İsrail Nasıl Eskisinden Daha Nefret Edilen Bir Hale Geldi?
Parstoday – Amerikan gazetesi The New York Times, nadir görülen bir raporunda “İsrail’in bugün, bölgesel ve küresel düzeyde, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar nefret edilen ve izole edilmiş bir ülke haline geldiğini” itiraf etti. New York Times makalesinde şu ifadeye de yer veriliyor: “Küresel anketlerde, çoğu insan İsrail hakkında olumsuz görüşlere sahip.”
Amerikan’ın yüksek tirajlı gazetelerinden birinin bu açık itirafı, artık dünyanın Siyonist rejimin durmaksızın devam eden ve giderek genişleyen suçları karşısında sessiz kalmak istemediğini gösteren inkâr edilemez bir gerçeğe işaret ediyor. Kahire’den Stockholm’e, Cakarta’dan Buenos Aires’e, Londra’dan bizzat Washington’a kadar, Gazze ablukasının devam etmesi, sivillerin bombalanması, işgalcilik ve soykırım politikalarına karşı protesto sesleri her zamankinden daha yüksek duyuluyor. Ancak yaşananlar sadece geçici protestolar ya da duygusal öfke ifadeleri değil; dünya, İsrail’e karşı siyasi, ahlaki ve sivil bir nefret dalgası ile karşı karşıya. Bu dalgada sadece işgalci rejim değil, onun en büyük destekçisi olan Amerika Birleşik Devletleri de küresel nefretin bir parçası olarak görülüyor.
Ekim 2023’ten bu yana, Batı’daki sözde insanseverler Gazze’nin benzeri görülmemiş yıkımını seyretmekteler. Birleşmiş Milletler kaynaklarına göre bu savaş, çağımızın en ağır insani felaketlerinden birine neden oldu: Yaklaşık 60 bin ölü, 1.5 milyondan fazla yerinden edilmiş insan ve Dünya Gıda Programı’nın “kasıtlı” ve “sistematik” olarak tanımladığı yaygın bir kıtlık. Tüm bunlar, yeni bir gerçeğin ışığında daha anlamlı hale geliyor: İsrail rejimi artık sadece Müslüman ülkelerin sokaklarında değil, Batı toplumlarının kalbinde ve hatta işgal altındaki Filistin’de giderek daha fazla eleştiriliyor.
New York Times şöyle yazıyor: “Gazze’deki uzun ve yıkıcı savaş, İsrail’in meşruiyetini hedef alıyor.”İspanya, Norveç ve İrlanda gibi ülkelerin Filistin devletini tanıması, Batı’daki İsrail’e koşulsuz destek anlayışının çökmekte olduğunu gösteriyor. İsveç, Belçika ve Slovenya da benzer adımlar attılar. Açıkça görülüyor ki Siyonist rejim, küresel çapta yükselen bir güvensizlik duvarıyla karşı karşıya. Norveç Dışişleri Bakanı açıkça şöyle dedi: “Halkı aç bırakan ve okulları bombalayan bir rejim tanınmayı değil, yargılanmayı hak eder.”Bu arada Avrupa’daki büyük ticari şirketler, İsrailli kurumlar ve tedarikçilerle olan ilişkilerini kesmeye başladı. İngiltere merkezli Co-op süpermarket zinciri, İsrail'den ürün alımını durdurduğunu ve İsrail’i insan hakları ihlalcisi ülkeler listesine eklediğini açıkladı. İngiltere ve İskandinavya’daki sivil hareketler benzeri görülmemiş bir hızla büyüyor. Savaştan önce yalnızca 65 bin üyesi olan İngiltere’deki Filistin Dayanışma Hareketi, bugün 300 binden fazla üyeye ulaştı ve 100’den fazla şehirde faaliyet gösteriyor.
Pew Research Center’ın son anketine göre, 20 ülkede halkın yarısından fazlası İsrail hakkında olumsuz görüş bildiriyor. Hollanda, İsveç, Japonya, İspanya ve Türkiye gibi kilit ülkelerde bu oran %75’in üzerine çıkmış durumda. Bu değişim, kamuoyunun derin ve kalıcı bir zihinsel dönüşüm yaşadığını gösteriyor. Artık bu dönüşüm, propaganda araçlarıyla ya da yumuşak diplomasiyle engellenemez.
Amerika Birleşik Devletleri’nde de durum değişmiş durumda. Gallup anketine göre, Amerikan halkının İsrail’e olan desteği son 25 yılın en düşük seviyesine gerileyerek %46’ya düşmüş. Öte yandan, Filistinlilere yönelik sempati, 2003 yılında %13 iken, bu yıl %33’e yükselmiş. Columbia, Harvard, Berkeley ve Yale gibi üniversitelerde Amerikalı öğrenciler, benzeri görülmemiş protesto kampları kurarak Gazze’ye destek gösteriyor. Bu protestoların bastırılması, ABD hükümetinin askeri bir işgalciyi destekleyen yüzünü daha da yıpratmış durumda.Washington Post, uyarı niteliğinde bir analizinde şunu yazdı: “Amerikan hükümeti, İsrail’i desteklemek uğruna ahlaki mirasını kaybetti; artık müttefikleri bile bu politikayı taşıyamıyor.” Papa Franciscus da yaptığı açık açıklamada, Gazze’deki katliamların temel insani ilkelerin ihlali olduğunu belirtti.New York Times’a göre, İsrail’e karşı yükselen nefret dalgası, organize şiddet, çocuk katliamı, altyapıların yıkımı, soykırım ve işgalciliğin dünya genelinde ortak bir deneyim ve gözlemlerle hissedilmesinden kaynaklanıyor. Bu dalga, doktorların, gazetecilerin, yaslı annelerin ve insan hakları savunucularının feryatlarının sonucudur. Siyonist rejim, elinde kalan son sermayesini de kaybetmektedir. Ahlaki meşruiyet, küresel kamuoyu, üniversiteler, sivil kurumlar ve entelektüel çevreler, bugün her zamankinden daha fazla Filistin halkının yanında duruyor.