İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki durumu
Siyonist rejimin Savaş Bakanı Yoav Gallant, bu rejimin Filistin ve Lübnan direniş güçleriyle savaşta "acı yenilgisini" kabul ederken, bu savaşın kendilerine çok pahalıya mal olduğunu itiraf etti.
Gallant, İsrail ordusunun, Mossad'ın ve güvenlik güçlerinin 8 ay öncesinden bu yana 7 cephede savaştığını, daha önce böyle bir savaşın yaşanmadığını kaydetti. İsrail ordusunun Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi de yaklaşık bir ay önce yaptığı konuşmada bu rejimin yenilgisini kabul etmiş ve şöyle demişti: "İsrail ordusunun 7 Ekim'deki yenilgisinin sorumluluğunu üstleniyorum ve bunun anlamını çok iyi anlıyorum.”
Siyonist rejim ordusu Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Gazze halkına karşı savaşın başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana işgalci rejim ordusunda yaralanan subay ve askerlerinin sayısının artığını belirterek, 7 Ekim’den beri Gazze sakinlerine karşı savaşta şimdiye kadar 3 bin 848 Siyonist askerin yaralandığını bunlardan bin 942’sinin Gazze’de kara operasyonu sırasında yalandığını kaydetti. Ayrıca bazı raporlarda Siyonist ordusundan 70 bin askerin sakatlanıp, yaralandığı bildiriliyor.
Bir çok durumda, yalnızca askerler veya politikacılar gibi belirli bir kesimden olan bir grup analist, bir ordunun veya sistemin başka bir ordu veya sisteme karşı yenilgisinden bahseder, ancak bugün farklı sınıflardan insanların, işgalcinin Filistin direnişi karşısında yenilgisinden söz ettiğini görüyoruz. Siyonist analistler, Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas savaşçılarının Gazze'deki güçlerini yenmeyi başarırken, İsrail ordusunun bir bataklığa saplandığını itiraf etti. Siyonist ordunun Gazze’deki peş peşe yenilgileri ve rejimin içerideki büyük çıkmaza girmesi, ayrıca kuzey cephedeki başarısızlığı ve de direnişin savaş meydanı ve müzakere masasındaki dirayeti, artık Siyonistler tarafından bile bizzat itiraf edilmektedir. Direnişin devam etmesi ve düşman kuvvetlerine yönelik bireysel operasyonların ve pusuların yoğunlaşması, İsrail ordusunun insan gücünün zayıflığa uğramasında önemli bir etki yaratmış ve Siyonist askerlerin moralini daha da zayıflatmıştır.
Öte yandan, İbranice yayınlanan Kalkalist gazetesi son günlerdeki bir yazıda, yabancı yatırımlardaki yüzde 55'lik düşüşün yalnızca savaşın devamına ilişkin kaygıyı değil, aynı zamanda İsrail rejimin yönetim yapısının ekonomiyle ilgilenmediğini de gösterdiğini duyurdu.
Bu ekonomi basınına göre İsrail Merkezi İstatistik Bürosu'nun 2024 yılının ilk çeyreğinde yayınladığı istatistiklere göre İsrail'deki yabancı yatırım miktarı bir önceki çeyreğe göre yüzde 55,8 oranında azaldı. Bu, 2023'ün son çeyreğinde bu rakamın temelde olağan yatırım ortalamasının dörtte biri olmasına rağmen gerçekleşti.
Kalkalist'e göre yabancı yatırımlar İsrail'in ekonomik büyümesinde hayati bir rol oynadı ve ekonominin motor gücü olan yüksek teknoloji sektörüne yapılan yatırımların neredeyse yüzde 80'i yabancıydı.
İbranice yayın yapan söz konusu ekonomi basına göre, savaş İsrail'e yapılan yatırımların önemli ölçüde azalmasında önemli bir rol oynamış ve bu konudaki her karar kendi ekonomik ve stratejik sonuçlarını da beraberinde getiriyor.
İsrail Bankası araştırma departmanı müdürü Kalkalist'teki bir toplantıda şunu vurguladı: "İsrail'in 2025 yılı askeri harcamalarına ilişkin alınacak kararlar sadece İsrail bütçesini etkilemeyecek, aynı zamanda İsrail'in gelecek yıllardaki ekonomik büyümesini de etkileyebilecektir."
Sonuç itibarıyla, işgal rejimi İsrail’in Gazze savaşındaki ekonomik zararlarının yansıra, sahada askeri olarak da büyük zararlar görmüş, ayrıca dünyada da işlediği insanlık dışı suçları yüzünden daha da izole olmuştur.
Filistin'den Yemen'e, Lübnan'dan Irak ve Suriye'ye kadar uzanan direniş grupların birbiriyle bağlantılı olması, saha saldırılarının yoğunlaşması, işgal altındaki toprakların derinliklerine füze ve İHA saldırılarının yoğunlaştırılması stratejisi çerçevesinde kendini gösteriyor; öyle ki, işgalci rejimin ordusu için durum çok zor ve onu aynı anda birden fazla cephede savaşmaya zorluyor. Siyonist rejimin Gazze Şeridi'ni hiçbir sonuç ve başarı elde etmeden işgal etmesinin üzerinden sekiz aydan fazla zaman geçerken, bu rejim giderek daha fazla iç krize giriyor.
Bu dönemde Siyonist rejim suç, katliam, yıkım, savaş suçları, uluslararası yasaların ihlali, yardım kuruluşlarının bombalanması ve kıtlık ve açlıktan başka bir şey başaramadı. Bu bölgede işlenen bariz suçlar nedeniyle dünya kamuoyunun desteğini bile kazanamadı. Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerindeki saldırının yanı sıra, Siyonist rejimin de bu saldırıyı gerçekleştirdiğini duyurdu.
7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlenen saldırılar ve bu rejimin uyguladığı kısıtlamalar sonucunda, ciddi bir güvenlik eksikliği nedeniyle, geriye 39 milyon ton enkaz kaldı; bu da Gazze'de metrekare başına 107 kilograma denk geliyor. Gıda, su, ilaç ve yakıt gibi Gazze Şeridi sakinleri kıtlığın eşiğinde ve bu bölgedeki çocukların ve yaşlıların hayatları risk altında. Ayrıca bu saldırılar yüz binden fazla kişinin şehit olmasına veya yaralanmasına neden olmuştur. Filistinli ve Gazze sakinlerinin neredeyse tamamının yerinden edilmesi, bunların hepsi savaş suçu örneklerinden olup, soruşturulabilir.
Filistin direniş grupları 7 ekim 2023’te Gazze Şeridi’nden Siyonist rejimin mevzilerine yönelik “Aksa Tufanı” operasyonu başlattılar. Bu rejim kendi yenilgilerini telafi etmek ve direnişin operasyonunu durdurmak için ABD ve bazı Batılı ülkelerin tam desteğiyle Gazze Şeridi’nin tüm kapılarını kapatıp, bölgeyi barbarca bombalamaktadır.
Siyonist rejim için hiçbir kazanım ve sonucu olmayan ve üzerinden 9 ayı aşkın bir süre geçen Gazze savaşı yüzünden bu rejim giderek derinleşen iç ve dış krizlerden oluşan bataklığa saplanmaktadır./