Gazze Kadınlarının Annelik Rolü ve İslamofobinin Azalmasındaki Etkisi
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i285522-gazze_kadınlarının_annelik_rolü_ve_İslamofobinin_azalmasındaki_etkisi
Parstoday – Kadın ve Aile Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi, Gazze direnişinde şehit annelerinin rolünün nasıl “bir şehidin annesi” olmaktan çıkıp “ümmetin annesi” kimliğine dönüştüğünü ve bu dönüşümün küresel bir misyona evrildiğini açıkladı.
(last modified 2025-11-03T00:46:14+00:00 )
Kasım 03, 2025 03:44 Europe/Istanbul
  • Gazze Kadınlarının Annelik Rolü ve İslamofobinin Azalmasındaki Etkisi

Parstoday – Kadın ve Aile Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi, Gazze direnişinde şehit annelerinin rolünün nasıl “bir şehidin annesi” olmaktan çıkıp “ümmetin annesi” kimliğine dönüştüğünü ve bu dönüşümün küresel bir misyona evrildiğini açıkladı.

Parstoday’in haberine göre, Kadın ve Aile Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Feribe Alasvand, Gazze savaşının başından bu yana “savaşta kadınların rolü” konusuna özel bir dikkat göstermekte ve şu sonuca varmıştır: Direniş kadınları sadece yas tutan ya da hayatta kalan kişiler değildir; onlar aynı zamanda sosyal ve inanç temelli aktif aktörler olarak savaş sahasında yer almışlardır.Belki farkında olmadan, ama bu kadınlar kültürel ve manevi dönüşümlerde dünya çapında etkili olmuşlardır.

Şehit Anneleri ve İslamofobinin Gerilemesi

Alasvand’a göre, Gazze’deki şehit annelerinin davranışlarının dikkat çekici sonuçlarından biri, İslamofobinin azalması ve dünya genelinde İslam’a ve Kur’an okumaya olan ilginin artmasıdır.Müslüman kadının, özellikle de başörtülü kadının imajı, direniş sahasında yeni bir anlam kazanmıştır.Bu kadınlar, çoğu kez şehitlerle çevrili bir hayat yaşamaktadır: Kimi çocuğunu, kimi eşini ya da kardeşini kaybetmiş; hatta bazıları hamilelik döneminde doğmamış çocuklarını yitirmiştir.

İlk bakışta, bu acıların her biri —özellikle duygusal olarak— yıkıcı görünür. Ancak bu kadınlar farklı bir tepki veriyor: Kur’an okuyarak ve inançlarına sarılarak acılarını direniş gücüne dönüştürüyorlar.Birçoğu, çocuklarının şehadetini bir şeref olarak görüp, onları tebrik ediyor. Bu olgu, “kadın ve savaş” konusunun ne kadar çok boyutlu ve derin olduğunu gösteriyor.

Kadınların Savaş Deneyimi: Korkudan Direnişe

Savaş ortamındaki kadınlar genellikle ilk anda korku ve endişe hissederler —uluslararası belgelerde bu durum “silahlı çatışmalarda kadınların durumu” başlığı altında geçer.Kadınların yaşadığı korku, erkeklerin savaş tecrübesinden farklıdır; erkekler genellikle savaşçı ya da saldırgan rolündedir, oysa kadınlar hem fizyolojik hem psikolojik olarak farklı bir konumdadır.Anneler ayrıca çifte acı yaşar: Hem kendi açlıklarını hem de çocuklarının açlığını aynı anda hissederler.

Bu noktada önemli bir dönüşüm meydana gelir:Çocuğunu kaybeden bir anne, “bir bireyin annesi” olmaktan çıkar, “ümmetin annesi”, “inancın annesi”, “direnişin annesi” kimliğine bürünür.Bu kadınların kimliği değişir; onlar artık “pasif yas tutanlar” değil, “direniş mesajını taşıyanlar”dır.Savaşın toplumsal ve manevi anlatısını büyük ölçüde bu anneler şekillendirir. Direnişin kültürel ve duygusal sütunları hâline gelirler.

Gazze ve İran Deneyimi: Annelik Bir Misyon Hâline Geliyor

Genellikle savaşın ardından, hayatta kalanların depresyona girmesi ve psikolojik travmalar yaşaması beklenir —bugün İsrail’de olduğu gibi ya da geçmişte Amerikan asker annelerinde görüldüğü üzere.Dünya savaşlarında da pek çok asker annesinin ağır ruhsal travmalar yaşadığı kayıt altına alınmıştır.

Ancak Gazze’de ve İran’ın kutsal savunma (Savunma-i Mukaddes) döneminde durum farklıdır.Bu iki örnekte, çocuklarını kaybeden binlerce anne, manevi bir sorumluluk ve misyon duygusuyla yeniden sahneye dönmüştür.Onlar, şehitlerinin mesajını insanlığa ulaştırmayı görev bilirler. Böylece bu anneler birer toplumsal kurum hâline gelirler —bireyin annesinden ümmetin annesine, direnişin annesine dönüşürler.Sanki şehidin kanı onlara yeni bir “hukukî ve ahlaki kişilik” kazandırmıştır.Kendilerini yalnızca İslam’a değil, ümmete ve hatta bütün insanlığa karşı sorumlu hissederler.