Arap ülkelerinin ihmal ve iyimserliğinin sayesinde Siyonistlerin Nil'den Fırat'a uzanan hayali
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i266610-arap_ülkelerinin_ihmal_ve_iyimserliğinin_sayesinde_siyonistlerin_nil'den_fırat'a_uzanan_hayali
Siyonist Maliye Bakanı Bezalel Smotrich geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, eski Siyonistlerin Nil'den Fırat'a kadar bir rejim iddiasını İsrail rejiminin planı olarak ilan etti.
(last modified 2024-10-13T14:35:15+00:00 )
Ekim 13, 2024 17:35 Europe/Istanbul
  • Arap ülkelerinin ihmal ve iyimserliğinin sayesinde Siyonistlerin Nil'den Fırat'a uzanan hayali

Siyonist Maliye Bakanı Bezalel Smotrich geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, eski Siyonistlerin Nil'den Fırat'a kadar bir rejim iddiasını İsrail rejiminin planı olarak ilan etti.

Siyonist Maliye Bakanı Bezalel Smotrich geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, eski Siyonistlerin Nil'den Fırat'a kadar bir rejim iddiasını İsrail rejiminin planı olarak ilan ederek, “Ürdün, Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Suriye ve Lübnan'ı kapsayan bir Yahudi devleti istediğimizi açıkça söylüyorum!" dedi.

Siyonist rejimin Gazze'ye yönelik soykırımının üzerinden bir yıl, Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik suçlarının üzerinden ise yaklaşık bir ay geçti. Bu dönemde hiçbir dünya gücü ve hiçbir dünya kurumu Siyonist rejimin suçlarını durdurmayı başaramadı ve ciddi bir adım atmadı. Artık bazı Siyonist yetkililerin açıklamalarıyla Siyonist rejimin işgal altındaki coğrafyayı genişletmeye çalıştığı açıkça görülüyor.

Aslında Gazze ve Lübnan'da Siyonist rejim savaşının devam etmesi jeopolitik bir boyut haline gelmiş ve bu rejim, savaş şeklinde kendisine sunulan fırsatı, işgal ettiği toprakların coğrafyasını değiştirmek için bir fırsat olarak değerlendirip, uzun süredir devam eden Nil'den Fırat'a hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor.

Bu bağlamda Benyamin Netanyahu kabinesinin iki bakanı Smotrich ve Ben-Gvir  gibi kişiler, işgal altındaki toprakların coğrafyasını genişletmek için şimdinin iyi bir fırsat olduğuna inanıyor. Mevcut durumda önemli olan bu açıklamaların pratikte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği değil; önemli olan bu açıklamaların birçok önemli noktayı içermesidir.

Önemli olan ilk nokta, mevcut İsrail kabinesinin son derece ırkçı ve aşırıcı olduğu ve hiçbir uluslararası yasa ve geleneklere uymaması ve sadece savaşçı ve ırkçı davranışlara vurgu yapması ve İslam ülkelerinin coğrafyasına açgözlü bakmasıdır.

İkinci nokta ise Siyonist rejimin Maliye Bakanı'nın açıklamalarının, Arap ülkeleri yetkililerine, Siyonist yetkililere karşı aşırı iyimserlikten kaçınmaları konusunda bir uyarı niteliğinde olması ve Siyonist rejimle ilişkilerin normalleşmesinin İslam ülkelerine hiçbir zaman güvenlik, huzur ve istikrar getirmeyeceği, ciddi tehditler yaratacağı anlayışına varma gerektiğidir.

Bir diğer önemli nokta ise Arap ülkelerinin artık şunun farkına varması gerektiğidir ki Lübnan'da Hamas'ın veya Hizbullah'ın Siyonist rejim tarafından ortadan kaldırılmasına destek vermek, bu ülkelere barış, istikrar ve güvenlik getirmeyeceği gibi, Siyonist rejimin bugün soykırıma sessiz kalan Arap ülkelerinin topraklarının da ilhak edilmesine neden olacaktır.

Siyonist rejimin Gazze ve Lübnan'da gerçekleştirdiği soykırım karşısında bugün bazı Arap ülkelerinin pasifliği ve işlenen cinayetlere sessiz kalmaları, gelecekte bu ülkelere ağır bedeller doğurabilir.

Siyonistlerin işgal altındaki coğrafyayı genişletme niyetinin kanıtı, Lübnan ve Filistin Hizbullah güçlerinin Siyonist rejimin suçlarına karşı direnişinin değerini bir kez daha gösteriyor. Aynı zamanda İran İslam Cumhuriyeti'nin Siyonist rejimin savaşçı ve işgalci doğasına ilişkin tutumlarının ve İslam ülkelerinin coğrafyasına ilişkin eğilimlerinin gerçeğe uygun olduğunu da kanıtlamaktadır.