Filistin’in BRICS’e Katılımı: Sömürgecilikten Kurtuluş Yolunda Yeni Bir Adım
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i284346-filistin’in_brics’e_katılımı_sömürgecilikten_kurtuluş_yolunda_yeni_bir_adım
Parstoday – Filistin’in BRICS grubuna katılımı gerçekleşirse, bu yalnızca diplomatik bir gelişme değil, aynı zamanda küresel sömürgecilikten kurtuluş yolunda bir dönüm noktası olacaktır.
(last modified 2025-10-14T03:37:47+00:00 )
Ekim 14, 2025 06:26 Europe/Istanbul
  • Filistin’in BRICS’e Katılımı: Sömürgecilikten Kurtuluş Yolunda Yeni Bir Adım

Parstoday – Filistin’in BRICS grubuna katılımı gerçekleşirse, bu yalnızca diplomatik bir gelişme değil, aynı zamanda küresel sömürgecilikten kurtuluş yolunda bir dönüm noktası olacaktır.

Middle East Monitor adlı haber sitesi yakın zamanda yayınladığı bir yazıda şu ifadeleri kullandı: Başlangıçta yükselen ekonomiler arasında bir ekonomik ittifak olarak kurulan BRICS, bugün yalnızca küresel mali yapıları sorgulayan değil, aynı zamanda siyasi, ahlaki ve tarihsel anlatıları yeniden tanımlayan bir bloğa dönüşmüştür. Parstoday’in haberine göre, küresel gelişmelerin merkezinde Filistin, sona ermeyen bir mücadelenin sembolü olmaya devam etmektedir. Afrika ve Asya'daki birçok ülke sömürgeci güçlerin boyunduruğundan kurtulmayı başarsa da, Filistin hâlâ askeri işgal, ekonomik ambargo ve bilgi sistemlerinden silinme gibi çok yönlü bir baskıyla karşı karşıyadır.

Filistin’in BRICS’e katılması, sadece tarihsel bir adaletsizliğin telafisi değil, aynı zamanda sömürgecilikten kurtuluşun yeni bir evresine girildiğinin ilanıdır; bu evre, yalnızca direnişle sınırlı kalmayan, aynı zamanda yeni bir küresel düzenin inşasında aktif rol alan bir evredir.

1955 Bandung Konferansı, yeni bağımsızlık kazanmış ülkelerin Soğuk Savaş’ın iki kutbundan bağımsız, adil bir dünya kurma yönündeki ilk girişimi olmuştu. Bu ülkeler, artık büyük güçlerin piyonları olmak istemediklerini, geleceğin inşasında söz sahibi olmak istediklerini ilan etmişti. Bugün BRICS, o ideallerin manevi mirasçısıdır – ancak çok daha etkili araçlara sahiptir:

Batı’ya bağımlı olmayan bir kalkınma bankası

Dolar bağımlılığını azaltacak mekanizmalar

Güney ülkeleri arasında teknoloji ve altyapı iş birlikleri

Ve en önemlisi, dünya nüfusunun %40’ından fazlasını temsil eden siyasi bir blok

Böyle bir bağlamda, Filistin artık "yönetilmesi gereken bir sorun" değil, "geleceğin inşasında yer alan bir ortak" olarak değerlendirilmektedir. Bu değişim yalnızca siyasi düzeyde değil, anlatı düzeyinde de bir dönüşüm yaratmaktadır. Batı medyasında sıklıkla istikrarsızlık kaynağı olarak gösterilen Filistin, BRICS içinde onur, özneleşme ve direnişin sembolü haline gelmektedir.

Sembolik Jestlerin Ötesinde: Empati ile İttifak Arasındaki Fark

Son yıllarda bazı Avrupa ülkeleri Filistin’i sembolik jestlerle tanımıştır. Ancak bu tanımalar genellikle pratik sonuçlar doğurmamıştır. Aynı anda İsrail’le silah ticareti yapan, casus yazılımlar satın alan ve uluslararası arenada İsrail’i diplomatik olarak koruyan ülkeler, Filistin’le gerçek bir dayanışma içinde olduklarını iddia edemezler.

Buna karşılık, BRICS yapısal bir destek sunmaktadır: yatırım, kalkınma bankası ve siyasi dayanışma. Bu, güzel sözlerle gerçek eylem arasındaki farktır. Filistin’in BRICS’e üyeliği, Avrupa’nın ikiyüzlülüğünden stratejik bir kopuş anlamına gelmektedir; Filistin artık sembolik tanınma değil, küresel siyasal ekonominin şekillendirilmesinde gerçek bir katılım istemektedir.

Filistin’in BRICS’e katılımı, bu topraklara yeni bir ahlaki meşruiyet kazandırmaktadır. Yıllardır Batı’nın gözünde sadece bir ekonomik kulüp olarak görülen BRICS, Filistin’in katılımıyla adalet temelli ve anti-sömürgeci bir harekete dönüşecektir. Bu da çok kutupluluğun sadece güç paylaşımı değil, aynı zamanda insan onurunun yeniden dağıtılması anlamına geldiğini gösterecektir.

Bu dönüşüm sürecinde, çok kutupluluğun gerçek sonuçları ortaya çıkmaktadır: Kalkınmanın koşullu kredilere rehin olmadığı, ticaretin bağımlılık anlamına gelmediği ve egemenliğin yaptırımlarla ezilmediği bir dünya.

Uzun yıllar uluslararası müzakerelerde yalnız bırakılan ve sesi duyulmayan Filistin, artık Çin, Hindistan, Brezilya, İran ve Güney Afrika gibi ülkelerle yan yana durmaktadır. Bu da Filistin’in artık görmezden gelinemeyeceği anlamına gelir. İsrail ve müttefikleri, artık küresel bir desteğe sahip olan yeni bir Filistin’le yüzleşmek zorunda kalacaktır. Bu değişim, diplomatik hesaplamaları kökten etkileyecektir.