Amerikalı Yetkililerin Irak’a Yaptığı Yoğun Ziyaretler Ne Anlama Geliyor?
Son günlerde ABD’li üst düzey yetkililerden bazıları Irak’a bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bu yetkililer arasında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM Komutanı Michael Kurilla ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in isimleri açıklanmış durumda. Amerikalı üst düzey askeri ve mülki yetkililerinin Irak’a düzenledikleri yoğun ziyaretlerin bir çok sebebi vardır.
Bunlardan biri Irak’ın stratejik konumunu yönetme çabasıdır.
Irak, coğrafi konumu nedeniyle İran, Suriye ve Fars Körfezi ülkeleri arasında bir köprü işlevi görüyor. Ayrıca, ticaret ve enerji güzergâhlarının kesişme noktasında yer alması, bu ülkeyi stratejik açıdan kritik bir konuma taşıyor.
Amerika’nın ikinci hedefi İran’ın nüfuzunu sınırlamaktır.
ABD’nin bu ziyaretlerindeki temel hedeflerden biri, İran’ın Irak üzerindeki etkisini sınırlamaktır. Şii liderlerden olan Irak’ın başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin Tahran ile yakın ilişkileri bulunuyor. Bu bağlamda Washington, Bağdat hükümetini diplomatik ve ekonomik baskılar yoluyla Tahran’dan uzaklaştırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Haşdi Şabi’nin kontrol edilmesi, enerji ihracatı ve İran-Irak arasındaki mali işlemlerin denetimi gibi konular öncelikli.
Amerika’nın, bu ziyaretleri ile Irak’ta askeri varlığın yeniden tanımlamaya çalışması, Washington’un bir diğer hedefidir.
ABD’nin Irak’taki askeri varlığı, hassas ve çok boyutlu bir konu olmaya devam ediyor. 2011 sonrası güçlerini azaltan ABD, 2014’te IŞİD tehdidiyle askeri varlığını yeniden artırdı. Şimdi ise Suriye’de Beşar Esad hükümetinin düşmesi ile danışmanlık rolünü öne çıkararak Irak’ta kalan askeri varlığını sürdürmeye yönelik gerekçeler oluşturma ve bahaneler uydurma çabasında.
Tabi ki Amerika’nın maziden beri Çin ve Rusya ile rekabeti, bu ziyaretlerin bir diğer hedefidir.
Irak, küresel güçler arasındaki rekabetin yoğunlaştığı bir alan haline geldi. ABD, bu ziyaretlerle Çin ve Rusya’nın etkisini sınırlamaya çalışıyor. Çin, “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi kapsamında Irak’ta altyapı projeleri ve ekonomik anlaşmalarla etkisini artırıyor. Rusya ise özellikle askeri işbirlikleri ve savunma anlaşmalarıyla Irak’taki varlığını güçlendiriyor. ABD’li yetkililer, Bağdat’ı Moskova ile askeri işbirliğini sınırlandırmaya ikna etmek için ekonomik yardımlar vaadinde bulunmak veya yaptırım tehditlerini savurmaya çalışıyor.
Amerika bu ziyaretleri ile ayrıca bölgesel güvenlik çerçevesinde ilişkileri yönetmeyi hedefliyor.
ABD, Irak’a yaptığı ziyaretleri, “bölgesel güvenliği sağlama” çabalarının bir parçası olarak sunuyor. IŞİD tehdidinin yeniden canlanması ve Türkiye veya Suudi Arabistan gibi yeni aktörlerin Irak’taki güvenlik meselelerine müdahil olmasını kontrol altında tutmaya çalışıyor.
Tabi ki Amerika’nın bu ziyaretlerle direniş gruplarına mesaj göndermeyi de hedefliyor.
Bu ziyaretler, Irak’taki direniş gruplarına dolaylı mesajlar içeriyor. ABD’nin bu ziyaretlerle, askeri varlığını sürdürmekte kararlı olduğunu ve direniş gruplarına rağmen Irak’taki etkisini koruyacağını vurgulamaya çalıştığı görülüyor.
Sonuç olarak Amerikalı yetkililerin Irak’a yaptığı ziyaretler, basit diplomatik temasların ötesinde, Washington’un Batı Asya’ya yönelik karmaşık politikalarının bir yansımasıdır. Ancak bu politikaların başarısı, Irak’taki iç dinamiklere, İran’ın bölgesel stratejisine ve küresel güç rekabetlerine bağlı olarak şekillenecektir./