Rus Taleşlilere baskı uygulamak için yabancılarla işbirliği
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i258722-rus_taleşlilere_baskı_uygulamak_için_yabancılarla_işbirliği
 Tehlikeli Pan-Türkizm akışının benzeri görülmemiş baskıları nedeniyle Taleşli gençler evlerini ve barklarını terk edip göç etmek zorunda kaldılar.
(last modified 2024-05-12T14:18:38+00:00 )
Mayıs 12, 2024 17:18 Europe/Istanbul
  • Rus Taleşlilere baskı uygulamak için yabancılarla işbirliği

 Tehlikeli Pan-Türkizm akışının benzeri görülmemiş baskıları nedeniyle Taleşli gençler evlerini ve barklarını terk edip göç etmek zorunda kaldılar.

Tehlikeli Pan-Türkizm akışının benzeri görülmemiş baskıları nedeniyle Taleşli gençler evlerini ve barklarını terk edip göç etmek zorunda kalırken, alınan yeni haberler, uluslararası Siyonizmin Rusya'da yaşayan Taleşlilere darbe vurmak için çalışmaya başladığını gösteriyor.

Rusya Taleşiler Kalkınma Merkezi başkanı İsmail Şabanov, Siyonist lobi ile tehlikeli Pan-Türkizm  akımının Rus Taleşilere baskı yapmak için gizli anlaşma yaptığını duyurdu.

Rusya Taleşiler Kalkınma Merkezi başkanı İsmail Şabanov, Sahab Network Taleşi Radyosu'na verdiği özel röportajda şunları söyledi: Siyonist lobinin etkisi ve Bakü hükümetinin Rusya'daki ajanlarının para harcaması, bu ülkenin Moskova, Yekaterinburg   ve Novokuznetsk  şehirlerindeki faaliyetlerini ciddi şekilde kısıtladı.

Mevcut yayınlanan istatistiklere göre, 700.000'den fazla anadili Azerbaycan Cumhuriyeti'nden Rusya'ya göç etmiştir. Azerbaycan Cumhuriyeti çok etnikli bir ülkedir ve Taleşçe dilleri bu Güney Kafkasya ülkesinde en büyük azınlık olarak kabul ediliyor.

Her ne kadar Aras'ın kuzeyindeki tehlikeli Pan-Türkizm akımı Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki etnik azınlıkların çabalarını ortadan kaldırmak için çeşitli politikalar uygulamıştır. Fakat Azerbaycan Cumhuriyeti nüfusunun %25'inden fazlası hala Taleşçe konuşuyorlar. Azerbaycan Cumhuriyeti'nde de etkin olan aynı tehlikeli akım, Kuzey Aras'ın İkinci Karabağ Savaşı'ndaki çabalarının önemini mümkün olduğu kadar en aza indirmek için ekstra çaba sarf etmiştir.

Bu bağlamda Almanya'da yaşayan Taleşi aktivist ve uzmanlarından "Baris Talişinsky" şunları vurguladı: “Taleşlilerin Azerbaycan cumhuriyeti topraklarının geri alınma savaşına geniş çapta katılmalarına rağmen, Taleşlilerin kültürünün soykırım siyaseti yoğun şekilde sürmektedir.

Talişinsky şöyle devam ediyor: Bakü medyasında yayınlanan resmi istatistiklere göre, İkinci Karabağ Savaşı'nda ölenlerin yüzde 33'ü Taleşlilerdi. Peki neden "Milli Kahraman" rozetini alanların yüzde 33'ü Taleşli değil? Elbette resmi olmayan bilgilere göre İkinci Karabağ Savaşı'nda ölenlerin en az yüzde 50'si Taleş'ti."

Bu istatistiklerin yayınlanması, Taleş'in Kuzey Aras'ta yaşayan en gayretli insanlardan biri olduğu anlamına geliyor. Ancak bağımlı ve tehlikeli Pan-Türkizm akımı, Taleşlileri, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin siyasi, kültürel ve sosyal alandan uzaklaştırma çabalarından vazgeçmiyor. Bu akım hatta Azerbaycan cum.nin İkinci karabağ savaşında Taleşlerin fedakarlıklarını, yabancıların adıyla kayıtlara geçmesine çalışıyor. Bu akımın hedefi, sadece Aras’ın kuzeyinde yaşayan Taleş adını silmektir.

Buna rağmen Taleşlerin çalışmaları, hayatı ve hatta geçiminden rahatsız olan yabancılara bağımlı olan bu akımlar, Azerbaycan cum.’inde yaşayan Taleşlerin aynı kaderini, Rusya’da yaşayan Taleşler içinde yazmaya çalışıyorlar. Bu politikalar, Aras'ın kuzeyindeki yabancı bağlantılı akımların, özellikle de Pan-Türkistlerin, Taleş dahil etnik azınlıklara yönelik nefret ve düşmanlığının derinliğini göstermektedir. Yabancılarla bağlantılı bu aktivist grubunun düşüncesi, bu yanlış politikaları uygulayarak Kafkasya bölgesindeki çeşitli ulusların ve etnik grupların kaynaklarını sorunsuz bir şekilde yağmalamaya devam edebilecekleridir.

Hiç şüphesiz siyonistler ve onların Amerika ve İngiltere gibi batılı destekçileri, Kafkasya bölgesinde tehlikeli ve sızma akımların en büyük destekçileri sayılıyorlar ve Rusya gibi bölge ülkeleri parçalamayı düşünüyorlar.

Bu bağlamda Rusya’da Taleş kavmine baskılar da yoğunlaşmıştır, fakat yabancılar ve onlara bağlı akımların bu çalışmalarla istedikleri sonuca ulaşmaları, pek mümkün görünmüyor./