Siyonist Generaller Gözünden "Kıyamet Günü" Senaryosu; İsrail Rejiminin Çöküşüne İtiraf
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i288234-siyonist_generaller_gözünden_kıyamet_günü_senaryosu_İsrail_rejiminin_Çöküşüne_İtiraf
Parstoday – İsrail ordusunun eski komutanlarının art arda yaptığı “Kıyamet Günü Senaryosu” uyarıları, bu rejimin eşzamanlı çok cepheli bir saldırı ve iç kriz karşısında gerekli savunma gücünü kaybettiğini ortaya koyuyor; bu da bölgedeki güç dengelerinin tamamen değiştiğine dair bir itiraf niteliğinde.
(last modified 2025-12-15T00:21:06+00:00 )
Aralık 15, 2025 03:21 Europe/Istanbul
  • Siyonist Generaller  Gözünden

Parstoday – İsrail ordusunun eski komutanlarının art arda yaptığı “Kıyamet Günü Senaryosu” uyarıları, bu rejimin eşzamanlı çok cepheli bir saldırı ve iç kriz karşısında gerekli savunma gücünü kaybettiğini ortaya koyuyor; bu da bölgedeki güç dengelerinin tamamen değiştiğine dair bir itiraf niteliğinde.

Siyonist generallerin “Kıyamet Günü Senaryosu”na dair benzeri görülmemiş uyarıları, bir medya abartısı değil, bölgedeki güç dengelerinin köklü biçimde değiştiğine dair içsel bir kabul olarak değerlendiriliyor. Aksa Tufanı sonrasında, İsrail rejiminin yenilmezlik efsanesi çöktü. Şimdi ise ciddi komutan eksikliği, yedek kuvvetlerin yıpranması ve direniş ekseninden eşzamanlı çok cepheli tehditler, bu rejimin varlığını tarihî bir sorgulamayla karşı karşıya bırakıyor.
-    Eşi Görülmemiş Güvenlik Krizi
7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı Operasyonu sonrasında İsrail’in güvenlik tablosu köklü biçimde değişti. Önceden “yenilmez güç” olarak tanıtılan ordu, bugün yüzlerce eski güvenlik yetkilisinin uyarılarıyla savunma yapısının çöküşü ve içte aşırıcılığın yükselişiyle karşı karşıya. Eski 600 güvenlik yetkilisinin Savaş Bakanı’na gönderdiği mektup, bu krizin yalnızca bir göstergesi.
Emekli general İshak Brik, “Kıyamet Günü Senaryosu”nu ortaya koyarak İsrail rejiminin kuzeyden, güneyden ve doğudan eşzamanlı bir saldırıya karşı direnemeyeceğini, hem içeriden hem dışarıdan çöküş yaşayabileceğini vurguluyor.
-    İnsan Gücü Eksikliği; İçten Çökmüş Bir Ordu 
İsrail ordusunun en önemli sorunlarından biri, ciddi subay ve yedek kuvvet eksikliğidir. Resmî raporlara göre orta ve üst kademelerde 1600’den fazla subay açığı bulunuyor ve mevcut subayların yalnızca %37’si görev süresini uzatmaya istekli. Motivasyon düşüklüğü, psikolojik baskılar ve ekonomik sorunlar, yedek kuvvetleri “kâğıttan” bir orduya dönüştürmüş durumda; bu yapı geniş çaplı bir savaşı yönetme kapasitesinden yoksun.
-    Çok Cepheli Savaş; Tel Aviv’in Stratejik Kabusu
Siyonist askerî analizlere göre, direniş ekseni artık koordineli ve çok katmanlı bir yapıya sahip. Kuzeyde Hizbullah’tan, Filistinli gruplara, Suriye’deki direniş güçlerinden Yemen’deki Ensarullah’a kadar tüm aktörler eşzamanlı operasyonlar yürütebiliyor. Bu durum, tek cepheli savaşların eski denklemine tamamen son vermiş durumda.
Kuzey cephesinde Hizbullah, 2025 savaşından sonra füze ve İHA kapasitesini geliştirdi; İsrail ordusu ise deneyimli komutan eksikliği ve karar alma zafiyetiyle karşı karşıya. Doğuda, Ürdün sınırında silahlı hücrelerin oluşumu yeni endişeler yaratıyor. Güneyde ise Ensarullah’ın İHA ve deniz operasyonları İsrail’in ticaret yollarını tehdit ediyor. 
-    İç Güvenlikte Çöküş: İsrail’in İçsel Krizi 
Siyonist rejimin krizi yalnızca sınırlarla sınırlı değil. İşgal altındaki topraklarda yasa dışı silahların artışı, askerî teçhizat hırsızlıkları ve orduya duyulan güvenin azalması, iç düzeni kırılgan hale getirmiş durumda. Analistler küçük bir olayın bile toplumsal kaosa ve kamu düzeninin çöküşüne yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyorlar. Brik bu durumu “iç kıyamet günü” olarak adlandırıyor.
Sonuç olarak, insan gücü eksikliğinden ekonomik baskılara, çok cepheli tehditlerden iç istikrarsızlığa kadar eşzamanlı krizler, İsrail rejimini hem bölgesel bir savaşı hem de içsel bir krizi yönetebilecek kapasiteden yoksun bırakıyor. “Kıyamet Günü Senaryosu” aslında Siyonist generallerin, bölgedeki güç dengelerinin tamamen değiştiğini ve bu rejimin güvenlik yapısının aşındığını kabul etmesidir./