ABD’nin baskıları Irak’ta başbakan seçimini karmaşıklaştırdı mı?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i288428-abd’nin_baskıları_irak’ta_başbakan_seçimini_karmaşıklaştırdı_mı
Parstoday – El-Ahbar gazetesi bir haberinde, ABD’nin Bağdat üzerindeki artan siyasi baskılarının Irak’ta yeni hükümetin kurulma sürecini daha da karmaşık hâle getirdiğini yazdı.
(last modified 2025-12-17T05:42:10+00:00 )
Aralık 17, 2025 08:41 Europe/Istanbul
  • ABD’nin baskıları Irak’ta başbakan seçimini karmaşıklaştırdı mı?

Parstoday – El-Ahbar gazetesi bir haberinde, ABD’nin Bağdat üzerindeki artan siyasi baskılarının Irak’ta yeni hükümetin kurulma sürecini daha da karmaşık hâle getirdiğini yazdı.

Parstoday’in aktardığına göre El-Ahbar, ABD’nin Irak dosyasından sorumlu başkanlık temsilcisi Mark Savaya’nın direniş gruplarına yönelik sert açıklamalarıyla yoğunlaşan siyasi ve diplomatik baskıların, yalnızca siyasi akımlar arasındaki belirsizliği artırmakla kalmadığını, aynı zamanda bu grupların açık tepkisine de yol açtığını belirtti. Savaya, direniş gruplarının devlet çerçevesi dışında hareket ettiğini öne sürerek, bunların Irak’ın egemenliğini ve ekonomisini zayıflattığını iddia etti. Bu müdahaleci tutum, Washington’un altyapıların korunması uyarıları, silahın yalnızca devletin elinde toplanması talebi ve uluslararası desteğin gelecekteki hükümetin niteliğine bağlanması gibi unsurları içeren daha geniş bir baskı paketinin parçası olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık direniş gruplarından üst düzey bir kaynak, Haşdi Şabi ve müttefikleriyle birlikte parlamentoda en az 97 sandalyeye sahip olduklarını vurgulayarak, bu yapıların Irak’ın siyasi denkleminin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve ABD’nin diplomatik tehditlerinin sonuç vermeyeceğini ifade etti.

Irak içinde ise bu baskılar, başbakanı belirlemekle görevli büyük koalisyon olan Şii Koordinasyon Çerçevesinin hesaplarını daha da zorlaştırmış durumda. Koalisyon liderleri, mevcut görevlerinin “son derece hassas” olduğunu ve hem iç taleplere yanıt verebilecek hem de dış ilişkilerde dengeli bir çizgi izleyebilecek bir başbakan seçmeleri gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle gelecekteki başbakanın “özellikleri”ne odaklanılıyor: Ulusal egemenliğe zarar vermeden dış kaygıları azaltabilecek, çatışmacı olmayan bir siyasi figür.

Analistlere göre ABD’li yetkililerin açıklamaları, Washington’un direniş gruplarının rolünü kademeli siyasi ve ekonomik baskılar yoluyla yeniden tanımlama stratejisinin bir parçası. Amaç, bu grupların dosyasını sistem içinden yönetebilecek bir siyasi liderliği dayatmak; zira ABD, onları zor kullanarak silahsızlandırmanın mümkün olmadığının farkında. Bu koşullarda direniş grupları, temel şart olarak bağımsız, dışa bağımlı olmayan ve Irak’ın tüm ulusal bileşenlerini temsil eden bir başbakanın seçilmesini öne sürüyor ve Irak’a yönelik her tehdidin anında karşılık bulacağı uyarısında bulunuyor. Zira direniş sürekli teyakkuz hâlinde ve gerek ABD gerekse Siyonist rejim tarafından rolünün ortadan kaldırılmasına yönelik her girişim tepkiyle karşılanacak.

Bu gerilimler ışığında siyasi kaynaklar, “gerilimi yönetme, patlatmama” senaryosunun daha olası olduğunu düşünüyor. Tüm taraflar doğrudan bir çatışmanın ağır maliyetlerinin farkında ve aynı zamanda bölgesel gerilimlerin belirsiz bir ufukla sürmesinin sonuçlarını hesap ediyor. Bu karmaşık denklem, Irak’ın bir sonraki başbakanının seçimini, dış baskılar ile iç talepler arasında son derece hassas bir denge gerektiren kader belirleyici bir karara dönüştürüyor.