İşgal topraklarından sermaye kaçışı sürüyor
İbranice yayın yapan medyaya göre Siyonistlerin komşu ülkelere göçü rekor kırarken, işgalciler için Yunanistan ve Kıbrıs en önemli varış noktası haline geldi.
Gazze savaşı ne kadar uzarsa Siyonistlerin işgal altındaki Filistin topraklarını terk etme dalgası da o kadar çok artıyor.
Kipa isimli İbranice yayın yapan merkez konuyla ilgili bir raporunda Gazze savaşının ilk aylarında yabancı şirketlerin işgal altındaki Filistin'e uçuşlarında yüzde 80 oranında azalma gördüklerini ancak o tarihten bu yana yurt dışına seyahat eden siyonistlerin sayısının geçen yılın aynı dönemine göre ortalama %70 oranı koruduğunu yazdı.
Uluslararası seyahat sigortası şirketinin Passportcard endeksine göre, uzun tatiller sırasında işgalci Siyonistlerin yüzde 14'ünden fazlası Yunanistan'ı varış noktası olarak seçerken yüzde 7'si Kıbrıs'a gidiyor ve siyonist turistlerin beşte birinin ya Yunanistan'a ya da Kıbrıs'a gittiğini belirtmek gerekiyor.
Öte yandan yayınlanan istatistiklere göre 7 Ekim olaylarından sonra Siyonistler Türkiye, Mısır ve İngiltere'ye daha az seyahat ederek bunların yerine Gürcistan, Macaristan ve Tayland'ı tercih etti.
İbranice yayın yapan bazı medya kuruluşlarının uzmanlarının daha önce de duyurduğu gibi Gazze savaşının sonuçları ve getirilerinden endişe duyan Siyonistlerin faaliyetlerini ve yaşamlarını işgal altındaki toprakları terk ederek yavaş yavaş çevre ülkelere aktardıklarını ve bu bağlamda Yunanistan birçok İsrailli işgalci orta sınıfın varış noktası haline geldi.
Öte yandan İbranice yayın yapan İce haber sitesi, 2022'de işgal topraklarına giden 1100 yatırımcı ile karşılaştırıldığında bu rakamın 2023'te sadece 200 yatırımcıya düştüğünü bildirdi.
Bu bilgilere göre, İsrail ilk kez yatırım çekiciliği açısından ilk 10 ülke listesinden düştü ve Gazze savaşı ile 7 Ekim operasyonu İsrail'in yabancı sermayeyi çekme konumunu önemli ölçüde etkiledi.
Uzmanlara göre bu istatistik, çatışmaların dünya zenginlerinin beğenisini değiştirmesi üzerindeki hızlı etkisini ve İsrail'in kötü akıbeti nedeniyle sermaye kaybına yol açtığını gösteriyor. Savaş sadece İsrail'in yüzünü karartmakla kalmadı, aynı zamanda ekonomisini de karartacak.
Bununla birlikte işgal rejimin siyasi krizlere paralel olarak ekonomik sorunları daha da derinleşmekte, nitekim nisan ayında işgal rejiminin Merkez Bankası'nın açıkladığı rapor, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının maliyetinin yaklaşık 245 milyar şekele yani 67 milyar dolara ulaşacağını ve bunun İsrail savaş tarihindeki en yüksek maliyet olacağını ortaya koydu.
Üstelik, Fitch Kredi Derecelendirme Kuruluşu'nun 31 Mart'ta yayınladığı rapora göre bu sayıya, İsrail'in kuzeyinde Hizbullah'la yaşanan gerilimden kaynaklanan hasarlar dahil değil. Kuzeydeki gerilimin artmasının ise bu sayıyı iki katına çıkarması bekleniyor.
Gazze'ye saldırılar iş gücü piyasasına da büyük darbe vurdu. İsrail; çoğu inşaat, turizm, tarım ve hizmet gibi hayati sektörlerde çalışan 178 binden fazla Filistinli işçiyi kaybetti.
Ocak ayında, İsrail Müteahhitler ve İnşaatçılar Birliği, yabancı işçi bulma sürecindeki yavaşlama nedeniyle inşaat sektöründe 140 bin kişilik bir açık olduğunu açıkladı.
Birlik, işgal topraklarındaki şantiyelerin yüzde 50'sinin ciddi iş gücü sıkıntısı nedeniyle kapalı olduğunu, aktif olanların ise yüzde 30 kapasiteyle çalıştığını kaydetti.
İsrail Merkez İstatistik Bürosu'ndan yayımlanan bir anket ise 7 Ekim'den bu yana Tel Aviv ve orta bölgelerdeki inşaat sahalarının yüzde 41'inin ve Kudüs bölgesindeki şantiyelerin yüzde 58'inin kapatıldığını ortaya koydu./