İsrail Eleştirilere Aldırmıyor: Batılı Ülkelerin Sözlü Kınamaları Yeterli mi?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i281540-İsrail_eleştirilere_aldırmıyor_batılı_Ülkelerin_sözlü_kınamaları_yeterli_mi
Parstoday – 21 Batılı ülkenin dışişleri bakanları, İsrail’in Doğu Kudüs’te yeni yerleşim birimleri inşa etme kararını ortak bir açıklamayla kınadı.
(last modified 2026-05-03T07:23:44+00:00 )
Ağustos 24, 2025 03:53 Europe/Istanbul
  • İsrail Eleştirilere Aldırmıyor: Batılı Ülkelerin Sözlü Kınamaları Yeterli mi?

Parstoday – 21 Batılı ülkenin dışişleri bakanları, İsrail’in Doğu Kudüs’te yeni yerleşim birimleri inşa etme kararını ortak bir açıklamayla kınadı.

Parstoday’a göre, Avrupa Birliği ülkeleri ile birlikte Britanya, Avustralya ve Japonya’nın dışişleri bakanları, Cuma günü yayımladıkları bildiride, Siyonist rejimin Doğu Kudüs’te yasa dışı yerleşim birimlerini genişletme planını “kabul edilemez” ve uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi. Bakanlar, bu planın “iki devletli çözümü imkânsız hale getireceği” ve Filistinlilerin Kudüs’e erişimini kısıtlayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride Avustralya, Belçika, Britanya, Kanada, Kıbrıs, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Japonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovenya, İspanya ve İsveç, yer alan ülkelerdir. Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Kaja Kallas da bildiriyi imzalayanlar arasındadır.

Siyonist rejim, Çarşamba günü Doğu Kudüs’teki (E1) bölgesinde yerleşim planını onayladı. Bu planın amacı, Batı Şeria’nın toprak bütünlüğünü bozmak ve Filistin devletinin kurulmasını engellemektir. Plan, Siyonist rejimin yerleşim komitesi tarafından ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in başkanlığında kabul edildi. Bu planın uygulanmasıyla Batı Şeria’nın kuzeyi güneyinden tamamen ayrılacak ve Siyonistler için 3400 yeni konut inşa edilecektir.

Siyonist rejimin maliye bakanı ve yerleşim komitesi başkanı Bezalel Smotrich, “Maale Adumim” yerleşim biriminin işgal altındaki Kudüs’e bağlanması ve Batı Şeria’daki Ramallah ile Beytüllahim arasındaki kara bağlantısının kesilmesini “Filistin devleti fikrine son çivi” olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: “Filistin devleti yok oluyor; sloganla değil, fiilen.”

Siyonist rejim yanlıları bu plana tepki olarak, “Yahudilerin işgal altındaki topraklarda yaşama hakkının inkâr edilemez olduğunu” ve bu adımların uluslararası hukuka uygun olduğunu iddia etti.

İsrail, 1967 yılından bu yana Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’yi işgal altında tutmakta ve Gazze’de Hamas ile savaş yürütürken aynı anda Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini genişletmektedir.

Şu anda yaklaşık 700 bin İsrailli yerleşimci, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan 2.7 milyon Filistinlinin arasında bulunuyor.

Bu durum karşısında, Batılı ülkelerin 1967 işgal topraklarında İsrail’in yerleşim faaliyetlerini yalnızca sözlü olarak kınaması, İsrail’in Filistinlilere ait evlere, tarlalara ve tesislere yönelik açık saldırılarını durdurmakta caydırıcı bir etki yaratmamakta; hatta bu kınamaların, Siyonist rejimin yayılmacı politikalarını engelleme açısından hiçbir gerçek etkisi bulunmamaktadır.

Batılı ülkelerin son dönemde İsrail’e karşı sergilediği yeni tutumlar, Siyonist rejimin Batı Şeria’da özellikle Yahudi yerleşim birimlerini genişletmesi ve Gazze Şeridi’nde uyguladığı soykırım, açlık silahı kullanımı ve insani yardımların engellenmesi gibi Filistin karşıtı eylemlerinin devam etmesiyle birlikte değerlendirildiğinde, artık İsrail’e yönelik sınırsız destek döneminin sona erdiğini, Tel Aviv’in, özellikle Avrupa’da kamuoyunu ikna etme gücünü ve yumuşak gücünü giderek kaybetmekte olduğunu göstermektedir.

Siyonist rejimin Gazze’deki Filistinlilere yönelik açık suçları ve Batı Şeria’daki yasa dışı uygulamaları o kadar belirgin ve inkâr edilemez hale gelmiştir ki, Batılı ülkeler kamuoyunun Filistinlilerle olan dayanışması karşısında İsrail’in eylemlerini en azından sözlü olarak kınamak zorunda kalmaktadır.

Ancak bu ülkeler, özellikle Avrupa devletleri, pratikte İsrail’in saldırgan ve suç niteliğindeki eylemlerini durduracak somut veya etkili hiçbir adım atmamaktadır.

Önemli bir nokta şu ki, Batılı ülkeler temelde İsrail’in destekçisi ve savunucusudur. Gazze savaşının başlarında bazı Avrupalı liderler işgal altındaki Filistin’e giderek Siyonist rejimin Gazze’ye yönelik sert eylemlerine açık destek vermiştir.

Bugün de Batılı ülkelerin, özellikle Avrupa ülkelerinin İsrail’e karşı sergilediği tutumlar, Almanya, Macaristan ve Çekya gibi bazı Avrupa Birliği üyelerinin Tel Aviv ile sıcak ve samimi ilişkileri göz önüne alındığında, daha çok yüzeysel, propaganda amaçlı ve ikiyüzlü adımlar olarak değerlendirilmektedir.

Nitekim Avrupa Birliği dışişleri bakanları toplantısında, 27 üye ülkeden 10’u İsrail ile kapsamlı iş birliği ve ticaret anlaşmasının yeniden değerlendirilmesine karşı çıkmış ve böylece Siyonist rejimle olan fiilî dayanışmalarını ortaya koymuştur./