyonistlerin Filistinli gruplara karşı savaşta art arda yenilgilerle karşı karşıya kaldığı bir durumda, Filistinli gruplara ve Filistin İslami direniş hareketi "Hamas"a karşı hızlı bir zafer, savaşın hızlı bir şekilde sona erdirilmesi ve Gazze üzerinde tam kontrol sözü vermişti. Oysa son haftalarda bu rejimin liderleri Filistinli gruplar karşısındaki peş peşe uğradıkları yenilgilerin ardından bu konuyu itiraf etmek zorunda kalmıştır.
Uluslararası alanda ABD ve Batılı hükûmetlerin Siyonist rejime kapsamlı desteği, bu rejimin yetkililerine fayda sağlamamış, küresel kamuoyu alanında ise İsrail suçlu rejim olarak tanınmış ve Filistinli kadın ve çocukların katliamından sorumlu olarak görülmüştür. Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrikalı avukatların şikâyeti üzerine yaptığı toplantılarda Siyonist rejimin Gazze'deki suçlarını soykırım olarak nitelendirdi.
Bu planın gündeme getirilmesinin ardından Filistin Özerk Teşkilatı da Siyonist Başbakan'ın savaş sonrası Gazze'ye yönelik hayalî planına karşı çıktığını duyurdu.
Özerk Teşkilat'a göre, Netanyahu'nun planı, Gazze Şeridi'nin yeniden işgal edilmesi ve İsrail'in buraya dayattığı kontrolün resmî olarak tanınmasıdır.
Filistin Dışişleri Bakanlığı da şunu duyurdu: Netanyahu'nun planı, Filistinlilerin yerinden edilme programının uygulanması için daha fazla zaman kazanma girişimidir.
Son haftalarda meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalan Siyonist rejimin kabinesi, bu sorundan kurtulmak için bir plan sundu ve bu planın hayata geçirilmesi hâlinde Gazze ve Filistin halkına daha fazla kısıtlama getirilmesinden başka bir sonucu olmayacak.
Siyonist rejim, son yıllarda defalarca Birleşmiş Milletler kararlarını görmezden gelerek Filistin topraklarını ve bölgelerini silah zoruyla işgal etti ve sahiplerine ait toprakları gasp etti.
Bu planın uygulanması, Gazze'deki savunmasız halk ve kadınlara yönelik baskıyı artırmak amacıyla uluslararası yardım kuruluşlarının faaliyetlerini sınırlamaya çalışan Siyonistlerin insanlık dışı davranışlarını da ortaya koyuyor.
Siyonist rejimin liderlerinin propaganda programları ve siyasi hedefleri, son yıllarda Batı Şeria ve Gazze halkına yönelik sorunları ve kısıtlamaları daha da artırdı. Filistin direniş grupları, Siyonist rejimin liderlerinin komplolarının ve hain planlarının farkında ve hazırlıklı olup, mücadele ve direnişi sürdürme konusunda sağlam ve ciddi bir kararlılığa sahipler ve bu sayede bugün Gazze ile Batı Şeria arasında bir nevi birlik ve dayanışma sağlanmıştır.