Hizbullah Hareketi 2006 Savaşı’nda Merkava tanklarının üstesinden nasıl geldi?
Parstoday – Lübnan Hizbullah Hareketi, 2006 savaşında asimetrik taktiklerden yararlanarak ve gelişmiş tanksavar füzelerini yoğun biçimde kullanarak Merkava tanklarının zayıf noktalarını hedef almayı başardı ve Siyonist rejimin en gelişmiş tankının bile modern tehditler karşısında savunmasız olabileceğini gösterdi.
Parstoday’in haberine göre, 2006 yazında Siyonist rejim ile Lübnan Hizbullah’ı arasında yaşanan 33 günlük savaş, Merkava tankı için en önemli saha sınavlarından biri oldu. Siyonist rejim ordusu, Merkava Mark 2, Mark 3 ve en yeni nesil Mark 4 modelleri de dâhil olmak üzere yüzlerce tankı cepheye sürdü. Bu tanklar, rejimin zırhlı üstünlüğünün sembolü olarak görülüyor ve Hizbullah’ın gerilla güçleri karşısında kesin bir üstünlük sağlaması bekleniyordu. Ancak savaş alanındaki gerçekler bunun farklı olduğunu gösterdi. Hizbullah, karmaşık bir siper, tünel ve gizli mevzi ağına dayanarak etkili anti-zırh taktikleri uygulamayı başardı.
Hizbullah’ın başarısındaki kilit unsurlardan biri, modern Rus ve İran yapımı tanksavar füzelerinin yoğun biçimde kullanılmasıydı. Hizbullah, çatışmalar boyunca tanklara ve hatta piyade birliklerine karşı 1000’den fazla tanksavar füzesi fırlattı. Güdümlü tanksavar füzeleriyle vurulan tank ve zırhlı araçların yaklaşık yüzde 45’inde zırh delinmesi meydana geldi. Bu delmeler sonucunda toplam 15 tank mürettebatı hayatını kaybetti. Bu hasarlar çoğunlukla tandem (çift kademeli) savaş başlığına sahip füzelerle gerçekleştirildi. Hizbullah’ın kullandığı silahlar arasında Rus yapımı RPG-29 “Vampir”, AT-5 “Konkurs”, AT-13 “Metis-M”, lazer güdümlü AT-14 “Kornet” ve İran yapımı Tow’un tersine mühendislik ürünü olan “Tufan” tanksavar füzesi yer alıyordu. RPG-29, Merkava Mark 4’ün gelişmiş reaktif zırhını etkisiz hâle getirmeyi başardı.
Bu füzeler, özellikle Merkava tanklarının yan ve arka kısımlarına karşı yüksek zırh delme kabiliyetleriyle kullanıldı. Merkava’nın ön zırhı oldukça dayanıklıydı ve nadiren delindi; ancak Hizbullah bu güçlü noktayı dikkate alarak saldırılarını daha savunmasız bölgelere yoğunlaştırdı. Toplamda (çoğunlukla Mark 2 ve Mark 3) yaklaşık 50 Merkava tankı hedef alındı; bunlardan sekizi hâlâ savaş alanında kullanılabilir durumda kaldı. Yaklaşık 20 Merkava tankı ciddi hasar gördü ve 5 Merkava tankı (iki Mark 2, bir Mark 3 ve iki Mark 4) tamamen imha edildi.
Bir diğer önemli etken, Hizbullah’ın esnek ve gerilla tipi taktikleriydi. Bu grubun savaşçıları, köylerde ve dağlık bölgelerdeki sığınaklar ya da yer altı tünellerinden gizlice çıkarak ateş açıyor ve hemen yer değiştiriyordu. Bu yöntem, Siyonist rejim tanklarının atış yapılan noktaları kolayca tespit edip yok etmesini engelliyordu. Buna ek olarak Hizbullah, ağır mayınlar ve yol kenarı bombaları da kullandı; bazı durumlarda bunlar tankların tamamen imha edilmesine yol açtı. Merkava tanklarının yok edildiği iki olayda, son derece güçlü bombalar kullanıldı ve bu patlayıcılar tankın gelişmiş zırhını bile devre dışı bıraktı.
Askerî açıdan bakıldığında, 2006 savaşı teknolojik üstünlüğün her zaman zaferi garanti etmediğini gösterdi. Hizbullah, nispeten düşük maliyetli ancak etkili teknolojiyi asimetrik taktiklerle birleştirerek Siyonist rejim ordusunu şaşırttı. Merkava’nın modern tanksavar füzeleri karşısındaki zayıf noktaları açığa çıktı ve Siyonist rejim, savaş sonrasında benzer tehditlere karşı koyabilmek için “Trophy” gibi aktif koruma sistemlerini tanklarına eklemek zorunda kaldı. Bu deneyim ayrıca, düzensiz savaşlarda tankların etkili hava ve piyade desteği olmadan savunmasız kalacağını ortaya koydu.
Sonuç olarak, Hizbullah’ın 2006 savaşındaki performansı, Siyonistlerin Merkava’nın kabiliyetlerine ilişkin iddialarına büyük bir darbe indirmekle kalmadı, aynı zamanda dünya ordularına önemli bir mesaj verdi: En gelişmiş tanklar bile akıllı taktikler ve modern anti-zırh silahları karşısında dokunulmaz değildir. Bu savaş, zırhlı muharebe tarihinde bir dönüm noktası oldu ve Siyonist rejim ile diğer ülkeleri zırhlı doktrinlerini ciddi biçimde gözden geçirmeye zorladı. Her ne kadar Siyonist rejim hâlâ Merkava’nın güçlü bir tank olduğunu iddia etse de, Lübnan deneyimi hiçbir sistemin yenilmez olmadığını ve savaş alanındaki başarının her şeyden önce teknoloji, taktik ve çevresel koşulların birleşimine bağlı olduğunu kanıtladı.